ÇEVRE BAKANINA; "BEN GÖLÜMÜ İSTİYORUM" DİYEBİLEN EKO - BİR BAŞKANIMIZ SEZGİNLE, NE DENLİ ÖVÜNSEK AZ

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,ÇEVRE BAKANINA; "BEN GÖLÜMÜ İSTİYORUM" DİYEBİLEN EKO - BİR BAŞKANIMIZ SEZGİNLE, NE DENLİ ÖVÜNSEK AZ
Haberin Tarihi: 23.12.2019 13:58:18 - Okunma Sayısı:3941 defa okundu.

Zeki TARHAN yazdı...

DERİN ANALİZ

 

ÇEVRE BAKANINA; "BEN GÖLÜMÜ İSTİYORUM" DİYEBİLEN EKO - BİR BAŞKANIMIZ SEZGİNLE, NE DENLİ ÖVÜNSEK AZ.

...EVET ,EVET "KRAL ÇIPLAK!!!"
EKO-BİR BAŞKANI SEZGİN; EĞİRDİR GÖLÜ' NÜN ÇIĞLIĞINI DİLE GETİRDİ VE:
* YAĞAN KAR GÖLE GELEMEYECEK,ÇÜNKÜ; YAPILAN GÖLETLER BUNA MÜSAADE ETMEYECEK!!!
* GÖL ÇEVRESİNDE ( 1.5 ) KM.' YE VARAN ARAZİLER OLUŞTU!!!


Zeki TARHAN -ANKARA

2019’ un Aralık ayının 21. Gününde, EKO-BİR Başkanı, Gelendost’ un değerli Yerel Yöneticisi, sevgili dostumuz SEZGİN Başkanın, Eğirdir’ de, Eğirdir’ li lerle birlikte, EKO – BİR’ in fiziki mekânında yaptığı yirmi dakikalık tarihi konuşma, inanıyoruz ki, hem merkezi otoriteye, hem de devletimizin en tepesine; “KRAL ÇIPLAK” mesajı olarak gidecek, EĞİRDİR GÖLÜMÜZÜN kaderini belirleyecek, gerek Ekoloji ve gerekse Limnoloji tarihimizde hak ettiği yeri alacaktır…
***
Sayın SEZGİN’ in yirmi dakikalık konuşmasını kayda alıp, (3.5) saatte deşifre eden AKIN Gazetesinin sarı basın kartlı canavarını kutluyorum, bizlere EĞİRDİR GÖLÜ’ NÜN ÇIĞLIĞINI duyurduğu için.
Toplantıya katılım, ( 15 ) kişilik bir toplulukla yapılmıştı. Üniversitenin lisans öğrenimini biyoloji dalında yapıp, biyolog olan iki kişinin varlığı ve bu iki kişiden birinin, geçmişte Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsünün On yılı aşkın müdürlüğünü yapmış olması da önemliydi. Sayın SEZGİN ve sayın KARAKOYUN’ dan söz ettiğimizi sanırım belirtmeye gerek yok.
Sevgili Başkan; “ Eğirdir Gölü, Balıktan ibaret değil” derken, keşke toplantıda bir balıkçı kardeşimiz olsaydı diye düşündüm… O da bir şeyler söyleseydi keşke. Çünkü; EKO-BİR Başkanı SEZGİN, Eğirdir Gölü’ ne bir bütün olarak bakıyor ve onu bir EKOSİSTEM olarak değerlendiriyordu. Yoksa, Ekolojik dengeyi, nasıl yerli yerine oturtacaktı?...
***
Göl Florası üzerine çalışmalar yaparken, bazı raporlar hazırlattıklarını, bunları çalışırken de; Göl suyunun sürekli kaybedildiğini anlatırken, “10 yıldır artık Göl SOS veriyor!!!” diye haykırdığını, ama ne yazık ki milletin kendilerine güldüğünü dile getirirken, toplantıdaki fotoğraf karelerinde gördüğümüz rahmetli Halil ÜSTÜN’ ün kızı gözümün önünde canlandı ve babasına söylenen elmacılık girişimi için; “Deli bu adam yahu” söylemini anımsattı.
***
SEZGİN; “Koskoca Eğirdir Gölü biter mi? Eğirdir Gölü’ ne bir şey olmaz” söylemlerinin, bizleri bu günlere getirdiğini vurgularken, çevredeki insanların da; sadece Gölün balığını / istakozunu değerlendirdiği için, “bizim bu isyanımızı gülerek, karşı tezler savunmak suretiyle engellediler.” Diyordu…
***
Fıstığı çevreleyen ilçe ve kırsal yerleşimlerin, Arıtma sistemlerini kurmalarına yönelik olarak, Çevre Bakanlığının Projesine, İlçe Belediyelerinin enerji maliyeti ve sistemi çalıştırmanın zorluğu nedeniyle sıcak bakmadıklarını, kendilerinin ise, sistemi Gelendost’ ta kurduklarını ama %100 başarılı olamadıklarını dile getirirken, TÜBİTAK tarafından hazırlanan, Köylere Doğal Arıtma Sistemi Projesinin de başarısızlıkla sonuçlandığını dile getirdi…
Asıl çarpıcı açıklamayı, bakın nasıl dillendiriyordu: “ Veli GÖK’ ün İl Genel Meclisi Üyeliği döneminde, “Göl çevresinde Kuşak Arıtma Sisteminin Kurulması Projesi” ile ilgili çalışmalara katıldık ama, maddi olarak Isparta’ da ne ÖZEL İDARE’ nin bütçesi, ne de DSİ’ nin bütçesinin karşılayamayacağı ortaya çıktı.”
***
Eğirdir Gölü’ nün etrafı, ( 5 ) Bölgeye ayrılıyordu, bunlar; Senirkent / Gelendost / Yalvaç / Eğirdir / Uluborlu. Ama ne hikmetse, BOĞAZOVA BÖLGESİ, BU ARITMA KUŞAK BÖLGESİNE ALINMADI!!!
…Evet, gerçekler; gerçekten acı oluyordu… Türkiye’ de DEMİREL’ in deyimiyle; “Bahçeciliğin en iyi yapıldığı BOĞAZOVA” , Arıtma Kuşak Projesinin dışına çıkarılmıştı. Iskalanmıştı.
“Ama”, diyordu SEZGİN ve şöyle devam ediyordu: “…İnşallah bu dönem, onun eksik olduğunu belirttik ve onu da aldırtacağız…”

- UFUKTA; GÜNEŞ ENERJİSİ İLE ÇALIŞAN BİYOLOJİK VE KİMYASAL ARITMA SİSTEMİ VAR!!!
- EĞİRDİR GÖLÜ ÜZERİNDE EN BÜYÜK HANDİKAP, ÇOK BAŞLILIK!!!
- KEMER BÖLGESİNDE, KIRK KAYNAĞIN KIRKI DA BUGÜN ARTIK KAYNAMIYOR!!!
EKO-BİR Başkanı SEZGİN, Projesi hazır olan ve Gelendost’ ta yer tespitinin de yapıldığı önemli bir projeden söz ediyordu: Güneş enerjisi ile çalışan Biyolojik ve Kimyasal Arıtma Sistemi. Bu projenin hayata geçirilmesinde, henüz istimlak çalışmasına girmediklerini, sebebinin ise; yapım tarihini alamadıklarını gösteriyordu.
İşte burada, başkan SEZGİN, çevreyi bilinçlendirmenin ve kamuoyu oluşturmanın kaçınılmaz olduğunu düşünerek, EKO – BİR’ in misyonunu anımsatıyor ve EKO-BİR olarak, çalışmalara devem edecekleri vurgusunu yapıyordu…
***
…Evet, Çevre Bakanına; “Ben Gölümü istiyorum” diyebilecek kadar da cesur bir yüreğe sahip olan SEZGİN Başkan, havza bazında Gölün bitmekte olduğunu sahada en iyi gören, Hoyran Gölünü karşı dan karşıya yüzerek geçen bir kişi olarak da; Göl tabanının, Afrika’ nın balta girmemiş ormanlarına benzetiyor ve acı gerçeği, bakın nasıl dillendiriyordu: “Afrika’ nın balta girmemiş ormanları, şu anda EĞİRDİR GÖLÜ’ nün altında!!!”
Gölün bittiğini, yok oluş sürecinin yaşandığını, EKO –BİR’ in botuyla, bir örnek olay olarak bakın nasıl anlatıyordu SEZGİN: “Bizim Bot, Eğirdir Gölü ile Hoyran Gölü arasında, geçemez konuma geldi. Su kotunun düşüklüğünden dolayı. Ve altındaki balçıklanma ve otlanmadan dolayı.”
***
Sayın SEZGİN’ in iki şapkasından söz etmiştim: Yerel Yönetici Şapkası, diğeri ise EKO-BİR şapkası. Yirmi dakikalık konuşmasından da anlıyoruz ki; bir üçüncü şapkası da var: Biyolog şapkası!!!
SEZGİN, üç şapkasını da, yerine göre çok iyi kullanmasını bilen bir kişilik sergiliyor… Toplantıdan bir gün önce, DSİ yetkilileriyle birlikte alan çalışması yapmıştı… “Gölümüze dokunalım artık” diyordu…Ve bu slogan O’ nun adını, toplumun beyinlerine kazıyacaktı…”Korumak; DOKUNMAMAK DEĞİL!!!” diye haykırıyordu… Ve bakın çığlığı, taa Miryokefalon Sivrisi (=Yenice Sivrisi) nde yankılanıyordu…”SAZLIKLARA DOKUNAMIYORUZ!!! GÖLÜN ALTINDAKİ PİSLİĞİ ALAMIYORUZ!!!”
***
…Ve Gölün sahibi diye bilinen DSİ’ ye bakın nasıl sesleniyordu, esas çığlık da buydu: “Kardan dolayı, Göle gelecek kaynakların gelişi de mümkün değil. Çünkü; yapılan GÖLETLER BUNA DA MÜSAADE ETMEYECEKTİR!!!”
***
Göl Kotunun ( 916.9 )’ metreye düştüğünü, bu kottaki su seviyesinin KORUMA SEVİYESİ’ nde değil, TÜBİTAK verilerine göre; KURUMA BÖLGESİ’ nde olduğunu iddia eden EKO – BİR Başkanı SEZGİN, Eğirdir Gölündeki karasallaşmayı ve Gölü besleyen kaynakların, bugün artık kaynamadığını, bakın nasıl anlatıyordu:
“…Gelendost Kemer Damları / Kumdanlı / Kabaca bu bölgelerde, (1.5 ) Km.ye varan araziler oluştu!!! KEMER bölgesinde; (40 )’ a yakın kaynak vardı, sadece dört kaynağı bulabildik. Dün, DSİ yetkilileriyle gittiğimizde gördük ki, onlar da artık kaynamıyor!!!”
SONUÇ
Sonuç; bir çözümle noktalanıyordu aslında. O da şuydu: “Bu Göl üzerinde altı kurum var. En büyük handikaplarımızdan (=engel) biri bu!!! Altı kurum, birbirine sarıyor!!! Hep de birbirimizle çelişiyoruz!!!”
Çözüm; “bu gölün sahibi kim?” sorusunun yanıtında gizliydi. Çok başlılıktı şikayet edilen. Eşgüdümsüzlüktü. Koordinasyonsuzluktu. Bir şey söyleyeyim mi sevgili okuyucularım ve sosyal medya takipçilerim: Uzun yazı yazmak kolaydır. Ama çok kısa yazı yazmak, çok zordur. Peki, Cumhurbaşkanına çıkıp, en kısa sürede Eğirdir Gölümüzün sorununu ve çözümünü en kısa sürede kim anlatabilir?!!!
Bendeniz Zeki TARHAN, EKO – BİR Başkanı Biyolog sayın SEZGİN’ in 20 dakikalık konuşmasının DERİN ANALİZİNİ, GÖRDÜĞÜNÜZ VE OKUDUĞUNUZ GİBİ, bu şekilde yapabildim. Cumhurbaşkanımıza çıkıp, ( 3 ) dakikada Eğirdir Gölü’ nün sorunu ve çözümü anlatabilecek iddia sahibi bir Ekoloğumuz var mı ?
Hoşça kalın, esen kalın…

Bu Haberi Paylaş



Yorum Yap