Milletvekili Aylin Cesur’dan Kaymakkapı’ya “Kazulet” Benzetmesi

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,Milletvekili Aylin Cesur’dan Kaymakkapı’ya “Kazulet” Benzetmesi
Haberin Tarihi: 19.6.2020 17:40:57 - Okunma Sayısı:3931 defa okundu.

İYİ PARTİ Isparta Milletvekili Aylin Cesur, Kaymakkapı meydanı inşaatı halkında görüşlerini bildirdi ve Gökkubbe tartışmalarına da  nokta koydu.

Milletvekili Aylin Cesur’dan Kaymakkapı’ya “Kazulet” Benzetmesi

 

İYİ PARTİ Isparta Milletvekili Aylin Cesur, Kaymakkapı meydanı inşaatı halkında görüşlerini bildirdi ve Gökkubbe tartışmalarına da  nokta koydu.

Isparta Kaymakkapı meydanında yapılmakta olan Belediye inşaatı ve düzenlemeler bir süredir gündemde idi. İYİ Parti Milletvekili Cesur, incelemelerde bulunmak üzere inşaat alanına geldi ve esnafı gezerek onların şikayetlerini de dinledi.

Hemen Ankara’ya dönerek ertesi gün TBMM’ne taşıdığı meydanda yapılan yapı İçin TAM BİR KAZULET benzetmesi yaptı. Cesur, vatandaşı gezdiğini ve bir süredir kendisine gelen şikayetleri yerinde incelediğini belirttiği konuşmasında, sokaktaki vatandaşın acil bekleyen sorunlarına çözüm üretmeyen belediye neden güzelim meydana bunu dikti anlamak mümkün değil dedi. Belediye Başkanı göreve talip iken sözler verdi önce acil ihtiyaçları neden yapmaz diye soran Aylin Cesur, ITKM’den, bisiklet yoluna, üniversiteye banliyö trenine, yaya koridorundan, deri organize saniye arıtmasına, 2500 ev sözüne kadar Belediye Başkanı’nın sözlerini hatırlattı, 1.5 yıla geliyor ne zaman bunlar yapılacak? Sokaktaki vatandaş geçim derdinde, esnaf zaten bitik, şimdi önüne bir dev KAZULET koymuşsunuz şikayet ediyor ve haklı da dedi.

GÖKKUBBEYİ VATANDAŞIN TEPESİNE YIKMIŞSINIZ

Yine gündemdeki Gökkubbe tartışmaları İçin de sözlerini şöyle devam ettirdi: “Isparta’nın sembollerinden Gökkubbemizin tepesindeki üç hilal ve yıldıza aralarına da yıldızlar koymak suretiyle Isparta halkımızı incitmişsiniz. Vatandaşlar sokakta durdurup ilettiler ben de onlar İçin dile getiriyorum. Ay-Yıldız bizim canınız, ondan falan demeyin sakın, canımızı veririz biz de! Ancak bu senelerdir artık Gökkubbe’nin tepesinde idi, iktidarın ortağı ne dedi bilmem, onların Milletvekili de yok Isparta’da ama ben herkesin tüm Isparta’nın milletvekiliyim. Biz herkesin şikayetlerini dikkate alıp gereğini yapan bir gelenekte yetiştik. Burada onların şikayetini de dile getirmiş olayım.” dedi.

TOKLUK SINIRINIZ VAR MI

Mecliste görüşülen torba yasa halkındaki görüşlerini de dile getiren Cesur, 2 sene üst bürokrat ataması olmuş ancak sonra görevden alınma ile karşılaşacak bürokratlara getirilen ömür boyu hakları da eleştirdi ve ben de 7200 ek göstergeli bürokrat idim, bizim hiç beklentimiz olmadı. Biz şeref kısmıyla karnımızı doyurduk siz doymuyorsunuz, tokluk sınırınız yokmuş anladık dedi.

GİTMEDEN ÖNCE YAPILACAKLAR LİSTESİ HAZIRLANMIŞ

Bu düzenleme ile iktidar için gidiş sinyalleri aldığını belirten Aylin Cesur, anlaşılıyor ki bavulları toplamaya başlamışsınız diye seslendi.

Milletvekili Aylin Cesur’un konuşmasının tam metni:

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

18'inci maddedeki düzenlemenin amacı, bakanlık müşaviri gibi üst kademe kadrolarda en az iki yıl görev yapmış olanların görevden alındıktan sonra özlük haklarında yaşanan düşüşü engellemekmiş. Aslında tekrar eski kadrolara dönecek olsalar bile özlük hakları bakımından üst kademede bulundukları dönemdeki şekliyle devam etmeleri sağlanıyor, iki yıl çalışmak kâfi yani, sonra her şey sizin.

Değerli arkadaşlarım, siz geleli beri dediniz ki: "Biz bir geldik, artık gitmeyiz, ne yapar eder çakılır kalırız burada." Bunu çeşitli şekillerde söylediniz. Biz de dedik ki: "Olmaz hemşehrim, vatandaşın derdini dinlemiyorsan ve çözüm üretmiyorsan ve adalet dağıtmıyorsan o olmaz, gün gelir gidersin." Siz ne yaptınız? Araç olarak kalacak şekilde demokrasiyi sözde zırh olarak aldınız elinize ve demokrasinin tüm kurumlarını bir bir işlemez hâle getirdiniz; gitmemek için yaptınız bunu. Şimdi bu maddedeki değişiklikle görüyorum ki bizimle aynı noktaya gelmişsiniz ve bavulları hazırlamaya başlamışsınız ve anlıyoruz ki gitmeden önce yapılacaklar listesi hazırlanmış ve 2 Haziranda Meclis açıldığından beri bir bir önümüze konuluyor.

Bakınız, ben milletvekili olmadan önce, Allah nasip etti, ben de o yüksek bürokrat kadrolarında bulundum, 7200'dü ek göstergem. Aklımdan da fikrimden de ne benim ne arkadaşlarımın geçmedi bir ömür bunu taşıyayım, çakılıp kalayım diye. Çünkü o makamlar gelip geçicidir; makamdaki kişiyle beraber gelirsiniz, görev tamamlanınca birlikte gidersiniz. Aslında demokrasilerde de bunun gidenler ve gelenler şeklinde işlemesi lazım.

Biz görev yaptığımız o kürsülerin şeref kısmıyla karnımızı doyurduk da sizin karınlar bir türlü doymadı. Ben bu kürsüden daha önce sormuştum "Bir tokluk sınırınız var mı?" diye. E yokmuş, onu da görmüş olduk. Neden bavul aşamasına geldiniz, ben hemen onu söyleyeyim. Bakınız, ben dün Isparta sokaklarındaydım, vatandaşı dinledim. Bizim Isparta'da bir Kaymakkapı Meydanı var; güzeldir, güllerle süslüdür. Çok şikâyet vardı orayla ilgili. Belediye bir iş yapıyor, gittim sordum "Nedir?" diye. O gül kokulu meydanın ortasına getirmiş, bir yapı koymuşsunuz. Şimdi ne meydanın meydanlığı kalmış -o güzel büyük, geniş meydanın- etrafındaki esnafın önü kapanmış; esnaf işini yapamıyor, herkes çok şikâyetçi. Aslında ne gördüm ben orada biliyor musunuz? Tam olarak adı kazulet, dev bir kazulet.

AK PARTİ'li Belediye Başkanımız sözler verdi gelirken, onlar ne oldu, bilen yok ama biz biliyoruz. Başkan, büyük, dev eserler peşinde. İki tane iş yaptı. Bir tanesi -kazulet- devam ediyor. İkincisi de Gökkubbe'miz var. Isparta'da Gökkubbe'nin tepesinde, daha önceki şeklinde üç hilal, üstünde de bir yıldız vardı. Şimdi, dün Isparta sokaklarında dolaşırken tekrar gördüm ki  -vatandaşın derdi geçim sıkıntısı- ama bir de sıklıkla bununla karşılaştım. Dediler ki: "Bizim hilallerin ortasına da Başkan yıldızlar koydu." Bu üç hilalin ortasına yıldızlar koymuş Belediye Başkanı ve vatandaş "Sayın Milletvekilim, bunu gidin Mecliste dile getirin lütfen." dediler.

Ay yıldız bizim her şeyimiz, "Ortasına yıldız koyduk." diyerek sakın buradan kurtarmaya çalışmayın. Biz, canımızı veririz o ay yıldız için ama Isparta'nın artık sembollerinden olan Gökkubbe’nin üzerindeki o üç hilalin ortasına konan yıldızlardan rahatsız olmuş vatandaş , ortağınızın milletvekili de olmadığı için, Isparta'da, sokaktaki vatandaşın söylediği şikayeti ben onlar adına burada dile getirmek istiyorum.

Vatandaşın asıl derdi geçim sıkıntısı. Verilen sözler ne oldu? “Bir yılda açarız." dedikleri ve 3 defa da törenini yaptıkları ITKM hâlâ duruyor. Üniversiteye yapılacak banliyö treni, yaya koridoru, bisiklet istasyonu, Deri Organize 2'nci Arıtma Tesisi, Otogar Bölgesi Projesi, Kent Ormanı, Kent Meydanı Projesi, yaşlı bakım evi, 29 tarihî evin restorasyonu, Gülpark Projesi, İki Yılda 2500 Kişiye Ev... Bir buçuk yıl geçti tık yok.

Siz Gökkubbe’nin orası burasıyla uğraşıp, vatandaşın nefes aldığı en güzel meydana da bir kazulet koyup, bunlarla uğraşıyorsunuz.

Bir  vatandaş geldi -bir ağabeyimiz dün Isparta'da, İbrahim Ağabey- bana dedi ki: 1.500 lira emekli maaşım var Sayın Vekilim, ev kira, çocuklar iş bulamıyor, üniversite mezunu onlar, pazara çıkıyoruz, boş fileyle dönüyoruz ve iki senedir aynı pantolonu ve bu yırtık tişörtü giyiyorum." Ve utanarak sıkılarak bunu söylerken ekledi, dedi ki: "Gitmeleri lazım, gidecekler de bir an önce gitmeleri lazım, artık gücümüz kalmadı."

Bir başka abimiz, Mehmet Ağabey geldi, icralık olmuş, o da kanser hastası, aynı zamanda kalp ameliyatı olmuş, 5 nüfusu geçindiriyor ve bankalara ödediği hâlde 10 bin lira borcunun 9 binini ödemedi göstermişler, çok ciddi sıkıntıları var, 'Açız' diyor, 'Açız.'"

Şimdi siz, “gidince maaşları azalır diye korktuğunuz üst maaşlı bürokratlarınız” var ya, kamu görevlileriniz var ya, ben de bizim vatandaşların psikolojisinden korkuyorum.

Yapılan;  Kaymakkapı Meydanı da bir kazulet ve vatandaşın tepesine inen gökkubbe! Belediyelerle gelinip, belediyelerle gidilir; bu bilinen bir sözdür. Ben, buradan, bu üç belediyeden sonra artık diğer belediyelerin de Anadolu'da aynı durumda olduğunu ve verdiğiniz  sözleri yapmadığınız için sonun belli olduğunu söylüyorum.

Tevfik Fikret'in dizeleriyle de saygıyla huzurdan ayrılıyorum:

"Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak.

Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak.

Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak.

Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak."

Saygıyla selamlıyorum.

 

Bu Haberi Paylaş



Yorum Yap