SİLAH ARKADAŞLIĞI VE HİYERARŞİ OLMADAN OLMAZ!...

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,SİLAH ARKADAŞLIĞI VE HİYERARŞİ OLMADAN OLMAZ!...
Haberin Tarihi: 13.5.2026 09:23:44 - Okunma Sayısı:90 defa okundu.

Zafer Partisi Eğirdir İlçe Başkanı Emekli Albay Hasan Kurtay, söz konusu atamanın yalnızca bir bürokratik tercih olmadığını, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin temelini oluşturan hiyerarşi ve aidiyet duygusunu zedeleyen ciddi bir kırılma olduğunu savundu.

SİLAH ARKADAŞLIĞI VE HİYERARŞİ OLMADAN OLMAZ!...

Devlet yönetiminde liyakat tartışmaları sürerken, Milli Savunma Bakanlığı’nda yapılan bir atama kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Henüz 33 yaşındaki bir kaymakamın, askeri hiyerarşide Tümgeneral seviyesine denk kabul edilen kritik bir göreve getirilmesi; yıllarını cephede, kışlada ve komuta zinciri içinde geçiren askerler açısından “silah arkadaşlığı”, tecrübe ve liyakat kavramlarını yeniden gündeme taşıdı. Zafer Partisi Eğirdir İlçe Başkanı Emekli Albay Hasan Kurtay, söz konusu atamanın yalnızca bir bürokratik tercih olmadığını, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin temelini oluşturan hiyerarşi ve aidiyet duygusunu zedeleyen ciddi bir kırılma olduğunu savundu.

Zafer Partisi Eğirdir İlçe Başkanı Hasan Kurtay, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Mayıs 2026’da yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile aslen Rize’li olduğu ileri sürülen 33 yaşındaki Kaymakam Zikrullah Erdoğan, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü görevine atanmıştır.

Bu atamanın, ‘’Tümgeneral oldu’’ şeklinde konuşulmasının temel sebebi, Zikrullah Erdoğan’ın atandığı makamın askeri hiyerarşide Tümgeneral kadrosuna denk olmasıdır.

Normal şartlarda bir subayın Tümgeneral rütbesine ulaşabilmesi için; yaklaşık 30 yıllık kıdem alma aşaması ve askeri tecrübe kazanması gerekmektedir.

Harp Okulu dönemi ile beraber Teğmen – Albay ve devamında Tuğgeneral  kıdemleri arasında geçen yıllar, yaklaşık 50-55 yaş ve üzerinde Tümgeneral rütbesine ulaşmayı sağlamaktadır.

33 yaşında bir sivil bürokratın bu kadroya atanması; liyakat, askeri hiyerarşi ve askeri tecrübe eksikliği hususlarında çok büyük bir handikaptır.

Tümgeneral  rütbesine gelinceye kadar sırasıyla: takım, bölük, tugay, alay, tümen komutanlıkları gibi çok önemli görevler ve bu görevlerin her aşamasında uygulanan:  atış, eğitim, spor, tatbikatlar, nöbet görevleri, denetleme hazırlıkları ve icrası, vatanın korunmasında riskli görevler, can pahasına yapılan operasyonlar değerlendirildiğinde;  yapılan bu atamanın, askeri hiyerarşi ve  liyakat esaslarına uymayarak,  toplum nazarında büyük tepkilere yol açtığı görülmüştür.

Askerlikte ‘’Silah Arkadaşlığı’’ dediğimiz; birlikte zorluklar yaşayan, ölmek pahasına aynı riski paylaşan insanlar arasında oluşan çok güçlü güven bağıdır. Bu bağ, zamanla birlik ve beraberlik ruhu oluşturur. Netice itibarıyla ortak hedefler  uğruna hareket eden askeri personel arasında güçlü bir aidiyet gelişir.

Silah arkadaşlığı; cesaret, sadakat ve dayanışmanın en üst düzeyde yaşandığı ve hayat boyu süren  bağların kurulması bakımından vatan savunmasının en önemli faktörüdür.

Bir orduyu ayakta tutan silah değil, hiyerarşiye olan inançtır. Bu inancın kaybedilmesi, ordunun direncini kaybetmesi  ve güçsüzleşmesi anlamına gelir.

Bütün bunlar ortadayken; askeri talim ve terbiye esaslarına göre yetişmeden, 33 yaşında kaymakamlıktan  Tümgeneral  kadrosu karşılığı makama atama yapılması, oldukça düşündürücü ve manidar değil midir?”

GÜÇLÜ DEVLETİN TEMELİ,  GÜÇLÜ ORDUDUR !...

Bu Haberi Paylaş



Yorum Yap