ISPARTA’DA İYİLİKLERİN ORTAK DİLİ:
(Dün Cevran Baba, Bugün Başkan Başdeğirmen)
Ispatalya’dan Gölcük’e: İyiliğin asırlık yansıması
1777’lerde Isparta da Rum kadını Hacı Havva’nın kalbinden taşan şefkat, bugün bir başkanın halkına adanmış emeğinde yeniden hayat buluyor. Her alanda Isparta ve çevresinde Başkan Başdeğirmen’ in hizmetlerini bir başka vilayetlerde göremezsiniz.
Isparta’ nın toprağı, iyiliği hep aynı kökten büyüttüğünü bir Ispartalı olarak söylemeliyim. 1777’de bir Rum kadını Hacı Havva’nın (Cevran Baba) merhametle kurduğu “İspatalya” (Osmanlı da Isparta da açılan Yetimhane Dulhane’nin ismi) adlı dulhanesi, yetimlere ve yangın mağdurlarına yuva olur. (Osmanlı da “baba” sözcüğü iyilik yapan, olgun, halkın çıkarlarını düşünen bay ve bayanlar için kullanılırdı)
Bugün ise Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in Isparta halkı için geleceğe yönelik hedeflerinden birisi de: Gölcük’ün berrak sularında yeni bir iyilik doğuyor.
Yüzyıllar birbirine karışıyor; geçmişin dualarıyla bugünün projeleri aynı niyette birleşiyor: Isparta halkı için, iyilik için, umut için…
Isparta’nın kalbinde iyilik hep aynı kaynaktan akar; kimi zaman bir Rum kadının şefkatli ellerinden, kimi zaman bir başkanın halkına adanmış yüreğinden… 1777’de Saçmacı (Kemer-Turan Mah.) Mahallesi’ndeki (Saçmacı harımın yanında) dul ve yetimlere yuva olan ‘İspatalya’yı kuran o isimsiz kadın, merhametiyle bir dönemin yaralarını sarmıştı Isparta’da. Müslüman, Gayrimüslim mağdur kadın ve çocuklara hizmet olacak, koruyucu anlamında bir büyük yuva açmıştı.
Bugün ise Başkan Şükrü Başdeğirmen, aynı topraklarda, 250 yıl sonra aynı iyilik duygusunu çok yönlü hizmet çeşidiyle modern bir hizmet anlayışıyla yaşatıyor. O Osmanlı Rum Bayan’ın su gibi arı niyetiyle başlayan iyilik zinciri, bugün Gölcük’ün berrak kaynaklarında yeniden hayat buluyor.
Yüzyıllar geçse de Isparta’nın özü değişmiyor: halk için çalışmak, ihtiyaçtan umut yaratmak, iyiliği bir şehir kültürüne dönüştürmek… Yüzyıllar geçse de Isparta’nın özü değişmiyor: halk için çalışmak, ihtiyaçtan umut yaratmak, iyiliği bir şehir kültürüne dönüştürmek…
Isparta’nın tarihine baktığımızda, iyilik ve hizmetin izleri hep aynı kaynaktan beslenir: halkın ihtiyaçlarını karşılamak, zor zamanlarda dayanışmayı büyütmek.
1777’lerde Saçmacı Mahallesi’nde bir Rum kadının öncülüğünde kurulan “İspatalya” dulhanesi ve yetimhanesi, bu şehrin mazlumlarına kucak açmıştı. Annelerini babalarını kaybeden çocuklar, yangınlarda evsiz kalan fakirler burada barınmış; bir kadının merhameti, bir toplumun yaralarını sarmıştı. O günlerde Rum cemaati, yağmur duası ve felaketlerden korunma için meydanlarda toplanırken, bu dulhane onların umutlarının da sembolü olmuştu.
Aradan yüzyıllar geçti. Bugün aynı şehirde, aynı topraklarda, Başkan Şükrü Başdeğirmen halk için yeni bir iyilik kapısı aralıyor. Gölcük Tabiat Parkı’ndaki kaynak suyunu değerlendirmek üzere kurulan su şişeleme tesisi, Isparta’nın bereketini halka sunacak. Başkan Başdeğirmen’ in yüzlerce hizmetinden biri olacak. Su İslam’da kutsal kelimedir. Onun için bu hizmetini makaleleştirmek istedim.
Saniyede 400 litre kapasiteye sahip bu kaynaktan yalnızca 10 litrelik bir kısmı kullanılarak, hem doğa korunuyor hem de halkın “Karbuz suyu” diye bildiği değerli su markalaşarak şehre kazandırılıyor.
Tıpkı geçmişte dulhane ve yetimhanenin mazlumlara yuva olması gibi, bugün de bu tesis Isparta’ya ekonomik ve sosyal bir katkı sağlayacak.
Geçmişte bir Rum kadının merhametiyle kurulan İspatalya, bugün Başkan Başdeğirmen’in cansiperane çalışmalarıyla yükselen modern tesislerde yeniden hayat buluyor. Isparta’nın hikâyesi, aslında hep aynı: iyilik için çalışmak, halkın yararına üretmek. Dün yetimlere yuva, bugün halka su; dün yangın mağdurlarına barınak, bugün geleceğe yatırım…
Bu topraklarda iyilik bir zincir gibi birbirine ekleniyor. 1777’deki bir kadının şefkatiyle başlayan halka hizmet geleneği, bugün belediye başkanının projeleriyle sürüyor. Isparta halkı için yapılan her iş, geçmişin merhametini bugünün hizmet, yol haritasıyla buluşturuyor. Isparta’nın kalbi, dün de bugün de aynı ritimle atıyor: halk için, iyilik için, gelecek için.
Şehir dediğimiz şey sadece taş binalardan, asfalt yollardan ibaret değildir; şehir, içinde nefes alan canların birbirine tutunma, kötü günlerde birbirinin yanında olabilme biçimidir. Bir ananın şefkati gibi sarmalar bazen insanı bu Isparta toprakları; kimi zaman bir yetimin başını okşayan el olur, kimi zaman evsiz kalmışa bir çatı. 1777’nin sabahında Saçmacı (Turan) Mahallesi’nde yükselen o ilk dua ile bugün modern Isparta’nın caddelerinde yankılanan Başkan Başdeğirmen’ in hizmet aşkı aslında aynı pınardan beslenir: İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.
Başkan Başdeğirmen’in hizmetleri, sadece fiziksel bir şehir inşası veya evi yanana ev yapma iyiliği değil; tıpkı eski Isparta mahallelerindeki o samimiyet gibi, halkın gönlüne dokunan bir ‘Gönül Belediyeciliği’ örneğidir.
21'nci Yüzyılımızda yüzyıllarca hatırlanacak hizmetleriyle Isparta şehri ve havalisine bir kimlik kazandırmadığını söyleyebilir misiniz? Türkiye’de bir örneğini gösterebilir misiniz?
Araştırma: Bayram AYGÜN: 2026 Isparta