Eğirdir Akın Gazetesi İmtiyaz Sahibi Abdullah Kemal Sinan,
TRT Antalya Radyosu'nun konuğu oldu
ABDULLAH SİNAN: “AKIN GAZETESİ BİR GAZETE DEĞİL, YAŞAYAN BİR KENT ARŞİVİDİR”
Eğirdir’in yerel basındaki yarım asrı aşan sesi Akın Gazetesi, ulusal yayın yapan TRT Radyosu’nda geniş bir anlatımla dinleyicilerle buluştu. Eğirdir Akın Gazetesi İmtiyaz Sahibi Abdullah Sinan, Antalya TRT Radyosu’nda Yapımcılığını Hayrettin Deniz’in, sunuculuğunu Merve Deniz’in üstlendiği “Hayatın İçinden” programının konuğu oldu. Programın “Kentini Yazanlar” bölümünde konuşan Sinan, 1971 yılında kurulan Akın Gazetesi’nin 55 yıllık yayın serüvenini, matbaacılığın dönüşümünü, yerel basının sorumluluğunu ve Eğirdir Gölü’nün yaşadığı çevresel tehdidi çarpıcı ifadelerle anlattı.
Programda sözlerine Eğirdir’den sevgi ve selam göndererek başlayan Abdullah Sinan, Akın Gazetesi’nin merhum babası Ali Sinan tarafından 11 Ocak 1971’de kurulduğunu hatırlattı. Gazetecilikle çok küçük yaşlarda tanıştığını belirten Sinan, “11 yaşındayken hurufatla, kurşun harflerle tanıştım. Tipo baskı makinelerinin sesi, matbaa boyasının kokusu ve gazete kâğıdının ipeksi dokusu çocukluğumun bir parçası oldu” dedi.
Kurşun Harflerden Dijital Baskıya Uzanan Yolculuk
Yerel basının emek ve sabır isteyen geçmişine değinen Sinan, kurşun harflerle yapılan dizgilerin ne denli zahmetli olduğunu örnekleriyle anlattı. Her harfin yerinin ezbere bilinmesi gerektiğini, yapılan küçük bir hatanın ertesi gün büyük zaman kaybına yol açtığını ifade eden Sinan, 1978 yılında matbaaya gelen entertip dizgi makinasının Anadolu basını için adeta bir devrim olduğunu vurguladı. 1990’lı yılların sonlarında ise Akın Gazetesi’nin ofset ve dijital baskı teknolojisiyle tanıştığını belirtti.
“Kurucumuzu Kaybettik” Manşeti Gözyaşlarıyla Atıldı
Konuşmasında duygusal anlar da yaşayan Abdullah Sinan, 1983 yılında babası ve gazetenin kurucusu Ali Sinan’ı bir kalp krizi sonucu kaybettiklerini hatırlatarak, “O gün ‘Kurucumuzu kaybettik’ haberini gözyaşları içinde dizip yayımladım” sözleriyle mesleğin kendisi için sadece bir iş değil, bir hayat olduğunu dile getirdi.
80 Bin Sayfalık Arşiv: Bir Kentin Belleği
Akın Gazetesi’nin bugün bir gazeteden öte, bir kent arşivi niteliği taşıdığını vurgulayan Sinan, Türkiye’de belki de ilk kez gazete arşivlerini dijital ortama açtıklarını söyledi. Yaklaşık 80 bin sayfanın taranarak internet üzerinden erişime sunulduğunu belirten Sinan, “1971’den bugüne Eğirdir’de yaşanan her gelişmeyi; Eğirdir Gölü’nün su seviyesinden elma rekoltelerine, seçim sonuçlarından sağlık verilerine kadar her şeyi arşivimizde bulmak mümkün” dedi.
Akın Gazetesi: Aileyle birlikte büyüyen ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir değer
Akın Gazetesi’nin 55 yıllık yayın hayatının sadece bireysel bir çabanın ürünü olmadığını vurgulayan Abdullah Sinan, bu uzun soluklu yürüyüşte en büyük desteği ailesinden aldığını da dile getirdi. Sinan, eşi Nilgün Sinan’ın 1997 yılından bu yana Akın Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürü olarak görev yaptığını belirterek, “En büyük desteğim, sağ ve sol kolum, hatta beynim” sözleriyle emeğini ifade etti. Sürekli basın kartına sahip olan Nilgün Sinan’ın, gazetenin yayın çizgisinin korunmasında ve kurumsal kimliğinin sürdürülmesinde önemli rol oynadığına dikkat çekti.
Aile yaşamına da değinen Abdullah Sinan, iki evlat sahibi olduklarını ifade ederek "İki evladımız var. Kızım Elif çocuk doktoru, oğlum Ali yüksek mimar. Eşim her zaman "benim üç çocuğum var" diye söyler. Üçüncü çocuk da Gazetemiz Akın... " ifadelerini kullanan Sinan, Gazeteye duyulan bu güçlü aidiyetin bir simgesi olarak torununun adının da “Akın” olduğunu söyledi. Sinan, Akın Gazetesi’nin sadece bir yayın organı değil, aileyle birlikte büyüyen ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir değer olduğunun altını çizdi.
“Hiçbir Zaman Gücün Yanında Olmadık”
55 yıl boyunca birçok hükümet ve iktidar gördüklerini ifade eden Abdullah Sinan, yayın çizgilerinin değişmediğinin altını çizdi. “Hiçbir zaman gücün yanında olmadık, her zaman halkımızın yanında olduk. Yerel basın olmanın bilinciyle vatandaşın gözü, kulağı, dili olmaya çalıştık” diyen Sinan, kırmızı çizgilerinin Cumhuriyet, Atatürk, bayrak, vatan ve inanç değerleri olduğunu vurguladı.
Eğirdir Gölü İçin Acil ve Radikal Önlem Çağrısı
Programın önemli başlıklarından biri de Eğirdir Gölü oldu. Sinan, Türkiye’nin ikinci büyük içme suyu kaynağı olan gölün kritik seviyenin altına indiğini, Hoyran Gölü’nden ayrıldığını ve adeta can çekiştiğini belirterek, “Bu göl sadece Eğirdir’in değil, Türkiye’nin ve dünyanın ortak değeridir. Çok acil, radikal önlemler alınmazsa geri dönüşü olmayan bir süreçle karşı karşıyayız” dedi.
Göldeki su kaybının Boğazova’daki elma üretimini de doğrudan etkilediğini ifade eden Sinan, son iki yıldır ciddi sulama sıkıntısı yaşandığını, pek çok elma bahçesinin kuruduğunu ve bunun Eğirdir ekonomisini tehdit ettiğini söyledi.
Sinan "Elma üreticisi yanı sıra, soğuk hava ve paketleme tesisleri de zor durumda... Gölümüzün eski seviyelerine gelmesi için, dediğim gibi radikal önlemlerin bir an önce alınması gerekiyor." dedi.
Genç Gazetecilere Altın Öğütler
Gazeteciliğe yeni başlayan gençlere de seslenen Abdullah Sinan, “Doğru tektir. Haberinizi mutlaka araştırın, teyit edin. Çıkar peşinde koşmayın, kırılın ama eğilmeyin, kaleminizi asla satmayın” sözleriyle mesleki etik vurgusu yaptı.
Arşivler Kent Müzesi’ne, Matbaa Malzemeleri Üniversiteye
Sinan, Akın Gazetesi arşivini ileride kurulacak bir Kent Müzesi’ne vermek istediğini, kurşun harfler, klişeler ve matbaa ekipmanlarını ise Süleyman Demirel Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne hibe etmeyi planladığını açıkladı. Amaçlarının, genç iletişimcilerin mesleğin hangi aşamalardan geçtiğini yerinde görmesi olduğunu söyledi.
Programın sonunda dinleyicilere de çağrıda bulunan Abdullah Sinan, Davraz Kayak Merkezi’nin Eğirdir’e olan yakınlığına dikkat çekerek, herkesi Eğirdir Gölü manzarası eşliğinde Davraz’da kayak yapmaya ve Eğirdir’i yakından tanımaya davet etti.
- Emel TURAN KARTAL