09:50:51 Isparta Orman İşletme Müdürlüğü Ekonomik Ömrünü Tamamlamış Araç Ve Asansör Satışı Yapacak 09:44:39 Isparta Belediye Başkanlığı Çocuk Oyun Grubu Ve Açık Hava Spor Aletleri Alacak 09:38:20 Süleyman Demirel Üniversitesi Atölye Malzemesi Satın Alacak 09:30:56 GÜLSÜM TAŞLIPINAR VEFAT ETTİ 17:37:11 MOBİLYA URGE’Sİ SONUÇ VERDİ 17:31:15 EĞİRDİR’DE KENTSEL GELİŞİM – Ali SİNAN 9 (BÖLÜM 7 / 9) 13:49:20 EĞİRDİR GENÇLİK VE SPOR İLÇE MÜDÜRLÜĞÜ 11:54:54 Isparta’ya Donanımlı Hayvan Hastanesi Kuruluyor 10:22:48 ARDIÇ GÖNÜLLÜLERİNDEN DUYURU 10:07:47 Meyve Sineğinin Mücadelesinde Sirkeli Tuzak Kullanılacak 09:48:30 Senirce Ovasında GES Yatırımında Şalter Açıldı, Elektrik Üretimi Başladı 09:39:57 Isparta İcra Dairesi Müdürlüğünce Isparta Merkez'de 3+1 Daire İcradan Satılık 09:34:12 Yalvaç İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Öğrenci Taşıma Hizmeti Alacak 09:27:36 Terörizmle Mücadele Eğitim Ve Tatbikat Merkezi Tuvalet Tadilat İşleri Yaptıracak 15:41:18 Eğirdir Gölüne 1 Milyon 391 Bin 500 Adet Sazan Yavrusu Bırakıldı 11:16:08 Şehit Jandarma Uzman Çavuş Yunus Emre Kabri Başında Dualarla Anıldı 11:08:29 Vali Aydın Baruş, Ziyaretlere Devam Ediyor 10:58:44 Isparta Belediye Başkanlığı Yangın Tesisat İşleri Yaptıracak 10:35:48 Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Bina İnşaatı Yaptıracak 10:29:35 Süleyman Demirel Üniversitesi Tek Kullanımlık Ve Mutfak Malzemeleri Alacak

EĞİRDİR GÖLÜ GÖZLERİMİZİN ÖNÜNDE ERİYOR

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,EĞİRDİR GÖLÜ GÖZLERİMİZİN ÖNÜNDE ERİYOR
Haberin Tarihi: 1.8.2022 09:55:14 - Okunma Sayısı:568 defa okundu.

Murat URAL yazdı...

EĞİRDİR GÖLÜ GÖZLERİMİZİN ÖNÜNDE ERİYOR

Murat URAL

Eğitimci-Yazar

 

                Türkiye’nin yüzölçümü bakımından dördüncü, tatlı su hacmi bakımından ikinci büyük gölü olan Eğirdir, son on beş yılda hızla kirlenerek hayatiyetini ve hacmini yitirmektedir. Yüzölçümü bakımından üçüncü büyük gölümüz olan Beyşehir gibi henüz kuruyup küçülmeye başlamasa da tahrip edilen ekolojik dengesinin yanısıra yanlış tarım ve sulama politikaları Beyşehir  gölünün akıbetine sürüklemekte Eğirdir Gölü’nü.

                Göle hayatiyet kazandıran en önemli unsur olan balık çeşitliliği üzerindeki müdahaleler, ekolojik dengenin bozulmasının  başlıca sebebi. Tabii ve tarihi bir göl olan Eğirdir’de 1960’lı yıllara kadar sayıları on beş den fazla  ve tamamen tabii olan otçul balık türleri yaşamakta imiş. İçlerinde dünyada sadece bu gölde yaşayan iki balığın da olduğu bu  balık türleri 1953 yılında suya atılan 10.000 etçil tatlı su levreğinin (Sudak-Alman Levreği) istilasına uğrayarak 70’li yıllarda –bir tür hariç- tamamen yok olmuşlar. Bazı  yazılı kaynaklar bu aşılamanın (!) yerel balıkçıların isteği üzerine, ticari değeri olmayan balıkların yok edilmesi için planlı bir şekilde yapıldığını iddia etmekteler. Olayın bizzat görgü şahidi olan Eğirdir'liler ise balıkların Amerikalılar tarafından uçaklarla göle salıverildiğini dile getiriyorlar.

                1945 sonrası, Avrupa’daki  bir çok göle  tatbik edilen  benzeri  levrek aşılamalarının zararlarının artık açığa çıktığı bir zamanda, hiçbir itiraz ile karşılaşmayan hatta verimi ve kârı artırıcı bir girişim olarak sevinçle karşılanan  bu müdahale, 1990’ lı yılların başına kadar yerel balıkçılar için bir saadet kaynağı olmuş.. Bu vakte kadar göldeki  diğer balık türlerinin soyunu kurutan levrekler bu kez kendi yavrularını yemeye başlamışlar. Netice itibariyle 2000 li yıllara gelindiğinde bir tür sazan hariç göldeki tek balık türü olarak kalan levrek soyu da tükenme aşamasına gelmiş. Göldeki balık sayısının azalmasının doğurduğu en temel sorun ise –Beyşehir Gölü’nde de yaşandığı gibi- otlanmanın artarak suyu kirletmesi ve sera etkisi sebebiyle daha hızlı buharlaştırması olmuş.

                Kıyısında yaklaşık 35 yıldır bir 'Su Ürünleri  Fakültesi' bulunan Eğirdir Gölü’nün balık çeşitliliği sorununa  çözüm bulmak için yapılan  müdahaleler ise yıllar geçtikçe Türkiye düşmanlığının daha da azgınlaştığının apaçık  emarelerinden ibaret.  1990’lı yılların başlangıcında  levrekleri beslemek için göle salındığı sanılan “İsrail Sazanı” ismiyle bilinen, genetiğiyle oynanmış ve çok hızlı üreyen bir başka istilacı balık türü hem  otları –diğer tabii balık türleri gibi kökten değil- üstten yiyerek daha da artmalarına sebep olmuş hem de  bir yandan levrek yumurtalarını yiyerek beslenmiş. Ticari değeri olmayan bu balık türünü göle kimin aşıladığı sorusuna başlangıçta  -yani zararı henüz fark edilmemişken- birçok kurum “Biz yaptık “diye cevap verirken daha sonra bütün ilgili kurumlar “Bizim haberimiz yok  valla” diyerek başını sağa sola çevirivermişler. 

                Son beş yılda hızla düşmekte olan su seviyesi ise meselenin ne kadar ciddi bir boyuta ulaştığının en somut ve güncel göstergesi. "Vahşi Sulama" politikalarının tüm vahşetini gövdesinde hisseden gölümüz, yapılan tüm bilimsel toplantılara ve verilen tüm sözlere rağmen hızla kan kaybediyor, gözlerimizin önünde eriyip gidiyor.

                Cumhuriyet tarihi boyunca defalarca  “kim vurduya  giden” Eğirdir Gölü’müze kast edenleri teşhis etmek gören gözler için pek de zor değil. Zor olan husus, göllerinin kurutulmasını “Cennet Vatan”a yapılan haince bir saldırı olarak gören insanların soyunun kuruyup kurumadığı  sorusuna  cevap bulmak olsa gerek. 

 

- Murat URAL

Bu Haberi Paylaş



  • Rumuz
    (Rumuz)
    7.8.2022 12:57:25
    Harika olmuş tebrikler, umarım bir farkındalık yaratır, umarım çok geç olmadan gerekli müdahaleler için bir vesile olur.
  • Rumuz
    (Rumuz)
    2.8.2022 09:48:25
    Kalemine sağlık. Hemen hemen her gölde farklı balık türü ile yerli balıkları yok eden bir tür balık isguzarligi yapılmış. Bunu iyi araştırmak lazım.
Yorum Yap