Haberin Tarihi:
14.12.2013 08:54:00
- Okunma Sayısı:5020
defa okundu.
Eğirdir esnafı ile ilgili kötü şöhretin haklı mı haksız mı olduğuna dair bazı analizleri sizlerle paylaşmak isterim
ESNAF ANALİZİ ve YENİDEN YAPILANMA
Adem KAYAN
CHP Eğirdir Belediye Başkan Adayı
Eğirdir
esnafı ile ilgili kötü şöhretin haklı mı haksız mı olduğuna dair bazı
analizleri sizlerle paylaşmak isterim.
Çünkü ortada giderek kaybolmaya yüz tutan bir esnaf sınıfı vardır ve
bunun sadece onların hata ve kusurlarından kaynaklandığını düşünmek bana
insafsızlık olarak görünüyor.
Analiz
için eldeki verileri eksiksiz toparlamak gerekiyor. Çünkü dedikodularla yapılacak bir analiz
hatalı olacağından alınacak önlemler de pek hayrımıza olmayabilir. Bunun için bazı hipotezlerin durumunu
incelemek gerekiyor.
1.
Eğirdir Esnafı Yabancıyı Sevmez: Bu hipotez doğru olsaydı ŞOK, MİGROS gibi
alışveriş merkezleri Eğirdir'e giremezdi. Eğer hipotez doğru ise bu AVM lerin
açılmasına neden olan oda başkanlığı ve Belediye Başkanlığının bazı menfaatler
karşılığında bu AVM lere ortam hazırladığı düşünülebilir.
2.
Eğirdir Esnafı Profesyonel Değildir: Bu konuda ileri sürülen en geçerli gerekçe
esnafın çoğunluğunun geçimini esnaflık dışındaki tarımsal ve hayvansal üretim
dallarından karşıladığı, paraya ihtiyacının olmaması nedeniyle müşterilere
fahiş fiyatlarla satış yaptıklarıdır. Bu
konuyu derinlemesine araştırınca bazı bulgular ele geçebiliyor. Örneğin Urfa, Mardin gibi şehirlerden göç
ederek ilçeye yerleşen ve esnaflık yapan kişilerin cirolarının daha fazla
olduğu görülebiliyor.
3.
Isparta'nın Yakın Olması Esnafı Mağdur Ediyor: Esnafın bayilikleri
incelendiğinde Isparta ve Eğirdir'e dağıtım yapan şirketlerin aynı fiyatları
uyguladıkları görülebiliyor. Özellikle
veteriner ve tarım ilaçlarında durum böyledir.
Isparta'daki satış yerlerinin Eğirdir'e uzak olması aslında Eğirdir
veteriner ve tarım ilaçları satan esnafın lehine bir durum yaratmaktadır.
4.
Oda Yönetimleri Görevlerini Siyasi Bir Boyutta Yürütüyor: Aslında devletin korporatif
bir uzantısı olan odaların siyasal bir işlevi bulunmamaktadır. Ancak yönetimler seçilirken genellikle
siyasal bir hizbin ve çıkar çevresinin parçası olarak görüldüklerinden esnafla
ilgili sorunlar ortada kalabilmektedir.
Oda yönetimleri kendilerince kanaat önderliği yapmaya başladıklarında
esnaflar arasında bölünmeler de başlamaktadır. TÜSİAD - MÜSİAD çatışmasının bir
benzeri de taşrada görülmektedir. Girişimci İşadamları, Genç İşadamları gibi
topluluklar aslında sadece lobi yapmaktan başka işlevi bulunmamaktadır.
Sorun
nasıl aşılabilir?
Burada
oda başkanları kendilerine atfedilen siyasal profili baştan reddederek yasalar
kapsamında kendisine verilen görevleri tarafsız olarak sürdüreceğini sıkça ilan
etmek zorundadır. Ben şahsen Eğirdir'de
oda başkanlarının kendilerinin siyasal bir kanadı desteklediğini
gözlemlemedim. Ancak bazı ortamlarda
siyasal görüşlerini paylaşmaları esnafın ve halkın algısını
etkileyebilmektedir. O halde siyasal bir
figür haline gelmiş yöneticilerin bir şekilde bu görevlerde kalmaları Eğirdir
esnafı ve halkı için zararlıdır. Çünkü
esnafla ilgili sorunların çözümlenmesinde ahbap çavuş ilişkisi ciddi bir engel
olarak karşımıza çıkabilir. Belediye
Başkanları ve Kaymakamlık; oda yönetiminin siyasal bir yaklaşımla görev yapmalarına
engel olabilecek bazı kontrol mekanizmalarına sahiptir. İşte önümüzdeki dönemde
bu mekanizmalar devreye sokulacaktır.
5.
Kaymakamlık ve Bürokrasinin Eksiklikleri: Sözkonusu eksikliklerin bir kısmı
kaymakamlığın yapısından bir kısmı da siyasi kanadın etkilerinden
kaynaklanmaktadır.
Bölgedeki
turistik tesislerin hiçbirisinin turizm belgesine sahip olamayışı kaymakamlık
ve bürokrasinin konuyla ilgili yeterli gayret sarf etmediğine işaret
etmektedir. Ancak kaymakamlığın bu
eksikliğini giderebilmesi için Belediye Başkanı ve merkezi idarenin üs
makamlarıyla ciddi bir diyalogunun bulunması gereklidir.
Diğer
taraftan bazı işletmelerin denetimi sonrasında oda veya Belediye Başkanlarının
aracılık ederek bir bakıma siyasi etki altına girmeleri sözkonusudur. Böylesi
durumlarda belediye ve oda başkanlarının kaymakamlığı etki altında bırakmaları
Eğirdir esnafının geleceği için ciddi sakıncalar taşımaktadır.
Kısacası;
Kaymakam, Belediye Başkanı ve Oda Başkanları kendi sahalarında görevlerini
eksiksiz yaparlarken birbirlerini desteklemeyi de ihmal etmemelidirler.
6.
Belediyenin Bölgesel ve Siyasal Bir Etki Mekanizması Haline Dönüşmesi: Aslında
bu başlık iyi kullanıldığı hallerde yararlı bile olabilir. Mesela Eğirdir Gölü sorumluluğunun
üslenilmesi ve bundan hareketle birçok bölgesel projenin Eğirdir merkezli
yürütülmesi Eğirdir Halkı için bulunmaz bir nimettir. Ancak Belediye böylesi bir sorumluluk
yüklenmektense çoğunlukla siyasal etki ile rant sağlamayı tercih edebilmiştir.
Belediye
ve Oda Başkanları aynı siyasal görüşe hakim oldukları zaman esnaf odasının etki
alanı genişlemiş, Gelendost, Aksu gibi ilçelerde baskı ve etki mekanizmaları
şeklinde çalışmıştır. Hükümetle aynı doğrultudaki belediye başkanlarının
varlığında ise valilik makamları Eğirdir Belediye Başkanları ile daha sıkı
işbirliği aramışlar, hatta askeri makamlar bile böylesi manipülasyonlara alet
olabilmiştir.
Belediye
Başkanları siyasal bir baskı ve rant mekanizması olmaktan daha çok,
kaymakamlık, oda başkanlıkları ve diğer yönetsel mekanizmalarla işbirliği
yapabilirse bundan en çok halkımız ve esnafımız kârlı çıkabilecektir.
SONUÇ
VE DEĞERLENDİRME:
Eğirdir'de
ciddi bir koordinasyon ve liderlik sorunu vardır. Sözkonusu sorunları aşarken kararlı ve
kurumsal bir liderlik ve eksiksiz bir koordinasyon sorunların çözümünde ilk
koşul olarak görülmektedir. Diğer sorunlarda teşhis hata ve eksiklikleri
olabilir. Ancak bu teşhis hata ve eksikliklerin yerel esnafı bitirmesine ve
halkın ızdırap çekmesine daha fazla izin verilmemelidir. Yani derhal konuya girmeli ve bu sorunun
çözümü için birşeyler yapılmaya başlanmalıdır.