Hasta Gözü ile Meme Kanseri

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,Hasta Gözü ile Meme Kanseri
Haberin Tarihi: 25.10.2019 16:21:33 - Okunma Sayısı:544 defa okundu.

SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından düzenlenen ve alanında uzman hekimlerin halkla bir araya geldiği Halk Günleri’nin konusu ‘Hasta Gözüyle Meme Kanseri’ oldu.

Hasta Gözü ile Meme Kanseri

SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından düzenlenen ve alanında uzman hekimlerin halkla bir araya geldiği Halk Günleri’nin konusu ‘Hasta Gözüyle Meme Kanseri’ oldu.

Meme Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle Prof. Dr. Meltem Çetin, Prof Dr. Recep Çetin, Doç. Dr. Bülent Çetin, Dr. Öğr. Üyesi Dudu Dilek Yavuz, Dr. Öğr. Üyesi Emine Elif Özkan ve Dr. Öğr. Üyesi İsmail Zihni moderatörlüğünde düzenlenen toplantıya konuşmacı olarak meme kanseri hastalığını yenen Saadet Özdere ve Meymune Özkan katıldı.

Hastalıklarının teşhis ve tedavi aşamalarında yaşadıklarını aktaran Özdere ve Özkan, her ne olursa olsun yaşamdan kopmamak gerektiğini ve morallerini yüksek tutarak bu hastalıktan kurtulduklarını anlattılar.

Hastalığın başlama sürecini anlatan konuşmacı Saadet Özdere, 1991 yılında çok erken safhada kendi yaptığı kontrolle fark ettiğini, sonrasında erken evre olarak hastalığı atlattığını söyledi.

Teşhis sonrasında bir radyoterapi dönemi geçiren Özdere, “Bu süreçte asla kendime neden ben demedim. Neden ben derseniz orada kalırsınız, mutsuz olduğunuz yerde durmak, duygularınızı tam olarak ifade edememek aslında bize verilen bu emanete iyi bakmamamız demek. Evet zor bir süreç geçirdik. Sonrasında yemek borusu kanseri geçirdim. Rutin kontrollerimi yaptığım halde 4. evre olarak karşıma çıktı. Ama yine neden ben demedim. Bundan daha iyi nasıl olurum dedim ve onun için neler yapmamız gerekir diye düşündüm ve odağımı değiştirerek hayatıma devam ettim. Yoğun bir kemoterapi döneminden sonra yine cesur ve güçlü olarak hayatıma devam ediyorum.  Ben bu hastalığı asla sırtımda bir kambur olarak taşımadım ve onlardan daha güçlü olduğuma inandım. Sorunlarınıza takılıp kalmadan hayatı daha güçlü olarak yaşayın. İnsanların mutlaka kendilerine ait bir hobilerinin olması gerektiğine inanıyorum. Boş durmayın evde kendinizi dinlemeyin, hayatlara dokunun, etrafınıza ve kendinize bu mutsuzluğu yaşatmayın bence bunu başarabilirsiniz. Naçizane bir tavsiyem var hayatınıza hayır kelimesini koyun ve duygularınızı, içinizden nasıl geliyorsa öyle ifade edin. Hayatta önce ben demeyi öğrenmelisiniz hayır kelimesi hayatta çok önemli kendinize iyi baktığınızda inanın siz güzelleşeceksiniz, etrafınız güzelleşecek, toplum güzelleşecek, dünya güzelleşecek”. dedi.

1991 yılında ameliyat olduğunu söyleyen Saadet Özdere, hayattan hiçbir zaman kopmadığını ifade etti. 1993 yılında bir kozmetik firmasında satış temsilcisi olduğunu bu alanda çok ilerlediğini belirten Özdere, bu başarılarından dolayı birçok il ve 34 ülkeden fazla ülkeye seyahat ettiğini söyledi. Sosyal sorumluluk projelerinde de yer aldığını ifade eden Özdere, “Erken teşhis çok önemli onun için lütfen çevrenize, çevreniz çevresine aktarsın ve bilinç bir toplum olalım erken teşhisle bunu atlatalım. Gerçekten hayat çok güzel ve bunun farkında olarak yaşamak istiyorum” diye konuştu. Özdere son olarak “seni seviyorum, teşekkür ederim ve özür dilerim” gibi sihirli sözcükleri sık sık kullanmamız gerektiğinin altını çizdi.

İki çocuk annesi olan ve 32 yıllık öğretmen olan Meymune Özkan, kanser hastalığı ile 8 yıl önce tanıştığını ifade ederek, “5 yıl tedavi süreci geçirdikten sonra artık kanseri yendim, sağlıklı bir birey olarak karşınızdayım ve kendimi çok iyi hissediyorum. Hastalığın ilk zamanları bazı şikâyetler yaşadım, geçer diye bekledim ama şikâyetlerim devam edince doktora gitmem gerektiğini düşündüm. Birçok doktora gittikten sonra en son SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne geldim. Burada gerekli tetkikler yapıldı ve sonrasında patoloji sonucuyla teşhis konuldu. Doktorumuz erken teşhis olduğunu ve memenin tamamı ve lenflerin alınacağını söyledi. Bu sınavdan çocuklarım için, ailem için mutlaka güçlü olarak çıkmak gerekiyordu ve 2012 yılında ameliyat oldum. Bu hastalığı normal bir hastalık olarak düşündüm mücadele edeceğime güçlü olacağıma inandım. Kanser tedavisinde kendine güven ve moral çok önemli ben moralimi her zaman yüksek tuttum, doktorum ne derse uyguladım. O dönemlerde mesleğimde 24. yılımdaydım, emekli olmayı düşünüyordum ama Recep Çetin hocamız emekli olmamamı, çalışmam gerektiğini, kansere yakalanınca çalışamazsın diye bir kaidenin olmadığını aksine daha verimli olmam gerektiğini söyledi. Hastalıktan sonra 8. yılımdayım ve çalışmaya devam ediyorum. Bu hastalık esnasında doktor tavsiyesine uyulmasının ve erken teşhisin çok önemli olduğunu bir kez daha anladım. Bu süreçte bana yardımcı olan eşime,  çocuklarıma SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Onkoloji ekibine çok teşekkür ederim. Bu kadar neşeli ve hayata bağlı olmam da bu ekibin katkısı büyük. Hastanenin kadrosun çok iyi olduğuna inanıyorum ve hastaların başka şehirlere gitmelerine gerek olmadığını bir kez daha buradan söylemek istiyorum.” diye konuştu.

 

 

 

 

 

Bu Haberi Paylaş



Yorum Yap