BAKIRKÖY CEM KARACA KÜLTÜR MERKEZİ'NDE
NURDAN İPEK & FERHAT LİVANELİ KONSERİ
“Hayatta müzik lazım değildir. Çünkü hayat müziktir. Müzik ile ilgisi olmayan varlıklar insan değildirler. Eğer söz konusu olan hayat, insan hayatı ise müzik mutlaka vardır. Müziksiz hayat zaten mevcut olamaz. Müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir.” M. K. ATATÜRK
*
"Sana ben şiirler sözler büyüttüm
Sana ben baharlar yazlar büyüttüm
Sana ben hummalı gizler büyüttüm
Söyleyemedim
Şarkılar yazdım sana, okuyamadım
Şiirler yazdım sana, okuyamadım
Hep yanımdaydın oysa, dokunamadım
Hep yanımdaydın oysa, dokunamadım
Sana ben şiirler sözler büyüttüm
Sana ben baharlar yazlar büyüttüm
Sana ben hummalı gizler büyüttüm
Söyleyemedim"
Hemşerim, kendine özgü sesiyle etkileyici sanatçı Nurdan İpek'in davetiyle Marmararay Yenimahelle Durağında inerek mahalle arasından yürüdüm ve 16.04.2026 Perşembe günü Saat: 17.30'da Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi'nde oldum.
Durumu anlattığım içeri almadılar. Uygun dille anlattım ne ki işe yaramadı. Giyimi kuşamı, şemsiye gibi upuzun saçı yüzünü bile örten görevli; "Yasak....) dedi de başka bir şey demedi! İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ilgili bölümünün yetkilisi, bu tip insanları nasıl görevlendirir ona şaştım! Geri dönmeyi bile düşündüm. Durumu Nurdan İpek'e telefonla iletebildim. Ablasını gönderdi, birlikte bir şekilde salona girdik ve yerimi aldım.
Sanatçı, enerjik bir tavırla sahneye çıktı. İzleyicileri selamladı. Altı kişilik ekibin önünde özel ve kendisine yakışan giyimiyle sahneyi doldurdu. Kimliğini açıkladı. Kırşehirli olduğunu belirterek; Neşet Ertaş ve Osman Bölükbaşı'nın ili olduğunu vurguladı. Salondaki Kırşehirlilerden alkış koptu! Orkestra Şefi Ferhat Livaneli söz aldı. Arkadaşlarını tanıttı. Nurdan İpek'ten övgüyle söz etti!
Salonun yarısından çoğu doluydu.Gelenler, yakın evlerden gelmişlerdi, yaşlı kesimlerdi ve kiminin ayaklarında terlikleri vardı. Giyimlere özen gösterilmemişti. Ortalıkta kediler dolaşıyordu. Konser süresince kapıdan girip çıkanların olması hoş değildi!
Konserinde sanatçı; yer yer espirili (güldüren ve düşündüren) sözcüklerler kullanarak sırasıyla içten ve kendisine özgü sesiyle şu yapıtları seslendirdi:
--Yalandan yüzüme gülen dünyada
--Gülüp oynadığım ele karşıdır
--Zorumuş meğer
--Derman sendedir
--Karlı kayın ormanı
--Leylim leyy
--Güneşe yıldızlara sorar seni ararım
--Ey kaşları keman
--Düşlerde sevdim seni
--Aşktan yana şansım yok
--Elfida
--Seher yeli çık dağlara
--Güneş doğacak, açacak çiçek
--İzmir'in dağlarında
*
Sanatçı, benimde adımın geçtiği sanatçıları tek tek sahneye çağırdı. Kısa kısa konuştu. topluca, izleyenlerin de katılmasıyla İzmir'in dağlarında çiçekler açar, yapıtı coşkuyla seslendirildi! Adına imzaladığım Haykırış adlı şiir kitabımı sundum.
Program sonlandırıldı. Başta sanatçı Nurdan İpek, Ferhat Livaneli ile ekibi olmak üzere tüm emeği geçenleri kutluyorum, alkışlıyorum!