YEŞİLADA CAMİSİNİN TARİHİ

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,YEŞİLADA CAMİSİNİN TARİHİ
Haberin Tarihi: 6.8.2026 11:04:47 - Okunma Sayısı:103 defa okundu.

Araştırma: Prof. Dr. Eşref Adalı

YEŞİLADA CAMİSİNİN TARİHİ

 

Eğirdir’in mahallesi olan Yeşilada’da 1924 yılında 100 Ortodoks ve 80 Müslüman ailenin yaşadığı bilinmektedir. Lozan Antlaşmasının sonucu olarak Anadolu’daki Ortodokslar Yunanistan’a; Yunanistan’daki Müslümanlar Türkiye’ye göç etmişlerdir. Bu çerçevede Yeşilada’daki 100 Ortodoks aile Yunanistan’ın Pire kentine gitmişler; Selanik sancağının Kesire kasabasından 12 aile Yeşilada’ya gelmiştir.

Bölge Hamitoğlu Beyliğinin yönetimine geçtiğinde Yeşilada’da Ortodokslar yaşıyorlardı. Zaman içinde adaya çevre kasabalardan Müslüman aileler göçmüştür. XVII. Yüzyıla gelindiğinde Müslüman nüfusu artmış ve bir cami gerekmişti. Ortodokslar kullanmadıkları Kız kilisesini Müslümanlara hediye etmişlerdir. Ahşap kilisenin batı tarafına bir minare yapılır. Kilisenin camiye çevrilmesi ve bu camide Cuma ve bayram namazlarının kılınabilmesi için gerekli beratII. Osman (Genç Osman) tarafından 1618 yılında verilmiştir. Böylece camiye dönüşümü onaylanmış, camide Cuma ve Bayram namazlarının kılınabileceği açıklanmıştır.  Yakın zamanlara kadar camide asılı olan bu berat şu an kayıptır. Ankara Devlet Arşivinden bulduğumuz kaydın içeriği Resim-1’de görülmektedir.

Kız kilisesinden çevrilmiş olan cami 1941 yılına gelindiğinde harap durumdadır ve ada halkı yıkıp yerine bir cami yapmaya karar verir. Ahşap bina yıkılır ancak minaresi bırakılır. Yeni caminin yapımı 1941’den 1946 yılına kadar sürer, çünkü II. Dünya savaşı sürmektedir ve adanın delikanlılarının tümü askerdir.Cami doğal olarak eski kilisenin temelleri üzerine oturtulur; bu arada kıble yönünü belirlemek için uzmanlardan yardım alınır. Caminin inşaatında adanın kadın ve erkekleri güçlerinin elverdiği ölçüde birlikte çalışırlar. Caminin yapımı için gerekli olan taşlar halkın evlerinden toplanır. Ortodoksların bıraktığı evlerden hiçbir şey alınmaz. Ada dışında önerilen maddi yardımlar da kabul edilmez.

Caminin mimarisi konusunda iki görüş ortaya çıkar: Düz çatı ya da kubbeli mimari. Bu konuda oylama yapılır ve kubbeli yapı benimsenir. Caminin yapıldığı dönemde bölgede kubbeli cami yoktur. Kubbeyi yapabilmek için Afyon’dan usta getirilir. Ustanın gözetiminde adanın ustaları kubbeyi yaparlar.

Caminin görkemli minberi adalı Hamza Ataalkın ve Abdullah Vural tarafından yapılmıştır. Vural’ın anlattığına göre minber yapımında tek bir resimden yararlanmışlardır ve bu minber hayatlarında yaptıkları ilk minberdir.

Eski ahşap caminin kısa olan minaresi caminin boyutlarına uygun olması için Hüseyin Uzun’un maddi katkılarıyla yükseltilmiştir.

Kubbede Nur, altında Fetih suresi yazılıdır. Kubbenin eteğinde, çepeçevre Yasin suresi ve mihrap çevresinde Ayet el-Kursi yazılıdır. Ayrıca dört halifenin adları kubbe çevresinde bulunur. Bu hatları 1952 yılında Ispartalı hattat Hilmi Muhammed yazmıştır.

Hatların yazıldığı zamanda üst taraftaki pencereler vitraylarla bezenmiştir. Cami 1946 yılında ibadete açıldığında ada halkı cami için özel dokuduğu halıları camiye sermiştir. Günümüzde bu halıların yerine, hiçbir değeri olmayan fabrika halıları serilmiş, halkın hediyesi halılar satılmıştır.

1970’li yıllarda camide önemli onarım çalışmaları sürdürülmüştür. Bu çalışmalar sırasında iyi şeylerin yapılmasına karşın caminin hatları ile hiç uyuşmayan bazı yazılar eklenmiştir. Kızıl Kutup Camisi olan adı 1975 yılında Yeşilada Camisi olarak değiştirilmiştir.

Osmanlı döneminde camide namaz kıldıran imamlar hiçbir ücret almazlardı ancak Cuma ve Bayram hutbelerini padişah adına okuyacak hatiplere yetki belgesi olarak berat verilirdi.Ada camisinde hutbe okuyabilecek hatiplere verilen beratlardan birincisi (Resim-3) 1788-89 yıllarında İbrahim Halifeye, ikincisi (Resim-4) 1895 yılındaki Küçük Mehmet’e verilmiştir. Bu belgelerde adanın adı Nis ve caminin adı Kızıl Kilise olarak geçmektedir. II: Osman’ın beratında ise caminin adı Kız Kilisesi olarak geçmektedir.

 
   

 

 

 

 

Beratların günümüz Türkçesi ile açıklamaları şöyledir:

İbrahim Halife’ye verilen berat

Eğirdir kazasına bağlı Nis adasında bulunan Kızıl Kilise diye bilinen camide (günlüğü) 2 akçe karşılığında İbrahim Halife adındaki görevli tarafından yürütülen ve kendisine Yüce Osmanlı adına, Seyyid Abdullah tarafından eski belgesine istinaden yeni bir görev yetki belgesi verilerek, adı geçen Seyyid İbrahim Halife söz konusu camiye giderek yine günlüğü 2 akçe karşılığında görevine başlasın ve devam etsin.

Mahalle halkı, cami cemaati ve çevrede yaşayanlar şunu bilsinler: Alamet-i şerifeme itimat kılalar (yani: Atama emrine, mührüme imzama güvensinler)

(12 Zilka’da 1203)

 

Küçük Mehmet’e verilen berat

Mülhak vakıflardan Eğirdir kazasına bağlı Müslüman oğulları adasında bulunan ve Kızıl Kilise diye bilinen cami vakfiyesinden olmak üzere günlük bir akçe ile hitabet görevinin verilmesine ilişkin karar üzerine işlem anında, mahkeme sonucu ilâm gereğince mezkur cihete hizmeti gereği Osman oğlu İbrahim sorumluluğunda bulunan Küçük Mehmed’i bugün olgunluk yaşına girerek, görev yapmaya gücünün olmadığının kaldırılarak, kendisinden önce görev yapan kişinin ölmesinden dolayı, sınav sırasında bu görevi yapmaya yetkili olabileceği kanaatine varılan Hafız Salih tarafından da ehliyetli olduğu onanarak kendisine yeterlik belgesi verilen; vakıflar gözetiminde 1302 senesi Safer ayında verilen bu belge gereğince söz konusu kişinin bu göreve getirilmesini uygun görerek bu beratı verdim ve şöyle dedim: Söz konusu şahsın görevlendirilmesi ve yararlı görev yapması şartıyla yetkili kılınmıştır.

25 Rebiül Ahir 1312

 

 

 

Bu Haberi Paylaş


  • eğirdir,egirdir haber,akın gazetesi
  • eğirdir,egirdir haber,akın gazetesi

Yorum Yap