TÜRKÇE’nin SİBİRYA’ dan, ANADOLU ve EĞİRDİR’e Yolculuğu (Bölüm1)

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,TÜRKÇE’nin SİBİRYA’ dan, ANADOLU ve EĞİRDİR’e Yolculuğu (Bölüm1)
Haberin Tarihi: 27.9.2019 10:00:29 - Okunma Sayısı:671 defa okundu.

Ali Taş yazdı

TÜRKÇE’nin SİBİRYA’ dan, ANADOLU ve EĞİRDİR’e Yolculuğu

                İnsanlığın (ilkel) Afrika’dan Asya’ya yolculuğu ve sonradan Homo Sapiens (Oyun-As) olarak adlandırılan gelişmiş insan; yaklaşık 40000 yıl önce tehlikelere birlikte göğüs germek ve avlanmak için konuşma zorunluluğundan dolayı beyin gelişmiştir. Böylece beynin konuşma yapıları (devreleri – modülleri) ortaya çıkmıştır.

Modern insanın ortaya çıkışı yaklaşık 40 bin yıldan öncedir. Sibirya’ da bulunan Denisova olarak adlandırılan bozulmamış insan cesedi buz altından çıkarılmış, Homo Sapiens’ e ait ilk bulgular ortaya çıkmıştır. Yine aynı şekilde Sibirya’ da bugünkü kurt’ un iki katı büyüklüğünde buz altından kurt cesedi çıkarılmış, bugünkü kurt’ un atası olduğu söylenmiştir.

                Bulunan Denisova, DNA tesbiti ve beyin yapısının incelenmesi ile bugünkü insanın benzeri ile karşılaşılmıştır. Bilimsel olarak modern insanın beyin yapısının gelişimi; dört sinir yolağının gelişmesi ile mümkündür. Algının merkezi olarak adlandırılan Parietal Korteks ile belleğin, dolayısı ile yazının merkezi olan Temporal Korteks; Unsinant sinir devrelerinin gelişmesi ve bu iki lob arasındaki iletişimin sağlanması ile mümkündür. Çevre ile ilgili algı, bellekte karşılık bulmuşsa çözüm için Frontal Korteks’e (akıllı hareket) iletilecek, bilinç (farkındalık) sağlanacaktır. Bu aynı zamanda insan benliğinin olması demektir. İnsanları, diğer canlılardan ayıran, duyguları yöneten bölüm ön lobtur. Ayrıca ön lob konuşmanın merkezidir.

                İnsanlığın hayatta kalabilmesi için (üreme ve beslenme dışında); tehlikelere karşı çözüm yollarının gelecek nesle aktarılması ile mümkündür. Çevreyi anlamaya ve çözmeye çalışan insan; bilinmeyen bazı doğa olaylarına (sel, deprem, yıldırım) karşı; Tanrı kavramını geliştirmiş, çözüm bulunması için Tanrı’ya ulaşmaya çalışmıştır. Yüksek tepelere çıkarak Gök’ teki Tanrı’ya ulaşmaya çalışmıştır.

                Gelişmiş insan beyni; Tanrı kavramı ile birlikte yazıyla ortaya çıkmıştır. Son buzul çağı, M.Ö. 12000 öncedir. Buzul çağının sona ermesi ile birlikte; Türk’ ün ataları da Ön-Türk’ ler, Homo- Sapiens (Oyun-As) olarak Sibirya’ da 12000 yıl önce görülmüş, M.Ö. 8000’ de Asya’ ya yayılmışlardır. Anav, Afenesyavo, Andronova kültürleri ortaya çıkmıştır.

                Asya’nın uzak ve soğuk Sibirya bölgesinde; ON’ lar (O+) vardı. ON’ lar doğayla barışık, Tanrı’ nın yeryüzündeki temsilcileriydi. Kendilerini öyle görüyorlardı. Yüksek dağlara çıkar (Tuva’daki Ulukem gibi), Güneş’ e karşı döner, Gök’e/ Tanrı’ya karşı dua eder, dini ritüellerini yerine getirirlerdi. Kam, Tanrı’ ya ulaşmada öncülük ederdi. Kam’ ın faaliyetleri, beynin temel idrak ve bilinç yapılarını, zihin ve benlik temsillerini içerir. Limbik sistem ve alt beyin yapıları arasındaki bağlantıları pekiştirerek senkronize bütüncül yavaş dalga (theta) yüklerini ön beyne gönderir. Ön beyin; çözümün, planlamanın kısacası aklın (us/as) merkezidir.

Ölümden sonra ruhlarının göğe yükseleceğine inanır, kutsal hayvanların (kurt, geyik, kartal, boğakamlumbağa) buna aracı olacağına inanırlardı.  Boylar halinde yaşayan ON’ ların her boyun bir ongunu (kartal, şahin gibi) vardı. Son yapılan genetik araştırmalar ON’ların kurucu halk olduğunu gösteriyordu. (Kurt, simgesel olarak hep yol gösteriyordu.) Bu kurucu halklardan biri Saka’ lardı. ON’ lar  Ön-Türk’ lerdi. Buzul çağından sonra Ön Türkler, dünyaya dağılmıştır.

devam edecek...

Bu Haberi Paylaş



Yorum Yap