İzmir-Eğirdir Demiryolunun Tarihi Önemi

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,İzmir-Eğirdir Demiryolunun Tarihi Önemi
Haberin Tarihi: 9.2.2026 12:17:55 - Okunma Sayısı:84 defa okundu.

Recep BOZKURT yazdı...

İZMİR-EĞİRDİR DEMİRYOLUNUN TARİHİ ÖNEMİ VE

"İKİNCİ KONYA İSYANI"NDA (Delibaş İsyanı)

İNGİLİZLERİN AMACI VE HEDEFİ

 

İzmir'den başlayan ve Anadolu'yu  baştan başa geçerek Hindistan'a ulaşmayı amaçlanan  bu demiryolu hattı, 19.Yüzyılın en büyük, en önemli EMPERYAL projelerindendi.

1856 da ilk kazma Alsancak’ta vuruldu. Tam 56 yıl sonra - Burdur ve Isparta’ya uğramadan - 1912 yılında Eğirdir'e varıldı ve bu sıralarda  Anadolu'da İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, İtalya ve Amerika arasında "Demiryolları Savaşları" yapılıyordu. Birinci Dünya  Savaşı başlayınca topraklarımız üzerindeki bu kanlı "Emperyal Savaşlar" durdu. Eğer; Türk Milleti Kurtuluş Savaşını  kazanmasaydı İngilizler İzmir'den Eğirdir'e, Konya'ya, Basra'ya oralardan Hindistan'a; Almanlar Berlin'den Bağdat'a; İtalyanlar Antalya'dan Zonguldak'a; Fransızlar Samsun'dan Mersin'e; Ruslar Kafkasya'dan İskenderun'a; Amerikalılar Diyarbakır'dan Musul'a,Basra'ya -bu bölgelerin bütün yeraltı ve yerüstü zenginliklerini ele geçirirmek amacıyla- demiryolu yapacaklardı.

 

DELİBAŞ  İSYANI VE EĞİRDİR :

1920 yılı Milli Mücadelemizin en sıkıntılı, en buhranlı, en kanlı ve çok önemli olayların yaşandığı yıl olup, aynı zamanda kardeşin kardeşi boğazladığı günlerdi.

16 Mart 1920 de İstanbul işgal  edilmiş, bin bir engel ve zorluğa  rağmen  (Meclis toplanmadan 12 gün önce  Mustafa Kemal Paşa  ve arkadaşları  Şeyhülislam Dürrizade  Abdullah tarafindan yazılan ve Padişah  Vahdettin tarafından imzalanan bir fetva ile idama mahkum edildiler.)

 23 Nisan 1920 günü Büyük Milet Meclisi toplanıp  milletin kaderini ve geleceğini  eline almış; 10 Ağustos  1920 günü Osmanlı  Hükümetince kabul edilen ve Türkleri Anadolu'da yok etmeye yönelik  Sevr Antlaşması imzalanmış, ( 12 Ağustos  1920)

 Doğuda Ermenilerle savaşılmakta, İngiliz destekli Yunan kuvvetleri kanlı çizmeleriyle Anadolu içlerine ilerlemekte; yurdumuz dört bir yandan düşmanlarca  kuşatılmaktadır .

Diğer  yandan da Osmanlı Hükümetlerince Kuvayı Milliye karşıtı fetvalar düşman uçakları tarafından Anadolu'nun en ücra köşelerine atılmakta,   yurdun hemen her tarafında büyük bir kargaşa ve umutsuzlukla birlikte adeta "İÇSAVAŞ" yaşanmakta ve Milli Hareketleri boğmak  için  dört bir yanda  kanlı ayaklanmalar olmaktaydı.

Mustata Kemal Paşa'nın  dediği gibi: "Düşmanların, amaçlarına ulaşabilmeleri için bulduklar en güçlü araç, bizi birbirimize düşürmek"  olmuştu...

Tam bugünlerde, 02 Ekim 1920 günü Konya'nın Alibeyhöyüğü  Köyünde Delibaş  Mehmet adlı  bir asi etrafına  topladığı  eşkıya  ve asker kaçaklarıyla Çumra'yı bastı.

İngilizlerin altın,  silah ve her türlü desteğiyle kısa sürede Konya'dan Alanya'ya Eğirdir'den Sütçüler'e kadar geniş  bir bölgeyi kan ve ateş  içinde bırakmaya başladı.  (Kurtulus Savaşı  yıllarında  Ingilizlerin Anadolu'da çok  güçlü  bir casusluk örgütü vardi: "Black Jumbo". İçinde kimlerin olduğu bugün bile bilinemeyen bu örgüt, Milli Mücadelemize çok  zarar verdi).

 

" İkinci Konya İsyanı" olarak da tarihe geçen  bu ayaklanma, Türkiye Büyük Millet Meclisini en çok  uğraştıran  isyanlardan biridir.

Bu girişten  sonra gelelim yazımızın  başlığına:

İngiliz ve Yunanlıların  Anadolu'daki amaçlarına ulaşmada  İZMİR-EĞİRDiR TREN YOLU çok  önemliydi.  Çünkü  yurdumuzun Batı Bölgesi'ndeki tüm demiryollarının  denetimi, kullanımı  ellerindeydi. Bu yolun yalnızca  Köşk-Çivil-Dinar-Eğirdir Hattı Kuvayı  Milliye'nin denetiminde ve kullanımında  kalmıştı . Bu hattı  da mutlaka ellerine geçirmek istiyorlardı. İşte  tam nedenle Konya ve çevresindeki  isyancıları Eğirdir ve Isparta'ya yönlendirdiler. Delibaş İsyanı, giderek yayılıyor  bölgemizi derinden etkiliyordu.

Bunun üzerine Büyük Millet Meclisi, Albay Refet Bey'i (Bele) isyanın  bastırılmasında  görevlendirdi.

Batı  Cephesi'nde Yunanlılarla  savaşmakta  olan askerlerimizin büyük bir bölümünü  isyan bölgesine kaydırmak  zorunda kaldı.  Denizli-Dinar dolaylarında bulunan Demirci Mehmet Efe'yi de trenle Eğirdir'e  gönderdi.  Bu kuvvetlerimiz içinde Ispartalı  Mahmut Efe de görev aldı.

Yapılan  planlamaya göre  isyancılar iki yönden (Akşehir  ve Eğirdir üzerinden) kıskaç  altına alınacaktı.  Plan, 12 Ekim 1920 tarihinden itibaren uygulanmaya başlandı .

Isparta'da istiklal Mahkemeleri kuruldu.

Ekim ayı sonlarına  doğru  Eğirdir-Mahmatlar, Sorkuncak ve Karabağlar'a kadar gelen isyancılar, geçtikleri  yerlerde çok kan ve gözyaşı  dökülmesine neden oldular, çevreyi  yaktılar  yıktılar .

Türkiye Büyük Millet Meclisine bağlı  kuvvetler  ve yurtseverlerce bölgemiz  isyancılardan  temizlenmeye başlandı. Anamas ve Sütçüler  taraflarına kaçan isyancıların  büyük bir bölümü  yakalanarak idam edildi.

Bu isyanların nedeni Refet Bele'ye göre "

"...İngilizlerin  Anadolu'daki entrikaları ve ahmaklıkları sonucuydu..."

Demirci Mehmet Efe, Mustafa Kemal Paşa'ya  çektiği  telgrafta yazdığına göre bu isyanlar  "İstanbul Hükümeti'nin teşvik ve tertipleri ile çıkmıştır.. ." denilmekteydi.

Millet Meclisi Başkanı  Mustafa Kemal Paşa'nın Büyük Nutuk'ta    anlattığına  göre Anadolu'nun dört bir yanında çıkan  bu boğucu  isyan dalgaları Ankara'daki karargahın  kapılarına  kadar gelmişti. (Gazı Mustafa Kemal ATATÜRK''ün bugünlere ışık tutan, yol gösteren  emperyalizm konusundaki söylev ve demeçlerini her yurtsever mutlaka okunmalıdır.)

1920 yılı çok zorlu geçmiş, çok büyük acılar  yaşanmış; Milli Mücadelemiz daha  işin  başında çok  büyük tehlikeler atlatmış ; Bölgemiz de bundan çok etkilenmişti .

Delibaş İsyanı'nından sonra Göller  ve Güller Yöresi halkı  güven içinde yaşamaya  başladı. Milli Kurtuluş  Harekatına  mallarıyla, canlarıyla  katıldı . İzmir Demiryolu Hattının  yönetimi  en güvenli yer olan Eğirdir'e  taşındı.

VE BU DEMİRYOLU HATTI, BAŞKOMUTANLIK MEYDAN SAVAŞI'NIN VE BÜYÜK TAARRUZ'UN KAZANILMASINDA ÇOK ÖNEMLİ, ÇOK DEĞERLİ VE ÇOK BÜYÜK YARARLARI  OLDU.

 Yöre halkı da bu toprakların VATAN olmasına çok büyük katkılarda  bulundu.

 

Yazımızı bir "Kıssadan Hisse" ile bitirelim: Milli Mücadele yıllarında  Eğirdir Müftüsü  olan ve bu görevini  1951 yılına  kadar sürdüren, BEYAZ ŞERİTLİ İSTİKLAL MADALYASI  da bulunan büyük yurtsever HÜSEYİN  HÜSNÜ  EFENDİ'nin (Tığlı) Eğirdir Hızırbey  Camisinde yaptığı unutulmaz konuşmalarından kısa bir bölümle noktalayalım:

"KARDEŞ KARDEŞE  DÜŞTÜĞÜNDE BOĞAZDAN  TATLI LOKMA GEÇMEZ; BAŞ DA YASTIK GÖRMEZ..." ( Eğirdir'in ünlü "MAŞACIHOCA" lakaplı Ali Riza Ünal'la yapılan konuşmalardan )

- Eğitimci-Yazar RECEP BOZKURT

 

KAYNAKLAR:

1-Türk İstiklal Harbi-iÇ AYAKLANMALAR (1919-1921)- Genelkurmay

Basımevi. Ankara - 1964

2-Gizli Oturumlarda Atatürk'ün Konuşmaları- Sadi Borak, Çağdaş  Yayınlan , 1977

3- Hafız İbrahim Demiralay Hatıratı, Isparta'da Milli Mücadele ile İlgili Belgeler-Yayına Hazırlayanlar  Prof. Dr Bayram  Kocaman ve Hasan Babacan, Göltaş Kültür Dizisi, Isparta-1998

4-Milli Mücadele'de Denizli Isparta ve Burdur Sancakları- Prof. Nuri Köstüklü - Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara-1999

5-EMPERYALİZMİN  Türkiye'ye Girişi-Orhan Kurmuş-Yordam Kitap-2007

6- İzmir Demiryollar-A Nedim Atilla, İzmir Büyükşehir  Belediyesi-2014

7 -Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda  EĞİRDİR-Recep Bozkurt-Birinci Basım Eğirdir Belediyesi-2007 , ikinci Basım- İzzet Tığlı  Ailesi-2014

Bu Haberi Paylaş



Yorum Yap