COVID - 19 SONA GELİNDİ (ALTINCI KISIM)

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,COVID - 19 SONA GELİNDİ (ALTINCI KISIM)
Haberin Tarihi: 30.10.2021 10:35:04 - Okunma Sayısı:606 defa okundu.

Ali ÖZBOYACI yazdı...

COVID - 19 SONA GELİNDİ (ALTINCI KISIM)

Ali ÖZBOYACI yazdı...

 

            Nuh tufanını nedeyse bilemeyenimiz yoktur. Ancak bu olay ile saklanan ve hiç bir zaman açıklanamayan yasak ve gizli tarih hakkındaki bilgilerin de günümüzde ortayı çıktığı görülmektedir. Gerek yabancı kaynaklar, gerekse yerel kaynaklar vasıtası ile (anlayabilen ve algılayabilen) insanlara aktarıl maktadır. Bu bilgilerden biri de günümüzden binlerce yıl önce insanlar olarak hafızalarımızın silinmesi ve geçmişte sahip olduğumuz bilgilerin aktarım yoluyla bizlere ulaşmamış olmasındandır.  Antik dönemde dünya üzerinde yaşamış olan bizler çok ama çok üstün teknolojik bilgiler, (25.12.2015 tarihli bilgilere göre, arkeologlar tarafından, Avustralya da 800 yıllık cep telefonu bulundu) ve ruhsal bilgile re sahipken bir el geldi ve insan oğlunun bütün hafızasını sildi, bilinenlerin unutulması sağlandı ve günümüze kadar aktarılmadı. Hafıza silme olayı bu ki, on iki sarmallı DNA yapımız ikiye indirildi. Bazı kaynaklara göre bunu Anunnakiler, bazı kaynaklara göre de reptilyan olarak bilinen negatif varlıklar yaptı.

             Frekans ve enerji seviyemizin yükselmesi, değişik bir enerjisel kuşağa girilmesi ve farklı enerjilerin dünyamıza ulaşması ile yeni bir döngüye giriyor olmamız ve yavaş yavaş karanlıkta kalmış bazı bilgilerin gün yüzüne çıkıyor olması sağlanmaktadır. Git gide bu bilgilerin ortaya çıkması hızlanırken, insanlar da bunlardan faydalanacaktır. Hepimizin DNA yapısındaki genlerde bulunan, unutulan veya unutturulan, silinen bilgiler ortaya çıkacak ve hatırlayacağız. Ancak, günümüzde ise yenidünya düzeni adı altında bütün ülkeleri yöneten güçler bunun olmaması için ellerinden geleni yapmakta ve istedikleri şekilde insanları yön vermeye çalışmaktadırlar. Fakat yapacaklarının da sonuna yaklaşmaktalar. Çünkü, deyim yerinde ise iki atımlık barutları kaldı. Gerçi bunlarda plan ve projeler bitmez ama süreleri gittikçe azalmakta. Bilinen ve ortaya atılan, insanları daha farklı taraflara yönlendirmek istedikleri bir inanç sistemi ile kendilerine inandırmak, dünyadaki bütün dinleri ortadan kaldırmak gibi bir amaçları var. Ancak çok uzun zamandan beri devamlı olarak konuşulan ve hatta birçok yerde karşımıza çıkan uzaylı istilasını henüz yaşamadık. Yaşamamış olmamız, yaşanmayacak anlamına gelmemelidir. Yeni dünya düzeni adına yapılan sahte uzaylı istilasının başrolünü biz insanlarla birlikte, reptilyan denilen ve çok zeki olan (8. boyut) sürüngenimsi negatif varlıklarla paylaşacağız. Çünkü reptilyanlar kendilerini dünyanın sahibi olarak görmekte, biz insanların ise kendi kendimizi yönetemeyeceğimizi düşünmekte olduklarından (biraz da gerçek payı var) bizlerden kurtulmak istemektedirler. Dünyanın gerçek sahibinin kendileri olduğunu, bizlerin Layron takımyıldızından getirilip yerleştirildiğimizi söylemektedirler.

            Yaşanması olası uzaylı istilası denen olay reptilyanların marifeti değildir. Çünkü sahte bir uzaylı istilası olarak karşımıza çıkacaktır. Hatta kendilerini göstermek de istemekteler denilmektedir.  Böyle bir amaçlarının olmadığı bilinmekte, fakat bizleri yöneten güçler, onların gölgesinde dünyayı istedikleri yönde şekillendirmeyi düşünmekteler.

            Yazımızın başında Nuh tufanından önceki zamanlarda yaşananlar, insanlardan gizleniyor diye belirtmiştik.  İşte bu zaman diliminin birinde reptilyanlar bir kere dünyayı istila etmeye kalkışmışlar, o dönemde insanların üstün meziyetlere ve yeteneklere sahip olması nedeniyle başarılı olamamış ve yer altındaki tünellerde yaşamak zorunda kalmışlardır. Daha sonra insan hafızalarının (DNA'mızda bulunan 12 sarmalın 2'ye indirilmesi) silinmesi ile özelliklerinin ve yeteneklerinin ellerinden alınması sonucu, negatif varlıklar, insanlara hükmetmeye başlamış, zaaflarından yararlanarak, dünya gidişatını baştan aşağı değiştirmişlerdir. Böylece insan gelişimi beş bin yıllık bir sekteye uğramıştır. (böylece 5000 yıllık ileri bir teknolojiye sahip olunamamış) Ortaya atılan teori veya düşünceler bu şekilde. Zaman içerisinde kendilerine hizmet edecek kişileri bulup (illimünati) ve maşa olarak kullanarak dünyanın kontrolünü ele geçirdiklerinden söz edilmektedir. Bu durum artık insanlar tarafından bilinmektedir. Artık negatif varlıklar bunları yapmış olmalarına rağmen, dünyayı tekrar istila etmeyi düşünmemekte ve asla ortaya çıkmayı istememektedirler. Çünkü bizim gidişatımızın zaten onların istediği doğrultudadır. Fakat yeni dünya düzeni adı altın da yaşanacak (yeni versiyon) sahte uzaylı saldırısı ile reptilyan maşalarının amacı, oluşturacakları yeni inanç sistemi sayesinde negatif varlıkları tapınmayı ve onlar için gerekli enerjiyi (negatif enerji ile beslenmekteler) aktarmamızı sağlamaktır. Bunu da en kısa sürede gerçekleştirmek için gerekli adımları atmaya başlamışlardır. Zaten büyük resmi görebilen, dün yanın gidişatını dikkat eden, onları takip eden fazılın parçalarının teker teker yerine konduğunu görmektedir. Üzerimizde akıllı bir gücün parmağının olduğu artık bilinmektedir. Artan frekans ve enerji seviyesi her geçen gün insanların bakışını değiştirmekte ve yarışı görmekte hatta 2009'dan bu yana zihin kontrol sistemi ile sahte uzaylı istilasını hazırlamakta, tüm dünya medyasını, dizileri, filmleri, oyunları ve benzer daha çok ergumanları kullanarak insanların beğenisine sunarak bilinçsizleştirmeye, bilip de unuttuklarımızı hatırlamamamız için baskı altında tuttukları çalışmalar artık net bir şekilde açıkta dır. Kısmen başarılı olan bu çalışmalar sonucunda sahte uzaylı istilası karşısında şaşkınlığımızı koruyamayacağımızı düşünmekteler. (Böyle bir günde paniğe kapılmamak gerekir. Çünkü gökyüzünde görüleceği düşünülen UFOların neredeyse tamamı insan yapısıdır) Fakat acele ile yapılan bu çalışma istedikleri sonucu oluşturmayacak, aksine kendilerini açığa çıkaracak ve şüpheli gözle bakanlar da inanmaya başlayacak ve saflarını değiştirerek kurulması istenen sisteme karşı bir duruş sergileyeceklerdir.

            Dünyayı yönetmek isteyen reptilyan hamilerinin sahte uzaylı istilası son kozu değildir. Ellerin de bir atımlık daha barutları bulunmaktadır. (Aileler) Dünyayı yöneten güçleri reptilyanlar, onları da anunnakiler yönlendiriyor denilebilir. Burada bir hiyerarşi var. Sürüngenimsi reptilyan denen varlıklar daki hiyerarşi yapısı çok önemlidir. Ne olursa olsun kendinden üstün gördükleri veya kendi üstleri olarak bildiklerini asla karşı çıkmazlar. Dolayısıyla Enki'ye (anunnaki tanrısı) hizmet eder  ve karşı gelme yerek istediklerini yerine getirirler. Önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi, anunnakiler şu anda 250-300 ab uzaklıkta kepler kuşağı yakınlarında ve üç dünya kütlesi büyüklüğünde, 70 - 100 yıl içerisinde güneş sistemimize girecek olan (3600 yılda bir) Nobiri gezegeninde yaşamaktalar.  Reptilyanların en üstü Enki, diğer üstleri drakolar, bunların da üstleri Siğmalardır. (Andromeda galaksisinde yaşayan farklı, kutsal olmayan atlının başını çeken evrendeki en güçlü negatif formlardır)

            Dünya kendi başlarına bırakılamayacak kadar değerli ve üzerinde oyunlar oynanacak kadar manipüle edilmeye uygundur. Biz sıradan insanlar ise bu büyük oyunun içinde birer oyuncaktan başka bir şey değiliz. Oyun kurucular senaryoyu hazırlar, bizler de buna sadık kalırız ya da zorunda bırakılırız. Büyük oyunun senaristleri ise doğrudan veya dolaylı olarak hayatımıza girenlerdir. Hiyerarşinin en al tındaki sınıf, üstündekilerin emir ve isteklerini yerine getirmek için dünyayı savaşlar, depremler, yangınlar, sel baskınları, hastalıklar, doğal afetler, ekonomik krizler, demokrasi adı altında işgal edilen ülkeler, işsiz bırakılan, aç susuz ve ölüme terk edilen insanların bu hale gelmesinde başrolü oynayan aileleri küçükten büyüğe bilgilendirme amaçlı olarak kısaca bir göz atalım:

ASTOR AİLESİ: İngiliz uluslar arası ilişkiler kraliyet kurumu, bu aile tarafından kurulmuştur. Resmi kayıtlarda hayır kurumu faaliyetlerinde bulunan bir kuruluş olarak geçer. Asıl amacı İngiltere'deki zengin ailelerin isteklerini hükümet politikaları ile uyumlu duruma getirerek, aracılık ve danışmanlık hizmetleri sağlar. Aynı zamanda Sisil Rodis tarafından kurulmuş olan yardım severler birliği ile ortak hareket eder. Bu kuruluş Clinton gibi ABD başkanlarına burs vermeleri ile ünlüdür. Oxford üniversitesinde roods tarafından sağlanan burs sayesinde tek dünya hükümetinin nasıl kurulacağı konusunda önemli eğitimler verilir. Söylentilere göre Astor ailesi daha çok uyuşturucu ticareti ile ilgilenir. CIA ve mossad gibi istihbarat servisleri tarafından büyük destek gördüğü söylenir.

BUNDY AİLESİ: 16. yüzyılda Amerika'ya göç etmiş, kuru kafa kemik tarikatına yakınlığı ile bilinen aile bu tarikata birçok üye de vermiştir. Aile üyeleri, ABD hükümetlerinde çok önemli görevler yapmış, hatta Hollister Bundy müsteşar, hazine bakanı ve savaş sekreterliği gibi görevlerde bulunmuştur. Aynı zamanda atom bombasının yapımında ve manhattan projesinde etkin rol almıştır. Aile birçok alanda faaliyet göstermektedir. Özellikle danışmanlık şirketleri bu ailenin kontrolündedir.

COLLİNS AİLESİ: Yeni İngiltere'den gelen çok köklü bir ailedir. Cehennem ateşi isimli bir kulübe üye oldukları biliniyor. Üye olmak isteyenler, Britanya hükümetinin yüksek mevkilerinde çok itibarlı anlamına geliyor. Satanist bir inanış ile insanlar üzerinde etki yaratmak ve köle olarak kullanmak ilkesi ile hareket ederler. Ayrıca illumünati örgütünün de organizasyonlarını yürüten aile olarak bilinir. Örneğin; bir illumünatinin kutsama töreninde 9 çıplak kadını, o yıl içinde görevini en iyi yapmış sözde kutsal şövalyelere sunan satanist ayinlerin mimarıdır. Kulüp üyeleri arasında ABD başkanları, İngiliz bakanları, lordlar, dükler ve presler olduğu söylenmektedir. Aslında ailenin geçmiş sicili de bozuktur. Can Collins 1650 yıllarında ve cadılığın suç olduğu dönemlerde büyü yapmakla suçlu bulunmuştur.

DU PONT AİLESİ: Tüm dünyada her evde mutlaka bu ailenin ürettiği kimyasal maddelerden doğrudan veya dolaylı olarak vardır. Çünkü web sayfaları incelendiğinde el atmadıkları sektör bulunmuyor. Ayrıca barut ve patlayıcı maddelerde yalnızca bu aile tarafından üretilmektedir. ABD'nin ilk barut fabrika sı da yine bu aile tarafından açılmıştır. 1799 yılında Amerika'ya göç eden Pierre Samuel Du Pont illumi nati ile bağı bulunan ilk Du Pont ailesi ferdidir. ABD başkanı Jefferson'ın en yakınıdır. ABD hükümeti kendi ordusunun barut ihtiyacını karşılaması için Pierre Du Pont'u görevlendirmiştir. Bu aile, freman, astor, rockefeller, rothschild ve raşel aileleri gibi uyuşturucu ticareti ile ilgilendikleri kirli işlerden de hatırı sayılır paralar kazanmışlardır. İkinci dünya savaşında Almanya'nın başında bulunan Adolf Hitler'e askeri malzeme ve cephane yardımı da yapmıştır.

FREMAN AİLESİ: Bundy ailesi gibi ABD'de önemli mevkilerde danışmanlık görevleri üstlenmiş kişiler den oluşmaktadır. Hatta Gaiden Freman başkan ve kongre üyesine kendi tavsiyelerini veya başka bir deyişle emirlerini uygulatmış, ama hiç kimse onların adlarını dahi duymamıştır. Yapılan işler zenginlerin çıkarları değil de hükümetin politikası olduğu inandırılmıştır. Ayrıca Gaiden Freman sion tarikatının büyük üstatlarından biri olarak bilinir. Fremanlar ABD ve İsrail'in otoritesinde söz sahibi olan en der ailelerdendir.

HABSBURG AİLESİ: 2011 yılında hayatını kaybeden Ottoman Habsburg Avrupa'nın gizli kralı olarak anılıyordu, aynı zamanda Avusturya imparotireçesinin de oğludur. Oturdukları yerden tüm Avrupa'yı yöneterek dünya tarihini değiştirmişlerdir. Aile Hıristiyanlık inancı ile bağdaşmayan bir fikir ortaya atmış, buna göre "Hz. İsa karısı ve çocuğu ile birlikte çarmıha gerilmekten kurtulmuş ve Fransa'ya kaçarak bura da merovenj hanedanlığı (ilk yazımızda söz etmiştik) ile akrabalık kurmuş olarak soyunu devam etti riyor" inancına sahiptir. Bu nedenle kendilerini Hz. İsa'nın soyunu korumaya adadıklarını söyleyen sion manastırına ciddi anlamda maddi destek sağlamaktadırlar.  Ayrıca soylu kan aşkı sebebiyle yaptıkları akraba evliliklerinin sonucu olarak dünya literatürüne habsburg  dudağı denilen hastalığı katmışlardır.

LORD AİLESİ: ABD'ye 16. yüzyılda gelmiş ve yönetimde etkin roller üstlenmişlerdir. Ailenin pek çok üyesinin masonik ve illiminist görüşlerden etkilenerek, kurulan kuru kafa kemik tarikatının üyeleri arasında olduğu söylenir. Lord ailesi dünya döviz rezevrini kontrol etmesiyle bilinir. Para basan baron, Rockefeller  ailesinin paralarını döviz nezdinde pazarlayan ailedir. David Rockefeller tarafından kuru lan ve kar amacı gütmeyen bir düşünce kuruluşu CFR (colin on foreifn relations) nin eski başkanların dan biri olan Lord ailesi üyesi Winston Lord'dur. Dünyada hemen hemen her ülkede uzantıları bulunan aile döviz piyasasında söz sahibidirler.

 

MORGAN AİLESİ: 1900'lü yılların başında rothschild ailesinden sonra dünyanın en büyük banka hizmetleri veren şirketlerinden biri haline geldi. ABD'de enerji, ulaşım, savunma sanayi ve uzay teknolojisin de faaliyet gösteriyor. Söylentilere göre bu aile ABD'nin politik seyrini belirlemektedir. Rothschild ve Rockefeller gibi aileler ile birlikte bütün dünya bankalarını (Halk Bankası hariç) kontrolleri altında tu tarlar. Morgan ailesi ABD iç savaşı sırasında ordunun bozuk diye tanesi 3,5 $ sattığı 5000 adet tüfeği satın alarak 22,50 $ yine ABD içerisindeki bir ordu komutanına satmıştır. Tüfeklerin bozuk olduğunu anlayan komutan parayı ödemek istememiş ve dava açmıştır. Ancak dava sonucu, aile yaptıkları bu sahtekârlıktan sonra bir de üstüne tazminat almıştır. Günümüzde bankacılık alanında hala en sözü geçen bir ailedir. Yalnızca ABD'de değil, Avrupa'da da şubeleri bulunmaktadır. Masonluk ve illimünati görüşlerinin etkisi altında kurulmuş ve yapmış olduğu çalışmaları yine bu doğrultuda sürdürmüş bir ta rikat olan. kuru kafa ve kemikler için yaptığı yardımlarla bilinmektedir.

 

OPPENHEIMER AİLESİ: Nicholas Oppenheımer  şeytani illimünati diye söylenen masonik oluşumun gü ney Afrikalı üyesidir. Babası elmas kralı olan Eli Oppenheımer'den büyük miras kalmıştır. Dünyadaki elmas yataklarının büyük çoğunluğu bu ailenindir. Altın ve değerli taş maden yataklarının büyük hissele rine Nicholas  Oppenheımer  sahiptir. Özellikle mossad ve diğer istihbarat kuruluşları ile yakın ilişkisi vardır.

 

WARBURG AİLESİ: Diğer bir para baronu olan aile, bankacılık ve borsanın hâkimidir. Arkalarında ise yine Rothschild ve Rockefeller gibi aileler vardır. Bankacılık sektörü ile dünya borsasını ellerinde tutarlar İngiltere'de savaş rüzgârları estiği bir dönemde Rothschild ailesi ile ortak bir projeyi uygulamayı koydular. Buna göre İngiltere, Fransa ile girdiği savaşta yenilmekteydi, fakat warburg ailesi Rothschild'lerin yardımı ileel altından gizlice, savaşın İngilizlerin kazanacağı yönünde dedikodular yaydı. Kendilerini savaş galibi sanan İngiliz halkı borsada daha çok hisse satın alıyordu, fakat yenilgi resmi kanallar vasıtası ile açıklanınca, halk adeta şoka uğramış ve borsa da inanılmaz bir şekilde allak bullak olmuştu. War borg ailesi, Rothschild'lerin desteği ile böyle bir zamanda tüm hisseleri elinden çıkararak en yüksek rakamlara satmıştır. Bu eylemleri ise ekonomi tarihine kara eylül olarak geçmiştir. Diğer aileler de olduğu gibi geçmişi karanlık ve yeni dünya düzeni adını verdikleri bir oluşumun parçası durumundadır.

 

RUSSELL  AİLESİ: Her ailede olduğu gibi bunlarında geçmişinde uyuşturucu ve köle ticareti bulunmak tadır. Ayrıca kuru kafa ve kemikler tarikatı ile yehovanın şahitlerinin (yahudi kökenli) kurucularından dır. Daha önce general Russell, illimünati ile bağlantısını kurmuş ve bu masonik örgütün fikirlerinden etkilenerek üye olmuştur. Ailenin kendilerine özgü bir mezarlığı da bulunmaktadır. Ayinlerini ve kendi inançlarına göre düzenledikleri gizli ritüellerini burada yapmaktadırlar.

 

ROCKEFELLER AİLESİ: Piramitin en tepesinde (Rothschild) yaptıkları eylemlere bakıldığında, adeta şey tanın emirlerini yerine getirirler. Ailenin petrolü tekelinde bulunduran ve geçtiğimiz yıllarda hayatını kaybeden Jon Rockefeller'dir. Rothschild ailesinin desteği ile ABD'nin para piyasalarında çok önemli mevkilere gelmişlerdir. Bu ülkenin en tanınmış zenginlerinden olan David Rockefeller her zaman başkalarının sağ kolu olmayı bilmiştir. Dünyanın en büyük bankalarından Çhase manhattan bank, citi bank gibi finans kurumları ve standart oil dünya petrol pazarını elinde tutan dev şirketlerin en büyük hissedarıdır. Bu şirketlerin cirosu, dünyadaki pek çok devletin yıllık gelirinden daha fazladır.

 

ROTHSCHİLD AİLESİ:  Becir Rothschild tarafından küçük bir dükkanda elbise ve antika para satarak çalışmaya başlayan ticari bir serüven. Günümüzde trilyon dolarla konuşulan bir finans imparatorluğu haline gelmiştir. Bir asırlık zaman içerisinde aile, Almanya, İngiltere ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinin borsa ve merkez bankalarını ele geçirmiş, çeşitli spekülasyonlarla savaşlara neden olarak krallara ve devletlere kredi açabilecek kadar güçlenmiştir. Rothschild ailesinin 1000 - 1500 kadar ferdi olduğu bilini yor. Aile üyelerinden herhangi birinin adını, dünyanın ilk 500 zengini listelerde görmek olası değildir. Aile kuralları gereği servetini gizli tutuyor. İllimünatinin başında bu ailenin bulunduğu söylenmektedir. İmparatorluğun varislerinden Henry Heyy'in "para zamanımızın tanrısı, Rothschild ise peygamberidir" demiştir.

Söz konusu ailelerin tamamı, gerek ticari olarak, gerekse de yakın dostluklar kurarak birbirlerinin tamamlayıcısıdırlar. Çünkü birçok komplo torilerine konu olmalarının nedeni de bu kadar yakın olmalarından kaynaklanmaktadır. Ayrıca tüm kirli projelerde ailelerden birinin bulunması da komplo teoris yenlerinin haklığını göstermektedir.

            Günümüzde varlıklarını en etkin biçimde sürdüren aileler ve bireyleri, vatandaşı olduğu ülkelerde (özellikle ABD, İngiltere, Fransa) üst düzey mevkilerde yer aldıkları gibi, belli siyasi yapılar içeri sinde bilinen platformlarda aktif olarak bulunmakta diyanet, milliyet, ırkçılık, para (yardım şeklinde) gibi toplumsal değerleri kullanarak dünyanın yüzde yetmişini (eğitimsiz kesim) yanlarına çekerek istedikleri ekonomik ve politik projelerini gerçekleştirmektedirler. Karşı platformda kullanılacak malzeme bulamayan aileler, kötüleyerek ve çamur atarak bu güne gelmişlerdir. Üçüncü dünya ülkeleri gibi ekonomik yönden zayıf bırakılan, sömürgeleştirilen, aç (şu anda dünyada 900 milyon insan aç bulun matadır) susuz ve işsizliğe mahkûm edilen ülkeler birçok teknolojilerden mahrum bırakılarak yine bunların kurduğu düzen (kapitalizm) sayesinde borçlandırılmış olarak tüm zenginlikleri iç edilmektedir. Maalesef ülkemizde de bu durum gözle görünür hale gelmiştir.

            Sahte uzaylı istilasının başarısızlıkla son bulması halinde ellerinde ki son kozları ve tüm çarpık lığı ile dünya insanının gözünde kötülere hizmet eden aileler olarak görünenler, bu kez sahte mesih planını ortaya çıkartarak uygulamaya çalışacaklardır. Hizmet ettikleri reptilyanları yok etmek istedikleri yalanını söyleyerek, kendilerini iyiymiş gibi gösterecek, Blue ben projesi ile sahte mesih geldiğinde bunları övecek ve insanlardan, ailelere destek vermelerini isteyecek. Ancak sahte olduğu için insanları inandırma işlemi işe yaramayacak ve iş işten geçmiş olacak. Zaman dolacak ve hiç bir planları gerçekleşmeyecek. "Zaman dolacak" kavramının altını dolduracak olursak; evrensel boyutta bulunan galaktik federasyonu dünya insanlarına yardım etmeyeceğine ve gidişata karışmayacaklarına dair sözlerini tutacaktır. (insanların bu söz, daha önce yaşadıkları Layron takımyıldızında yaptıklarından sonra verilmiştir) Bizler de bu anlaşma gereği medeniyetimize sürdürebilmiş ve zamanımıza ulaşabilmişizdir.

            Dünyayı ele geçirmek ve eskiden yaşananların intikamını almak isteyen negatif varlıklar, o anlaşma yapılmadan günümüze kadar geçen zaman içerisinde ellerinden geleni yaparak, insanları kendi tarafına çekmeyi çalışmışlardır. Bizim zaman dilimimize göre galaktik federasyonun yaptığı anlaşma 2035 yılında sona erecektir. Bu nedenle yukarıda belirttiğimiz yarış gereği her şeyi hızlandırdılar, işte günümüzde yaşamış olduğumuz bütün değişikliklerin ve çabaların tek nedeni, 2035 yılından sonra bir daha şanslarının olmayacağıdır. Dünyayı yöneten güçler her türlü planlarını gerçekleştirecekler ama DNA’larımızda taşıdığımız iyilik, güzellik, merhamet menşeeli değer kırıntılarını hatırlayan insanlar sayesinde gezegenimiz kurtulacak ve eskiden yaşamış olduğumuz günlere inşallah geri döneceğiz. Böylece 2025 yılında krita yuga döngüsüne girdiğimizde insanlar olarak aydınlanacağız. 2035 yılında ise yapılan anlaşma son bulacak, ve negatif varlıklar elini çekecekler, yüzlerce yıldır beklenilen buluşma gerçekleşecek, evrende yalnız ve tek olmadığımız ortaya çıkacaktır. (Başka surelerde ayetler bulunmakla birlikte, Nahl suresi  49. ayet en iyi referanstır) Sağlıklı günler dileğiyle…

 

Bu Haberi Paylaş



Yorum Yap