İZMİR-AYDIN-DENİZLİ-DİNAR-EĞİRDİR DEMİRYOLU YAPIM SÜRECİ
VE ATATÜRK’ÜN ANILARI
Osmanlı Devleti ile finansmanı İngilizler tarafından karşılanmak üzere 22 Eylül 1856 yılında Osmanlı Demiryolu Şirketi (Ottoman Railway Company-ORC) adıyla bir anlaşma yapılmıştır. Bu imtiyazlı anlaşmaya göre ilk etapta İzmir-Aydın arasında 130 km’yi kapsayan demir yolu hattının yapımı amaçlanmış ve on yıl süren bir çalışma sonucu, demiryolu hattı 1 Temmuz 1866 yılında tamamlanmış ve hizmete başlamıştır.
İzmir-Aydın demiryolu hattının yapımında temel amaç; ülkemizin üçüncü büyük ili olan İzmir’e yolcu ve yük taşımacılığını gerçekleştirmek yanında, Aydın il ve ilçelerinde üretilen ve ülkemizin o dönem klasik ihracat ürünleri olan incir, üzüm, pamuk, kestane ve turunçgil gibi malların İzmir Limanı'ndan batı avrupa ülkelerine gönderilmesine ve döviz girdisi sağlamaya yönelikti.
Osmanlı Demiryolu Şirketi (ORC) Aydın’a ulaşan demiryolu hattının, Aydın’dan Denizli ve Dinar İlçesi'ne ulaştırılması konusunda 1881 yılında yeni bir imtiyazlı anlaşma yapmış ve böylece demiryolu hattı 13 Ocak 1889 yılında Denizli’ye, 1890 yılında ise Dinar’a ulaşmıştır.
Eğirdir İlçesi'nin tarihi gelişim süreci içinde lojistik bakımdan önemini dikkate alan Osmanlı Demiryolu Şirketi; İzmir, Aydın, Denizli, Dinar demiryolu hattının, tatlısu kaynağı Eğirdir Gölü, orman varlıkları, doğal tarihi ve kültürel varlıklar bakımından stratejik öneme sahip olan Eğirdir İlçesi'ne ulaştırılması kararını almıştır. 12 yıllık yapım süreci sonunda, 1 Kasım 1912 tarihinde Eğirdir Demiryolu işletmecilik faaliyetine başlamıştır.
Anadolu’da yapılan ilk demiryolu İzmir-Aydın-Denizli-Dinar-Eğirdir demiryolu hattının uzunluğu 470.7 kilometredir. Bu demiryolu hattının Eğirdir‘e kadar ulaştırılmasıyla Göller Bölgesi2nde yaşayan insanların, Ege Bölgesi’nin değişik kentlerine ve Dinar‘dan aktarmalı olarak İstanbul’a ekonomik olarak güvenli bir şekilde ulaşımları sağlanmıştır. Ayrıca İzmir, Aydın, Denizli’de ve İstanbul’da üretilen mal ve çeşitli ürünlerin Eğirdir istasyonuna getirilerek bugünkü Altınkum Plajı‘nın doğusunda yer alan iskeleden siyah renkli büyük kayıklar ve sallarla Eğirdir Gölü’nün Hoyran Bölgesi'ndeki iskeleler ile Gelendost İlçesi'nin göl kıyısındaki iskelelerden İç Anadolu’ya oradan da diğer coğrafi bölgelere ulaştırılması, Eğirdir İlçesi'nin ve Eğirdir Gölü’nün bugün olduğu gibi geçmişte de stratejik önemini açıkça ortaya koymaktadır.
Çok işlevli önem ve özelliği olan Eğirdir demiryolu hattının 91 yıl süren işletme faaliyetleri, kapasite kullanımının yetersizligi gibi ekonomik gerekçelerle maalesef 2003 yılında sona ermiştir.
Aslında demir yolu (tren); petrol ve doğal gaz üretimi bakımından petrol üreticisi ülkelere yaklaşık %75-80 oranında bağımlı olan ülkemizde, insan ve eşya taşımacılığında elverişli fiyat, emniyet, büyük ölçüde taşıma gibi toplu taşımayı (mass transport) gerçekleştiren bir ulaştırma türüdür. Bu bağlamda Eğirdir demiryolu hattının yeniden işletme faaliyetlerine başlaması, tüm Eğirdir halkının büyük istek ve arzusu olarak görülmeli, hem Göller Bölgesi hem de ülke turizmi bakımından değerlendirilmelidir. Çünkü tren, günümüzdeki nostaljik turizm seyahatlerinin Türkiye’de ve dünyada en çok tercih edilen bir ulaştırma aracıdır.
1912 yılında işletme faaliyetlerine başlayan Eğirdir demiryolu hattı, aradan 114 yıl geçmesine rağmen; tarihi, kültürel ve mimari açıdan önemli özellikler taşıyan otantik gar binası ve kartpostal resimlere konu olan demiryolu köprüsü, günümüzde malesef kendi kaderine terk edilmiş durumdadır.
114 yıllık tarihi demiryolu gar binası ve demiryolu köprüsü, hukuki açıdan birer “Taşınmaz birer Kültür Varlıkları”dır. Bu kültürel varlıkların, tapu siciline tescilli olup; korunması ve değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bize göre; İngiliz mimari yapı özelliği arzeden taş yapı gar binası restore edilerek, tüm iç yapı donanımı ile birlikte Etnografya müzesi konumuna getirilmesi, Eğirdir’e olan turizm talebini artıracaktır.
Eğirdir halkının gözünde ve gönlünde derin izler bırakan demiryolu köprüsünün sökülen bazı rayları ve yürüyüş yolu üzerindeki korkulukları yenilenerek doğa yürüyüşü (trekking) turizmine açılması, gerçekçi bir uygulama olarak görülmeli ve değerlendirilmelidir.
Bu konuda yerel yönetim tarafından çevre düzenlemesi ve peyzaj planlaması yapılarak, kültür varlıklarının yer aldığı en az 300 metreyi kapsayan alanların çiçeklendirilmesi ve 35-40 yıl öncesi olduğu gibi kokulu ardıç fidanlarıyla ağaçlandırılması gerekmektedir.
Demiryolu köprüsü, gar binasından yaklaşık 350 metre uzaklıktadır. Köprünün uzunluğu 150 metre, eni ise 4.5 metredir. Demiryolu köprüsünün her iki kenarında çelik tabanlı 85 cm. genişliğinde yaya yolu bulunmaktadır. Yürüyüş yolunun kenarlarında; 1 metre yüksekliğinde, 2,5 metre aralıklı 60 adet korkuluk yer almaktadır.
Eğirdir demiryolu köprüsü, 15’er metre aralıklı bir şekilde dokuz adet çelik ayak üzerine inşa edilmiştir. Ayaklarının yüksekliği ise, iki uç kısımlarda 8’er metre, orta kısımlarda ise yaklaşık on metredir.
Eğirdir doğumlu olan ve özellikle 50-60 yaş üzeri çok sayıda insanın demiryolu köprüsü ile ilgili mutlaka unutamadığı bir anısı vardır. Şöyle ki; İzmir ya da İstanbul yönünden Eğirdir‘e gelmekte olan tren, demiryolu köprüsüne gelirken hızını yavaşlatır ve o ünlü sirenini uzunca çalar ve bunu duyan şehirdeki insanlar, kendi yolcularını karşılamak için gruplar halinde büyük bir coşku içinde gar binası önünde toplanırlardı.
Yine bu bağlamda, Yazla Mahallesi’ndeki ortaokulda öğrenciyken, beden eğitimi öğretmenimiz ve aynı zamanda okulun müdür yardımcısı olan ve Eğirdir halkının çok sevdiği Şemi Aktopuk; 10-12 kişiden oluşan öğrenci grubumuzu yüzme yarışlarına hazırlarken, okulun karşısındaki göl kıyısında yapılmış beton platformdan aynı anda göle atlamamızı ve kesinlikle demiryolu köprüsünün tamamını yani dokuz ayağını görmeden geri dönülmeyeceğini söylerdi. Çünkü bu mesafe yaklaşık 1500 metre olup, dönüşü ile birlikte 3000 metreyi kapsıyordu. Bu mesafe bir günlük antrenmanımız için öğretmenimiz tarafından yeterli görülürdü.
Bizler bu antrenmanların faydalarını görmüş olmalıyız ki; bölgemizde her yıl 1 Temmuz Denizcilik Bayramı (Kabotaj) kutlamalarında yapılan 100 ve 1500 metre yüzme yarışlarında ilk sıraları alıp, başarılı olabildik. Ayrıca 1980’li yıllara kadar Eğirdirli gençler arasında demiryolu köprüsüne kadar yüzebilme iddiaları yaşanır ve başarılı olanlar iyi, yetenekli ve yüzme yarışlarına aday yüzücüler olarak görülürlerdi.
Eğirdir demiryolu köprüsü ile ilgili olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün özel bir anısını da anlatmayı ve O’nun Eğirdir‘e trenle yaptığı ziyaretini hatırlatmayı yararlı görüyorum. Nitekim Atatürk Cumhuriyet’in ilanından sonra milli mücadele yıllarında büyük katkılar sağlayan il ve ilçeleri ziyaret etmek istemiş ve savaş yıllarında lojistik hizmetleri bakımından batı cephesine asker, askeri malzeme, yiyecek ve içecek taşımasında büyük katkıları olan Eğirdir İlçesi’ni görmek, yetkililerden sorunlarını öğrenmek ve halkına teşekkür etmek amacıyla 6 Mart 1930 tarihinde saat 02.00-02.30 aralığında kendisine yurtiçi gezilerinde tahsis edilen özel trenle Eğirdir Demiryolu Köprüsü’ne kadar gelir. Geceyi kompartmanında geçirir. Sabah olunca Gazi Mustafa Kemal Atatürk; pencereden bir süre Eğirdir Şehrini, Eğirdir Gölü’nü ve göl ilçesinde yer alan Yeşil Ada (Nis) ile Can Ada‘yı seyretmiş ve çevresindekilere “Ne muhteşem manzara” ifadesini kullanmıştır.
Kısa bir süre sonra tren Eğirdir Gar Binası’na gelmiş, Eğirdir Halkı Atasını büyük bir coşku ve sevinç içinde karşılamıştır. Atatürk öncelikle halkı selamlamış, kaymakam ve belediye yetkililerinden şehrin mevcut durumunu, sorunlarını, taleplerini dinlemiş ve özel kalem müdürüne not aldırmıştır. Bu görüşmelerden sonra Atatürk, saat yaklaşık 10.30 dolaylarında trenle Eğirdir Gar Binası'ndan Isparta yönüne hareket etmiştir.
Eğirdir Halkı, Atatürk’ün bu ziyaretini onurlandırmak istemiş ve Eğirdir Belediye Encümeni’nin 1 Şubat 1933 yılında almış olduğu bir kararla Can Ada (1 ha) Atatürk’e hediye edilmiştir.
1866 yılından 1935 yılına kadar İngilizler tarafından işletilen Osmanlı Demiryolu Şirketi (Ottoman Railway Company) nihayet 1 Haziran 1935 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün girişimleri sonucunda 1.825.840 İngiliz Sterlini (£) karşılığında millileştirilmiş ve şirketin tüm varlıkları Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) envanterine geçmiştir.
Bu konuda son sözümüz; tarihi, kültürel ve mimari açıdan çok yönlü önem ve özelliği olan ve Eğirdir Halkının hatıralarında derin izler ve anılar bırakan Eğirdir Demiryolu Gar Binası'nın ve Demiryolu Köprüsü’nün restorasyonunun yapılarak varlığının sürdürülmesi, turizm amaçlı yerli ve yabancı ziyaretçilere yeterince tanıtılarak Eğirdir’e yönelik turist talebinin artırılması ve yöreye ekonomik bakımdan turizm geliri sağlanması en büyük arzumuz olarak bilinmeli ve değerlendirilmelidir.
Doç. Dr. Mehmet GÜRDAL
Akademisyen-Kitap Yazarı
Ülkemizin Göller Bölgesi’nde, Eğirdir İlçesi’nin önemli bir destinasyon merkezi olabilmesi bakımından büyük önem taşıyan bu detaylı araştırma raporunun, aşağıda belirtilen yetkili kurumlara arz edilmesi amaçlanmıştır.
Eğirdir kaymakamlığı,
Eğirdir Belediye Başkanlığı,
Isparta Valiliği,
Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü,
T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı.