“VİRAL ÇAĞDA KENT VE KENTSEL BAĞIŞIKLIK”

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,“VİRAL ÇAĞDA KENT VE KENTSEL BAĞIŞIKLIK”
Haberin Tarihi: 21.6.2021 09:42:51 - Okunma Sayısı:437 defa okundu.

Zeki Tarhan Yazdı

“VİRAL ÇAĞDA KENT VE KENTSEL BAĞIŞIKLIK”

* Viral Çağda mıyız, yoksa Viral Çağ'ın eşiğinde miyiz?

* Kentlerin, kentliler kadar bağışıklık kazanması mümkün mü?

* Pandemiye yol açan virüs, niçin kentleri seçiyor?

* Pandemi süreci, kent mimarisi ve şehir planlamasında ne tür bir etkileşişim sağladı?

* Antalya, Isparta, Burdur ve Beyşehir kentlerinde yapılan incelemeler ve gözlemler, bize ne anlatıyor?

* Pandemi sürecinde alınan en büyük ders; Tarım alanlarının korunmasının kaçınılmaz olduğu olgusu mu?

* Bağışık Kent yaratmak nasıl mümkün olacak?

* Küresel Eko sistemin bozulmasıyla, sürdürülebilir Ekolojik kentlere dönüşüm, ekonomik krizlere, sosyal patlamalara ve viral kıtlıklara yol açar mı?

***

SDÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Negiz'in "VİRAL ÇAĞDA KENT VE KENTSEL BAĞIŞIKLIK" kitabının kritiği TARHAN'ın kaleminden…

 

Zeki TARHAN - ANKARA

BİRİNCİ BÖLÜM

Başlıkta adını verdiğimiz eserin müellifleri olan Prof. Dr. Nilüfer NEGİZ ve Doç. Dr. Pınar Savaş YAVUZÇEHRE’nin SUNUŞ yazısında belirttikleri gibi bu eser; TÜBİTAK tarafından desteklenen Pandemi sürecinde Kent: “Kentsel Bağışıklık” sağlanmasında Beklenti – Kapasite Yönünden Bir Araştırma (Göller Bölgesi Örneği) isimli Araştırma Projesi bulguları sonucunda kaleme alınmış.

…Ve SDÜ Kamu Yönetimi / Siyaset Bilimi Bölümünün değerli ve saygın hocası Profesör Dr. Hüseyin GÜL hocamız da akademik desteğini esirgememiş.

***

Sevgili Nilüfer hocamız, sağ olsun iki kitabını da imzalayarak göndermiş. İkinci kitabını henüz okumadım. “DİSİPLİNLER ARASI KADIN”. Bu kitabı daha okumadan; “Nilüfer Hoca kendisini anlatmış” dedim. Bu söylemimi, kendisine de söylemiştim. “Evet, aynen” demişti. Kendisine, her iki kitap için teşekkür ediyorum…

***

…Evet, gelelim; “Viral Çağda Kent ve Kentsel Bağışıklık” kitabının kritiğine. Kitabın adı, beni elektrik çarpmış gibi çarpmıştı… Tarihi çağlar gözümde canlanmış ve 1789 Fransız ihtilali ile başlayan Yakın Çağ, sona mı ermişti de “VİRAL ÇAĞ” başlamıştı? Çağ; başlangıcı ve sonu belli olan, tarihte ayrı bir özelliğe sahip zaman bölümüydü. VİRAL ise; Latince kökenli VİRÜS kelimesinden türemiş, dilimize Fransızcadan geçen, Virüs yayılması anlamında bir sözcüktü. Ve Virüs kaynaklı hastalıkları anlatmak için kullanılıyordu…

“Viral Çağ” derken; belki de bütün yerküreyi etkileyecek, Ekonomik krizler, sosyal patlamalar /çalkantılar, pandemiler ve viral bir kıtlığa mı işaret edilmekteydi? Yada; Viral bir Çağın eşiğinde miydik?...

***

Nilüfer hoca; “…Salgınlar ve Pandemiler, Viral bulaşı ile insan sağlığında ölümcül sonuçlara yol açtığı gibi; ölümcül olmayan ancak derin tahribatlar bırakan sonuçlar da yaratmaktadır.” Saptamasında bulunuyor…

“…2020 yılının Aralık ayı; tüm küre için karantina gerektiren günleri beraberinde getirerek; insanoğluna yine bir pandemi ile karşı karşıya bırakmıştır. İlk olarak Çin’in Wuhan kentinde Aralık ayının sonlarında bir grup hastada yapılan araştırmalar sonucunda 13 Ocak 2020’ de Covid – 19 olarak tanımlanan bir virüs, hayatımıza girmiş ve tüm küre bu virüs karşısında ciddi kayıplar yaşamış ve yaşamaya devam etmektedir…”

…Ve Pandemi de; bir kıta, hatta tüm dünya yüzeyi gibi çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıklara verilen genel addı.

***

Kitap, dört bölümden oluşuyor:

  • Afet olarak salgınlar ve yönetim
  • Salgınlar karşısında bağışıklık ve kent
  • Kentsel bağışıklık sağlama politikaları
  • Pandemi sürecinde GÖLLER BÖLGESİNDEN TESPİTLER

***

Göller Bölgesinde (Antalya, Isparta, Burdur ve Beyşehir) kentlerinde yürütülen araştırma kapsamında; kentliler ve kent yöneticileri ( mahalli – mülki ve sağlık idarecileri ) ile gerçekleştirilen anket ve mülakat verilerinden, pandemi – kent – kentsel bağışıklık üzerine bir takım saptamalar sunuluyor…

***

Tarihsel süreçte salgınlarla mücadele irdelenirken; “…Salgınlar kentler için trajik bir sorun olmasına rağmen, aynı zamanda mimariyi ve şehir planlamasını da gelişmeye zorlamıştır. XIV. Yüzyılda Avrupa nüfusunun en az üçte birini yok eden veba, Rönesans’ın radikal kentsel gelişimlerine ilham vermeye yardımcı olmuştur.” Saptaması da, kentlerin dönüşümüne bir projektör tutmakta…

***

DEVAM EDECEK…

Bu Haberi Paylaş



Yorum Yap