İLK GENÇLİK ÇAĞIMIN İKİ UNUTULMAZ ANISI
Zamanın silmediği anı, ölümün dindirmediği acı yoktur.
Cervantes
Her anımız aslında bir hatıra niteliği taşır. Sadece büyük ve önemli olaylar değil, küçük anlar da anımsanmaya değerdir.
Darien Gee
Bütün anılar güzeldir. Anılardaki bütün insanlar güzeldir. Anı haline gelince her şey güzeldir. Zaman geçince geride kalanlar anı olur. Anı yaşanan bir şey birikir dururmuş kişinin belleğinde…
Oktay Akbal

Unutamadığımız anılar (hatıralar), kimliğimize ve kaybetmek istemediklerimize tutunmanın bir yoludur. Ama hayat, anılar hakkında düşünüp durmak yerine devinime geçmektir. Geriye dönük yaşanır. Anı yaşanmalı, her bir dalga canlandırmalı, her an sonsuzluğumuzu keşfetmeliyiz.
İki önemli anımı aktaracağım:
1. Si: Kırşehir Öğretmen Okulunu PARASIZ yatılı kazanmam…
::::::::::::::::::::::::::::::::::::
Bilgisizlik düşman, diyen
Bilimi hep önde gören
Türk dilini canca seven
Can ışığı Hacı Bektaş.
Muhsin DURUCAN

Hacıbektaş Ortaokulunu bitirdikten sonra Kırşehir Erkek Öğretmen Okulu’nun sınavlarına da katıldım. Belli süre sonra adıma bir zarf geldi. Açtığımda belli tarihte görüşmeye davet ediliyordum. Verilen tarihte gittim. Okulda tüm vücut kontrolümüzü yaptılar. Konuşturdular. Sonuç olumlu oldu!
Parasız Yatılı okul günlerimiz, müzik öğretmeni Toroslu Belen’in dışında güzel geçti! Devletimiz giyeceğimizi ve yiyeceğimizi karşıladı. Mezun olurken üzüldüm!
2. Si: Ağrı iline atanmam…
Ne bir tepe ne bir dağ, koskocaman Ağrı'yız
Ayrım yok ülkemizde; hem doğu, hem batıyız.
Öğrettikçe öğrenir, tükenmeyiz yanmakla
Kemalizm’in yolunda yürürüz, kararlıyız.
Muhsin DURUCAN
Öğretmen okulunu yaz döneminde bitirdim. Bu dönemin mezunları doğuya atandılar. Hatta rahmetli Kemal Durucan’ın annesi Rabia yenge oğluna : ‘Kemal Muhsin’in yeri iyiyse değiştirelim.’ Bile demiş… Ben Ağrı iline atandım. Görev yerime bakmak için gittiğimde Ağrı merkeze 12 km uzaklıkta, kan davalı ve yoksullaşmış bir köy… Olumsuzluklarla dolu ne köy!

Okullar açılmadan önce gitmek zorunda kaldım. Beni canı gibi seven rahmetli ninemle (babaannem) şimdilerde rahmetli olan küçük kardeşim Türkan’da benimle geldiler. Okulla bitişik lojmana yerleştik. Öğretimde sorun vardı. Bir tarafın çocukları öğleye dek, diğer tarafın çocukları öğleden sonra okulda oldular. Elbette İlçe İlköğretim Müdürü Selahattin Demir’in sözlü onayı ile…
Şair-yazar, Sümerbank Genel Müdürlüğünde görevi olan rahmetli M. Sunullah Arısoy ile yazışmamızda aldığımbir mektubu şöyle başlıyordu: ‘Sn Durucan, sorunlarınızın Ağrı’dan da büyük olduğunu anlıyorum… Okumanız için Karapürçek romanım ile bir miktar kırtasiye gönderiyorum.’ Değişik kurumlara yazdım. Torbalarla giyilmedik giyim eşyası gönderdiler! Ağrı’dan jandarma istedim. Onların gözetiminde öğrencilere dağıtım yapıldı. O köyde iki yıl görev yaptım. Evlenme durumum bile oluyordu, ne ki gerçekleşmedi. Oradan Isparta’ya askere gittim.

Bir şiirimle bu yazımı noktalamak istiyorum:
İnandırdın Öğretmenim
‘Her yer sımsıcak’ demiştin,
Üşüyorum öğretmenim.
Dik durmamı istemiştin,
Düşüyorum öğretmenim.
Pazarda seni görünce,
İçim yandı ince ince.
Sen ‘yumurtaaa’ deyince,
Pişiyorum öğretmenim.
Haklılar kazanır dedin,
Haksızlıktan söz etmedin,
Boşuna ümitlendirdin,
Taşıyorum öğretmenim.
Çarşı başka, pazar başka,
Yeni kuşak mı? Bambaşka,
Alan kaçar var pılıçka,
Şaşıyorum öğretmenim.
Sen yine de görev yaptın,
Bizim için neler yaptın,
Sana sitem eder miyim?
Coşuyorum öğretmenim.

*