MUSTAFA HOBANOĞLU -18-

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,MUSTAFA HOBANOĞLU -18-
Haberin Tarihi: 31.5.2013 10:52:00 - Okunma Sayısı:1237 defa okundu.

 

MUSTAFA HOBANOĞLU
 

HAS SU ÜRÜNLERİ TİCARET VE SANAYİ A.Ş.

-18-

EĞİRDİR’E GİREN PARA

Aslında böyle bir soru çok özel. Kişinin isteğine bağlı. Ancak böyle bir soruyu sormaktaki amacım kazanılan paranın Eğirdir ekonomisine katkısının ne olduğunu öğrenmektir. Dolayısıyla bu araştırmanın nedenini de Eğirdir’in kazancıdır. Çünkü kazanılan, Eğirdir’e bir girdi sağlamıyorsa yazımızın bir ayağı topal kalır.

Cesaretimizi toplayarak sorduğumuz bu soruya yanıt gecikmiyor. HAS, bünyesinde otuz işçiyi sürekli çalıştırırken bu sayı yerine göre yetmişe kadar çıkıyor. Gördüm ki işçilerin hemen hemen hepsi ailelerden kurulu. Her aileyi dört kişiden hesapladığımızda en az iki yüz elli kişi karşımıza çıkıyor. Buradan HAS’ın iki yüz elli kişiye ekmek kapısı olduğunu söylemek istiyorum. Eğirdir gibi nüfusu on dokuz bin olan küçük bir ilçede iki yüz elli kişinin önemli bir rakam olduğunu sanıyorum. Biraz daha yüreklenip diyebiliriz ki Eğirdir’de özel kuruluşların içinde yetmiş işçiye yılın çoğu gününde işveren bir kuruluş yok. Bu yüzden HAS Su Ürünleri Ticaret ve Sanayi Şirketi A.Ş. diğerlerinden farklı bir şirkettir.

 

Fabrikanın işçi, su mühendisi, muhasebeci, bekçi, elektrik, su gibi giderlerin dışında kalanlar ailenin kazancı. İşte bu noktada öznellik devreye giriyor. Kazancın büyük bir kısmı Eğirdir’de kalmalı. Yerel milliyetçilik yüreği Eğirdir için çarpmalı. Mustafa Bey bu soruya yanıt vermekte özgürdür. Bizim herhangi bir zorlamamız asla olamaz. Ama o, kişiliğini bulmuş ve yaptığı işten memnun ruh halini taşıyan bir insan olarak düşüncelerini açıklamaktan geri kalmıyor.

“Sayın Hocam, ne demek istediğinizi anlıyorum. Sorunuzda kesinlikle bir art niyet görmüyorum. Zaten çalışmanızın ana amacı da bu. Kuşkusuz haklısınız. İşlettiğimiz fabrikanın Eğirdir’e bir yararı olmayacaksa bu fabrikanın burada ne işi var!?.. Türkiye’de yer mi yok? Ben istedikten sonra bu fabrikanın aynısını her yerde kurabilirim. Bir deniz kıyısında, bir baraj kenarında… Fakat benim yüreğimde yatan, doğup büyüdüğüm, suyunu içtiğim, meyvesini, sebzesini yediğim, kısaca ekmeğini yediğim memleketime, Eğirdir’ime hizmet etmektir. Eğirdir Gölü’nden çıkan ürünlerle Eğirdir balıkçısına, dolaylı yoldan yardım etmiş oluyorum. Yukarda söylediğimiz gibi kerevit zamanında Eğirdir balıkçısından üç bin ton ve yukarısı kerevit aldım. Bunun yanı sıra bir o kadar da balık aldım. Hâlâ da alıyorum. Göl ürünlerinin para olarak karşılığını hep Eğirdir balıkçısına ve çevre balıkçısına peşin ödedim. Kimsenin benden alacağı bir kuruş dahi parası yoktur.  Alnım daima yukardadır.  O da yetmiyormuş gibi ürünlerimi nakliye yoluyla adreslere gönderiyorum. Kamyon, tır, uçak gibi… Ayrıca benim fabrikama gelen bir işçi aç kalmaz. Çünkü sabah ve öğlen yemekleri şirkettendir. İşçilerimden kimse yanında bir bisküvi dahi getirmez. Bilir ki HAS, onların evidir ve evlerinde istedikleri her şey vardır. Allah ne verdi ise onu yer içeriz. İşçim ne yiyorsa ben de dahi idareci arkadaşlarım da aynısını yer, misafirlerimiz de… Demem şudur ki yılın her günü yapılan yemeklerin etinden tutun tuzuna kadar her şey Eğirdir esnafından alınır. Asla dışardan alınmaz. Perşembe pazarından bir haftalık alış verişimi yapar soğutucu dolaplarımıza koyar, aşçımız ne yaparsa onu hep beraber yeriz. Yani paramız Eğirdir’de kalır.”

 Toptan bir değerlendirme yapılacak olursa HAS, yılda milyonlarca lirayı Eğirdir’e kazandırmaktadır. Yine toptan bir değerlendirme yapılacak olursa HAS, Eğirdir’de yüzlerce aileye ekmek kapısı olmuştur. Hâlâ da olmaktadır. Kıvancımız büyüktür.

 

Sayın Hocam ayrıca biz ailecek evimizin ihtiyaçlarının büyük bir kısmını da Eğirdir’den karşılarız. Çocuklarım, eşim ve ben tam bir Eğirdir milliyetçisiyiz. Neden paramız başkasına gitsin!..

 

devam edecek.

 

Bu Haberi Paylaş



Yorum Yapabilmek Üye Girişi Yapmalısınız.