KAN VE GÖZYAŞI HİÇ DİNER Mİ?

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,KAN VE GÖZYAŞI HİÇ DİNER Mİ?
Haberin Tarihi: 27.3.2026 12:21:55 - Okunma Sayısı:104 defa okundu.

Zafer Partisi Eğirdir İlçe Başkanı Hasan Kurtay, son dönemde Orta Doğu’da artan çatışmalar ve yaşanan insani dramlara ilişkin sert ifadeler içeren bir açıklama yaptı.

KAN VE GÖZYAŞI HİÇ DİNER Mİ?

İMTİYAZ NİYE?

Zafer Partisi Eğirdir İlçe Başkanı Hasan Kurtay, son dönemde Orta Doğu’da artan çatışmalar ve yaşanan insani dramlara ilişkin sert ifadeler içeren bir açıklama yaptı. Kurtay, özellikle İsrail ve ABD’nin politikalarını eleştirerek, uluslararası kamuoyunun ve İslam dünyasının sessizliğine tepki gösterdi.

Zafer Partisi Eğirdir İlçe Başkanı Hasan Kurtay, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Nüfusunun çoğu Müslüman olan ülkelere karşı İsrail ve Amerika’nın acımasızca yaptıkları akılalmaz zulüm ve zalimlikler apaçık ortadadır.

Gazze, Lübnan, İran derken; ateşin başka yerlere de sıçraması, sadece beni değil, aklıselim sahibi herkesi derinden üzdüğünü düşünüyorum.

Hergün, güç zehirlenmesinden kaynaklı, hesapsız, kitapsız,  insanlık dışı yapılan uygulamalar, o kadar rahatsızlık veriyor ki; elimizden birşey gelmeyince her an karşılık verememenin ızdırabını yaşıyoruz. Vicdanımızı sorguladığımızda, insanlığımızdan utanmaya başladığımızı hissediyoruz.

Yüce dinimiz İslâmı ve Müslümanlığı dillerinden hiç düşürmeyenler, olanca kötülüğe, eşkiyalığa, katliamlara karşı en zayıf tepki olarak dinimizde yeri olan buğz etmekten (tavır koymaktan, tavır almaktan) bile niçin uzak kalırlar?

Dinimizde korkaklığa, menfaatler için kötülükler karşısında susmaya hiç yer yoktur. Eğer, aksi yapılıyorsa bilinmelidir ki; bu hususta yetkili olupta kendi emelleri ve ikballeri için sesi çıkmayanlar, kurnazlık yaparak, dini kendi emelleri için kullanmaktadırlar.

İsrail Başbakanı Netanyahu’ya katil, terörist ve İsrail için terör devleti diye haykıranlar, acaba asıl çıbanın başı olan, dünyayı parmağında oynatan, karıştıran; dengesiz, tutarsız konuşmaları yanında sorumsuz ve orantısız güç kullanan insanlık dışı uygulamalarıyla dikkat çeken, ne zaman öveceği ve ne zaman ısıracağı belli olmayan Trump için neden sessiz kalmaktadırlar?

Yanıbaşımızda yaşanan katliamları ve vahşetleri hiç görmememiz mümkün mü?  Kimlerin, niçin, ne maksatla bu acımasız  saldırganlığı yaptığı bilinmiyor olabilir mi hiç?  Kendimizi sakın aldatmayalım !... Peki, sınırımızda cereyan eden ve içimizi kan ağlatan bu haksız saldırılar karşısında neden susuluyor?

Neyi bekliyoruz!... Daha ne kadar bu kötülükler olmalı ki; kendimize gelip harekete geçelim? Sadece kınamak, elimizden geleni yapıyoruz, iki tarafı itidale davet edip ateşkes olsun, barıştan yanayız demek yeterli midir? Bizce bu ifadeler çok hafif kalıyor. Hem de çok hafif !... Haksızlıkları ve kötülükleri bilerek  yapanlar belli değil midir? Mağdur edilenler hiç kınanır mı?  Bu savaş kim için haklı, kim için haksız, daha ayırt edemiyor muyuz? Biz savaşta değiliz ama, ekonomik zarar görenlerdeniz. Büyük bir projenin, küçük bir perdesi oynanıyor. Biz de hala seyrediyoruz!... Bir Müslüman olarak biraz düşünmemiz gerekmiyor mu? Ayrıca her iki tarafın da kınanması ne demektir?

Türkiye, İsrail Büyükelçisini; Mavi Marmara Baskınında Gazze’ye insani yardım götüren gemiye İsrail askerleri müdahale edip, gemide bulunan 10 Türk Vatandaşımız  hayatını kaybettiğinde geri çekmiştir. Yine Türkiye, ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması sonrası Gazze’deki protestolarda çok sayıda Filistinli’nin sebepsiz öldürülmesi sonucunda, Büyükelçisini geri çekmiş ve en üst düzeyde tepkisini göstermiştir. Fazlasıyla vahşet ve zulmü devam ettiren terör devleti olarak görülen İsrail’den Büyükelçimizin derhal çekilmesi gerekmez miydi?

 

Bize göre de, İsrail bir terörist devlet ve başbakanı Netanyahu bir canidir. İslâmiyete göre ‘’zulme rıza göstermek  zulüm, küfre rıza göstermek de küfürdür.’’ Bunun için zalimler ve küfürde ısrar edenler ile  hak ve hakikati inkar için çalışanlara saygı gösterilemeyeceği gibi, asla hoşgörü ile de bakılamaz.

Peygamberimiz, bir hadisinde mealen şöyle buyurur: ‘’Kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin, buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin, buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin ki bu imanın en zayıf derecesidir’’ buyurmuştur. Bu hadis-i Şerif, toplumsal huzur için kötülük karşısında sorumluluk almayı teşvik eder.

Hud suresi 113’üncü ayette: ‘’Zulmedenlere en ufak bir meyil göstermeyiniz, yoksa size de cehennem ateşi dokunur’’ denilerek, inananların zalimlerden her konuda uzak durmaları gerektiği vurgulanmıştır. Hangi şartta olursa olsun, zalimlerle asla dost olunamaz.

Müslüman olmadığı halde, İspanya Başbakanının bile bu vahşet manzaralarına karşı insan olarak dik duruşu, açık ve net tavrını korkusuzca dünyaya ilan etmesi takdire şayandır. Bizim kötülüklere karşı tavır almamız çok zor mudur? İnsanlık ve vicdan duygusu  bunu gerektirmez mi?

Son söz:

‘’Zulüm ile abat olanın, akıbeti berbat olur.’’

 ‘’Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır.’’

 

 

 

 

 

 

 

Bu Haberi Paylaş



Yorum Yap