GÜZEL KIBRIS’IM
Akdeniz’in ortasında bir inci
Sevincim artınca artar sevinci
Lefkoşe, Magusa, Erenköy, Girne
Ayrılık tuz, biber körpe geline
Hava köprüsüyle elim elinde
Acın yüreğimde her seferinde
‘Yavru vatan’ adı sevgiye eştir
Her bireyi birer candan kardeştir
Güneyden el eder güzel Kıbrıs’ım
Özlemi arttıkça nazlanan kızım
Yüzyıllar gözümde, gönlümdesin sen
Yanındadır anavatan dilersen.
Muhsin DURUCAN
İnternet ortamında gördüğüm Tülin Berova, en güzel Kıbrıs yüzü olarak görünmektedir. Hoşgörüsüne sığınarak şiirimle birlikte sayfama almayı uygun buldum.
Kıbrıs’a gittiğimde tanışmayı isterdim.
*
Kıbrıs’ın güzide bir gazetecisi ve şairi: İlter Veziroğlu
Kıbrıs’ın güzide kalemlerinden biri de İlter Veziroğlu’dur. Çocuk denecek yaşta yazarlık mesleğinde atılan Veziroğlu, Atatürkçü kimliğiyle ön plana çıkmaktadır. 80 yıla yaklaşan bir yaşamın her anı Atatürk’le iç içedir.
Yazarın diğer bir netliği de gazeteci kimliğidir. O, yüzlerce gazete ve dergide yazdığı köşe yazılarıyla, oluşturduğu özel sayfalarıyla ve haberleriyle Kıbrıs Türklüğünün haklı davasını bitmek bilmeyen bir enerji ile dünyaya duyurmak istemiştir.
Yazarın diğer bir yönü de şairliğidir. Yazdığı yüzlerce şiirin ana konusu Atatürk sevgisi ve yalnızlıktır. O bütün bu vasıflarını, köşesine çekildiği odasından, Facebook aracılığıyla devam ettirmektedir. Çok iyi bir sosyal medya kullanıcısı olarak, sayısı binleri bulan fotoğraf, şiir yayınlamaktadır. Bu fotoğraflar ve şiirler, sosyal medyada Kıbrıs Türk kültürünün önemli bir arşivi konumundadır.
Eşim ve kızımla geçmişte Kıbrıs’a turla geziye gittiğimizde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) ana uluslararası havalimanı Ercan Uluslararası Havalimanı'na indik. Türkiye Başkonsolosunu ziyaret ettik. Bizi gezdirdi. Şehidimizin evi içimizi burktu!
Oradan Girne ilçesine geldik. Bize gösterilen Şendeniz (Ya da benzer adıyla bilinen Denizkızı / Sendeniz) oteli, Girne ilçesinin Karaoğlanoğlu / Alsancak bölgesinde konakladık.
Sonraki gün Gazimağusa kentine gittik. Namık Kemal Müzesini gezdik ve etkilendik! Namık Kemal buruya sürgün edilmişti.
(Vatan yahut Silistre adlı tiyatro oyununun İstanbul’da sahnelenmesinden sonra oluşan siyasi tepkiler nedeniyle Gazimağusa’ya (Kıbrıs) sürgün edilmiş ve burada 38 ay boyunca kalebent (kaleyle sınırlı mahkûm) olarak kalmıştır. V. Murad’ın affıyla 3 Haziran 1876'da serbest bırakılmış ve 29 Haziran 1876’da İstanbul’a dönmüştür.)
Namık Kemal’in KKTC Gazimağusa'daki (Mağusa) Namık Kemal Zindanı ve Müzesi duvarında yer alan ve en bilinen dizeleri şu şekildedir:
Zâlim olsa ne rütbe bî-pervâ
Yine bünyâd-ı zulmü biz yıkarız!
Merkez-i hâke atsalar da bizi
Küre-i arzı patlatır çıkarız!
Namık Kemal’e ait bu kıtânın günümüz Türkçesi anlamı şu şekildedir:
Zalim ne kadar korkusuz/pervasız olursa olsun,
Biz yine de zulmün binasını/temelini yıkarız!
Bizi dünyanın (yerin) merkezine atsalar bile,
Yerküreyi patlatır yine de çıkarız!
Oradaki parkta oturduğumuzda derin duygulara daldım ve gözümden akan yaşlara engel olamadım.
Girne Orduevi’nde yemek yedik. Çorlu’da teftişini yaptığım bayan öğretmenle ve orada görevli albay eşi ile tanıştık.
Uygun zamanda İlter Veziroğlu ile görüştük. Evlerine konuk edildik ve oğlunu tanıdık. Evlerinde yemeklerini yedik. (Sonraki yıllarda eşinin rahmetli olduğunu ve Mersin’e yaşayan Kıbrıslı bir bayanla evlendiklerini öğrendim.)
Görevlilerden izin alarak yasak bölgeye girdik. kıyıdaki Orduevi’nde oturduk. Baklavalarımızı yedik. Denizin görünümü ve suyun kıyıya vuran sesi kulaklarımıza hoş geldi!
Takip eden saatlerde uçakla İstanbul’a döndük.
*
Yazımızı okurlarımın beğeneceği bir şiirimle nakışlamak isterim.
Akdeniz’in ortasında bir inci
Sevincim artınca artar sevinci
Lefkoşe, Magusa, Erenköy, Girne
Ayrılık tuz, biber körpe geline
Hava köprüsüyle elim elinde
Acın yüreğimde her seferinde
‘Yavru vatan’ adı sevgiye eştir
Her bireyi birer candan kardeştir
Güneyden el eder güzel Kıbrıs’ım
Özlemi arttıkça nazlanan kızım
Yüzyıllar gözümde, gönlümdesin sen
Yanındadır anavatan dilersen.
Muhsin DURUCAN