Selçuklu sarayı Kubadabad gün yüzüne çıkarılıyor

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,Selçuklu sarayı Kubadabad gün yüzüne çıkarılıyor
Haberin Tarihi: 7.1.2015 09:28:00 - Okunma Sayısı:3166 defa okundu.

Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad'ın Beyşehir Gölü kıyısına yaptırdığı yazlık sarayı Kubadabad'da, sarayın kayıkhane ve tersane bölümü ile iki yeni yapının daha ortaya çıkarıldığı belirtildi.

Selçuklu sarayı Kubadabad gün yüzüne çıkarılıyor

 

            Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad'ın Beyşehir Gölü kıyısına yaptırdığı yazlık sarayı Kubadabad'da, sarayın kayıkhane ve tersane bölümü ile iki yeni yapının daha ortaya çıkarıldığı belirtildi.

            Kazı Başkanı ve 18 Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rüçhan Arık, çalışmalarla ilgili bilgiler verdi.   

            Prof. Dr. Rüçhan Arık yaptığı açıklamada, Beyşehir'in Gölyaka Mahallesi sınırları içerisinde göl kenarında bulunan alanda bu yıl kazı çalışmalarının 34'üncüsünü gerçekleştirdiklerini söyledi.

            Bu yılki çalışmalarda iki yeni yapının daha ortaya çıkarıldığını anlatan Arık, "Küçük Saray"ın batısında bulunan bu yapıların fonksiyonunun henüz net olarak tespit edilemediğini vurguladı.

            Arık, 34 yıldır süren kazılarda bugüne kadar bölgede görünen yapı olarak 15'inin ortaya çıkarılarak, ayağa kaldırıldığını dile getirdi.

            Bu yapılardan "Büyük Saray" ve "Küçük Saray"ın artık mimari özellikleri ve çeşitli fonksiyonları belirlenmiş iki yapı haline geldiğini belirten Arık, bunların hazırlanan restorasyon ve konservasyon projelerinin kabul edildiğini bildirdi.

            Kazılarda 2013 ve 2014'te, "anıtsal yapı" olarak nitelendirdikleri saray kayıkhanesi ve tersanesinin ortaya çıkarıldığına dikkati çeken Arık, şunları kaydetti:

            "Bu eser, şimdilik bilinen ilk ve tek göl tersanesidir. Kubadabad'daki bu keşif, Selçuklular'ın gemicilik ve suya verdikleri önemi gösteriyor. Aynı zamanda Beyşehir Gölü havzasında büyük nakliyat trafiği olduğunun da göstergesidir. Kubadabad'a ulaşımda su yolunu kullandıkları anlaşılıyor. Bunun da restore edilip değerlendirilmesi lazım. Hemen yanında Gürlevi denen Selçuklu barajı var, önünde iskele bulunuyor. Bunlardan başka 'Köşklü Hamam', '3 Mekanlı Yapı' dediğimiz iki kalıntı ile saray şantiyesini ortaya çıkarmıştık. Şantiye deposundan yepyeni bir çini kategorisi çıktı. Bunların hepsi restorasyon ve konservasyon bekliyor. Bir kısmını sadece konservasyon ağırlıklı ele almak daha doğru olacaktır."

            Prof. Dr. Arık, "Milli Saraylar" kapsamına alınması için uzun ve zor uğraşlar verilen Kubadabad Sarayı'nın nihayet bu yıl bu kapsamda restorasyon ve konservasyonun desteklenmesine karar verildiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

            "Restorasyon için bir miktar ödenek de çıkarıldı. Ama henüz bir faaliyet yok. Aslında bir an önce hareket edilmesinde yarar var. Çünkü, her yıl taşları dökülen yapılar giderek topraklaşmaya doğru gidiyor. Bunların artık ivedilikle ele alınması lazım. Hazır tahsisine karar verilmiş bir para ve destek varken, geciktirmemek doğru olacaktır."

            Çalışmalarda en önemli konunun ödenek miktarı olduğuna değinen Arık, daha uzun ve geniş hacimli çalışma, modern alet ve laboratuvar olanaklarından yararlanma, daha geniş uzman kadrosunun, ödenek miktarının artırılmasına bağlı olduğunu aktardı. Arık, verilen ödeneğin ancak bir aylık çalışmaya yettiğini dile getirdi.

Bu Haberi Paylaş



Yorum Yap