Öğrencilere 'Sınav Kaygısı ve Başa Çıkma Yöntemleri' Anlatıldı

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,Öğrencilere 'Sınav Kaygısı ve Başa Çıkma Yöntemleri' Anlatıldı
Haberin Tarihi: 15.10.2018 15:23:07 - Okunma Sayısı:498 defa okundu.

Dr.Öğt. Üyesi Ümit Işık, öğrencilerin sınav zamanı yaklaştıkça kaygılandıklarını, bu yoğun kaygının başarıyı düşürdüğünü söyledi.

Öğrencilere 'Sınav Kaygısı ve Başa Çıkma Yöntemleri' Anlatıldı

SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Dr.Öğt. Üyesi Ümit Işık, tarafından Isparta Fen Lisesi son sınıf öğrencilerine düzenlenen konferansla  'sınav kaygısı ve başa çıkma yöntemleri' anlatıldı. 
Sınava girecek öğrenciler için önem taşıyan konular hakkında bilgiler veren Dr.Öğt. Üyesi Ümit Işık, öğrencilerin sınav zamanı yaklaştıkça kaygılandıklarını, bu yoğun kaygının başarıyı düşürdüğünü vurguladı. Işık, yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:

“Hayatımızın sınavlara girmek üzerine kurgulandığı ve akademik başarımızın çoktan seçmeli sınavlar ile sınırlı bir sürede ölçüldüğü eğitim sistemimizde kaygı yaşamadan sınava girmek mümkün gözükmemektedir. Kaygı, kişinin bir uyaranla karşılaştığında yaşadığı bedensel, duygusal ve zihinsel aşırı uyarılmışlık halidir. Sınav kaygısı ise bu aşırı uyarılmışlık halinin sınavdan önce, sınav esnasında ve sınavdan sonra yaşanmasıdır. Kaygı bizleri tehlikelerden koruyan tehlikeye yaklaşmamızı engelleyen doğal duygusal reaksiyonumuzdur. Bu nedenle bir düzeye kadar olan “kaygı hali” insan için yararlıdır ve yaşamın düzenli devam etmesine katkı sağlar. Sınav başarısından kaygı duymak, sınav sonucunu önemsemek kişinin sınava hazırlanması açısından bir dereceye kadar olması gereken ve yararlı bir durumdur. Ancak bu kaygının ortalamanın üzerine çıkması bir problem haline gelmesi kişinin hem günlük yaşantısı hem de sınav performansını olumsuz olarak etkiler. Sınav kaygısı her gün, sınavın öncesinde, sınav anında ve sınavdan sonra gözlenebilir. Bazı kişiler sınav yakın olmasa dahi sürekli olarak sınav performanslarını düşünerek kaygı duyarlar. Sınav yaklaştıkça doğal olarak bu kaygı daha da artar. Bir kısım kişilerin ise sınavdan hemen önce kaygıları yükselir. Bu kişilerin sınav esnasında da yoğun kaygı duymaları beklenen bir durumdur. Sınav öncesinde hiçbir sorun yaşamayan ancak sınava girdikten sonra yoğun kaygı hali yaşayan kişiler de vardır. Bunların sınav performansları oldukça düşer hatta sınavı yarıda bırakmak zorunda kalabilirler.

Aslında sınavın kendisi strese yol açmaz, sınavın kişi tarafından algılanış biçimi kaygıya neden olur. Sınav kaygısının pek çok nedeni vardır. Mükemmeliyetçi kişilik yapısı, kişinin kendisinden ve çevresinin öğrenciden beklentisinin yüksek olması, çalışma tekniğinin uygun olmaması, görev ve sorumlulukları ertelemek, başarısız olma korkusu, aşırı yorgunluk, uykusuzluk, yanlış beslenme ve olayları felaketmiş gibi algılama belli başlılarıdır. “Ne yaparsam yapayım başaramayacağım”, “Herkese rezil olacağım ”, “Annemin babamın yüzüne nasıl bakarım” ,” Sınavı kazanamazsam bu bir felaket olur” gibi sınava ya da kendisine yönelik hatalı düşünce kalıpları da yoğun kaygı yaşamalarına neden olan en büyük etkenlerdendir.

Biz de sınav kaygısının tedavisinde SDÜ Hastanemiz Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında sınav kaygısına yönelik bilişsel davranışçı terapi yöntemiyle, bireye özgü ve grup terapisi teknikleri uygulayarak sınav kaygısı yaşayan gençlerimize yardımcı oluyoruz. Sınav kaygısının bilişsel terapisinde danışanların kendi performansıyla ilgili olumsuz inançlarına, sınav sonucunun yakınlarına ve kendilerine etkileri üzerine olumsuz inançlarına ve anksiyete belirtilerine odaklanma ve performansın düşmesi gibi etmenlere değiniyoruz. Danışanlarımızla birlikte düşünce hatalarını ve olumsuz inançlarını tespit edip, uygun bilişsel tekniklerle otomatik düşüncelerin seçeneklerinde artma sağlama ve rasyonel yanıt geliştirme üzerine çalışıyoruz. Bu bilişsel yeniden yapılandırmaların yanı sıra danışanların sınav kaygısı ve stresle başa çıkabilmeleri için gevşeme egzersizleri, nefes egzersizleri, görselleştirme tekniği, düşünce durdurma tekniği ve olumlu benlik konuşması gibi teknikler uyguluyoruz. Danışanlarımıza bu uygun psikoterapi teknikleriyle kaygı ile baş etme kişiye öğretilip, kişinin kaygısını yönetmesini öğretiyoruz. Ancak bazı kaygının yoğun olduğu ve kişinin terapiye uyum sağlayamadığı durumlarda kaygı için ilaç tedavisi de gerekebiliyor ve ilaç tedavileri ile de yoğun kaygıyı azaltıp, kişiye motivasyonunu ve güdülenmesini sağlayan kaygı düzeyine indiriyoruz.”

Bu Haberi Paylaş



Yorum Yapabilmek Üye Girişi Yapmalısınız.