GÖL BİZİ KANDIRIYOR!!! (DÖRDÜNCÜ BÖLÜM)

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,GÖL BİZİ KANDIRIYOR!!! (DÖRDÜNCÜ BÖLÜM)
Haberin Tarihi: 28.6.2021 11:28:38 - Okunma Sayısı:856 defa okundu.

Zeki Tarhan Yazdı

GÖL BİZİ KANDIRIYOR!!!

  • EĞİRDİR GÖLÜNDE YÜZEYSEL KÜÇÜLME; %3 - %5 OLABİLİR
  • SU HACMİNDE İSE; %30 - %40 AZALMA OLMUŞ DURUMDA!!!
  • EĞİRDİR GÖLÜ, AYNI ŞEKİLDE DEVAM EDERSE, 10 YIL SONRA BURDUR GÖLÜ GİBİ OLACAK VE GERİ DÖNDÜRÜLEMEYECEK!!!
  • TARIM BAKANI PAKDEMİRLİ; KURAKLIKTA EN GÜÇLÜ SİLAH, “DAMLA SULAMA” DERKEN, “ENERJİ KULLANIMINI DA SINIRLAMALIYIZ” DİYORDU…

                                                ***

  • EKO- BİR: EĞİRDİR GÖLÜ KOMADA VE YOĞUN BAKIMDA!!!
  • KOVADA KANALI KIRINTI BÖLÜMÜNE DE BİR REGÜLATÖR KAÇINILMAZ HALE GELDİ!!!
  • KOVADA HES’ LERE GÖLDEN SU VERİLMESİ; BİR SİS PERDESİ Mİ?!!! BU SİS PERDESİ NASIL KALKAR?

                                                           Zeki TARHAN – ANKARA

                                                                                      DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

                  Eğirdir Göl Havzasında, DAMLA SULAMA yöntemi uygulanmaya başlanılmasıyla birlikte, öyle bir havaya ve de beklenti içerisine girmiştik ki; sanki EĞİRDİR GÖLÜ’ nü ve mevcut su kaynaklarımızı daha verimli kullanacak, kuraklıkla baş edecek, küresel ısınmaya / küresel iklim değişikliğine meydan okuyor ve adeta nanik yapıyorduk…

           Sahada gördüğümüz ve DAMLA SULAMA uygulamalarında gözlemlenen realite ise şuydu: Hem projede hem de Damla Sulama işletmeciliğinde hatalar vardı… Bu durum ise; DAMLA SULAMA yönteminin iyi anlaşılamadığının somut bir göstergesiydi. Kullanım prensiplerine uygun bir şekilde sistem işletilmezse, çok su harcanan yüzey sulama yöntemlerinden (=salma sulama, karık sulama vb. ) pek farkı kalmamaktadır. Ne acıdır ve üzülerek ifade etmek gerekir ki; mevcut durumda, ülkemiz koşullarında DAMLA SULAMA yönteminin, su tasarrufu sağladığını söylemek pek de mümkün değildi.

                                                              ***

             Kamuoyunda anlaşılan ya da yaratılan algı şuydu: DAMLA SULAMA sistemini tarlama / bahçeme kurdum, su tasarrufu sağlıyorum, EĞİRDİR GÖLÜ’ nü koruyorum… Mevcut, reel durum ise bambaşkaydı. Başta projelendirme hataları, bitki türü, etkili kök derinliği, toprak bünyesi gibi faktörlerin dikkate alınmadığı SULAMA PROGRAMLARI, sulamaya başlama ve sulamaya son verme tarihlerinin belirsiz olması gibi birçok etkenin hatalı uygulanması nedeniyle, DAMLA SULAMA sistemlerinden beklenen fayda ne yazık ki sağlanamamaktadır!!!

                                                             ***

           Şimdi sıkı durun, uygun ve etkin bir DAMLA SULAMA sistemi için, aşağıda belirtilen dört konuda uzmanlık ve bilgi birikiminin gerektiğini sakın unutmayın. İşte o ( 4 ) madde:

1-Mühendislik bilgisi (=Sulama sistemi projelendirme bilgisi)

2-Malzeme bilgisi

3-Bitki fizyolojisi (=etkili kök derinliği vb.)

4-Diğer etkili faktörler (=toprak bünyesi, iklim koşulları vb.)

                                                ***

            SONUÇ :

           EKO – BİR Başkanı Mehmet SEZGİN, Kralın çıplak olduğunu gözler önüne seriyor ve; “EĞİRDİR GÖLÜ komada / yoğun bakımda” diyerek haykırıyordu!!! Ve Isparta Merkez, içme suyunu Eğirdir Gölünden / Bedre koyundan pompajla, yüksek maliyetli enerji girdisiyle sağlıyordu ve Isparta Belediye Başkanı BAŞDEĞİRMEN bakın nasıl haykırıyordu: “…Suyun içinde, 12 metredeki pompaj borular, 6 metreye indi ve görünür hale geldi. Şehrin İçme suyu temini için yer altı suyuna ve kuyulara yöneldik!!!”

             EĞİRDİR GÖLÜ HAVZASI’ da ki Sulama Birlik ve Kooperatifleri ise kısıtlı sulama programlarını uygulamaya başlamışlardı… Sulama Birliklerinin başına ise, DSİ’ den birer Müdür atanmıştı. Bir zamanlar DSİ; “…Biz Sulama çavuşluğu yapmayacağız, bu sulama işini Sulama Birliklerine bırakıyoruz” demişti… Sulama Birlikleri, bu işi uzun süre sürdürdüler. Ama görüldü ki; Sulama Birliklerindeki yönetim zaafları ve yolsuzluklar ayyuka çıkmıştı. Silahlı mücadelelere bile tanık olunuyordu… Hatta; “…Mebus olacağına, Sulama Birliği Başkanı ol” söylemleri, dillere adeta pelesenk olmuştu…

            …Ve bu yıllara gelindi, sonunda DSİ Sulama Birliklerini tekrar bünyesine katmak zorunda kaldı.

                                                              ***

             Kısıtlı sulamaya geçilmişti artık. EĞİRDİR GÖLÜ ise; ölüm döşeğindeydi ve geri döndürülmesi neredeyse olanaksız hale geliyordu… Haziran ayından başlayıp Eylül sonuna dek çılgınca ve de hovardaca sulamak, artık tarihe karışmıştı!!!

             Boğazova boyunca uzanan 22 kilometre uzunluğundaki Kovada Kanalına 6 adet setler yapılmıştı, Boğazova kırsalındaki yerleşimlerin su alabilmeleri için… Ve öncesinde ise DSİ tarafından “KANAL EĞİRDİR” yapılarak tahkim edilmişti. Eğirdir Gölü’ nün kuzeyinde Hoyran Ovasında ise; sayısız kaçak derin arteziyen kuyuları açılıyor, EĞİRDİR GÖLÜ’ nün ölümü hızlandırılıyordu!!! Ve DSİ, ne yazık ki, buna seyirci kalıyordu!!!

                                                               ***

            …Ve son olarak şunu diyeceğiz:  

  TARIM BAKANI PAKDEMİRLİ; KURAKLIKTA EN GÜÇLÜ SİLAH, “DAMLA SULAMA” DERKEN, “ENERJİ KULLANIMINI DA SINIRLAMALIYIZ” DİYORDU…  İşte biz de sayın bakanın bu söyleminden hareketle şunu diyoruz;

KOVADA KANALI KIRINTI BÖLÜMÜNE DE BİR REGÜLATÖR KAÇINILMAZ HALE GELDİ!!!KOVADA HES’ LERE GÖLDEN SU VERİLMESİ; BİR SİS PERDESİ Mİ?!!! BU SİS PERDESİ NASIL KALKAR? derken, çözümü; Kovada Kanalı KIRINTI bölümüne de tıpkı Köprü başı regülatörü gibi regülatör düzeneğinin konmasında görüyoruz.

                                                              SON                                                                                                                                 

 

Bu Haberi Paylaş



Yorum Yap