EĞİRDİR’DE SUSUZLUK ELMA BAHÇELERİNİ VURDU
ÜRETİCİ 2 BİN AĞACINI KESME KARARI ALDI
Isparta’nın Eğirdir ilçesinde yıllardır elma üretimi yapan çiftçiler, kuraklık ve artan üretim maliyetleri nedeniyle zor günler geçiriyor. Sevinçbey köyünde 35 dönümlük arazide üretim yapan Mehmet Küçükgülbahar, susuzluk nedeniyle 7 ila 15 yaş arasındaki elma ağaçlarını kesmeye başladı. Yıllarca emek vererek yetiştirdiği ağaçlarını kurtarmak için tanker alan, kuyu açtıran ve farklı yöntemler deneyen üretici, çabalarından sonuç alamayınca yaklaşık 2 bin ağacını kesme kararı aldı.
Türkiye’nin önemli elma üretim merkezlerinden biri olan Isparta’nın Eğirdir ilçesinde yaşanan kuraklık, tarımsal üretimi ve çiftçilerin geleceğe yönelik umutlarını tehdit ediyor. Özellikle Eğirdir’in önemli tarım bölgelerinden Boğazova ve çevresindeki köylerde su sıkıntısı nedeniyle elma üreticileri ciddi sorunlarla karşı karşıya kalırken, bazı üreticiler yıllardır emek verdikleri bahçelerini sökmek zorunda kalıyor.
Eğirdir’in Sevinçbey köyünde uzun yıllardır elma üreticiliği yapan Mehmet Küçükgülbahar da susuzluk nedeniyle bahçesindeki ağaçları kesmeye başladı. Yaklaşık 35 dönümlük arazi üzerinde üretim yapan Küçükgülbahar, 30 dönümlük bölümde bulunan yaklaşık 2 bin elma ağacını artık yaşatamadığını belirterek, ağaçlarını kesmekten başka çaresinin kalmadığını söyledi.
Yılların emeği susuzluğa yenik düştü
Bebek gibi büyüttüğü, çocuk gibi ilgilendiği ve büyük emeklerle yetiştirdiği elma ağaçlarını kesmeye başyalan Mehmet Küçükgülbahar, yaşadığı üzüntüyü dile getirdi. Farklı yaşlarda ağaçların bulunduğu bahçesinde 7 yaşından 15 yaşına kadar elma ağaçları olduğunu belirten üretici, ağaçlarını farklı dönemlerde diktiğini ve uzun yıllardır üretim yaptığını ifade etti.
Gazeteci Abdullah Sinan’ın bahçenin büyüklüğünü sorması üzerine açıklamalarda bulunan Küçükgülbahar, arazisinin 35 dönüm olduğunu, yaklaşık 30 dönümlük bölümünde 2 bin elma ağacının bulunduğunu belirterek, susuzluk nedeniyle ağaçların tamamını kesmek zorunda kalacağını söyledi.
Üreticinin anlattıkları, kuraklığın yalnızca bir sezonluk ürün kaybına değil, yıllar içinde yetiştirilen ve ekonomik değere ulaşması için büyük emek harcanan ağaçların da kaybedilmesine yol açtığını ortaya koydu.
“Tanker aldım, kuyu kazdırdım ama çare olmadı”
Susuzluk sorununu aşabilmek için farklı yollar denediğini ancak başarılı olamadığını anlatan Küçükgülbahar, ağaçlarını yaşatabilmek için yaptığı girişimlerin de sonuçsuz kaldığını ifade etti.
Küçükgülbahar, “Burası 35 dönüm. 30 dönümünde 2 bin adet elma ağacı var. Bu elma ağaçlarımızın tamamını susuzluktan dolayı keseceğiz. Ağaçlarımın üzerinde meyve var ama meyve para bile etmiyor. Meyve suyu için alınan elmanın fiyatı 4 lira, iyi elmanın fiyatı ise 15 lira civarında. Topladığımızda işçi parasını bile kurtarmıyor” dedi.
İşçilik maliyetlerinin üreticiyi daha da zorladığını belirten Küçükgülbahar, günlük işçi ücretlerinin bin 500 ila bin 700 lira arasında değiştiğini söyledi. Elma toplama, taşıma ve diğer üretim giderleri hesaba katıldığında elde edilen gelirin masrafları karşılamadığını vurguladı.
Bir elma fidanının yaklaşık 100 liraya mal olduğunu belirten üretici Küçükgülbahar, mevcut bahçeyi yeniden kurmanın da ciddi bir ekonomik yük oluşturduğuna dikkat çekti.
Küçükgülbahar, “7 yaşından 15 yaşına kadar elma ağaçlarım var. Kademe kademe dikmiştim. Bu bahçeyi yeniden düzenlemeye kalksam yaklaşık yarım milyon lira gider. Susuzluk sorununu çözmek için tanker aldım, kuyu kazdırdım, havuz yaptım çok çareler aradım ama olmadı. Hepsini keseceğim” ifadelerini kullandı.
“3-4 YILDIR SU BEKLİYORUZ, SON ÇARE AĞAÇLARIMIZI KESMEK OLDU!”
Sevinçbey köyünde yaklaşık 2 bin elma ağacı bulunan üretici Mehmet Küçükgülbahar, yıllardır yaşadığı su sıkıntısı nedeniyle ağaçlarını kesme kararı aldı.
Devlet Su İşleri (DSİ)’den 3-4 yıldır su beklediklerini belirten üretici, yaşadıkları çaresizliği şu sözlerle dile getirdi:
“Üç senedir, dört senedir buraya su verilmiyor. ‘Bu sene, ha bu sene’ derken son çareye geldik. Ağaçların üzerinde mahsul kaldı. Biz de çareyi ağaçları kesmekte bulduk” dedi.
“Çiftçinin üretim yaparak kazanma şansı kalmadı”
Bölgedeki üreticilerin yaşadığı sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bağımsız İl Genel Meclisi Üyesi Abdurrahman Sinap da çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini belirtti. Elma fiyatları, işçilik giderleri ve su sıkıntısının üreticiyi çıkmaza sürüklediğini ifade eden Sinap, tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için yetkililere çağrıda bulundu.
Üretimin hem ülke ekonomisi hem de çiftçinin geçimi açısından önem taşıdığını dile getiren Sinap, mevcut şartlarda üreticilerin emeklerinin karşılığını alamadığını söyledi.
Sinap, “Cumhurbaşkanımız üretim yapalım ki hem devletimiz kazansın hem çiftçimiz kazansın diyor. Ancak çiftçimizin bu şartlarda kazanma şansının olmadığını görüyoruz. Bu sene meyve suyu için alınan elmanın fiyatı 3,5 lira seviyesinde. Bu para işçinin yevmiyesini bile karşılamıyor. Elma toplama ücreti şu anda 2 bin lira. Meyve suyu için elma toplamak da oldukça zor. Bir yandan elmanın maliyeti 15 lirayı buluyor, diğer yandan piyasadaki fiyatlar 15-20 lira seviyesinde kalıyor” diye konuştu.
Sinap, Sevinçbey köyünde yaklaşık 2 bin ağacın ürünleriyle birlikte kesilmesinin, üreticinin içine düştüğü ekonomik çıkmazı gösterdiğini belirterek, çiftçilerin yaşadığı sıkıntıların görmezden gelinmemesi gerektiğini vurguladı.
“Sorun yalnızca Sevinçbey köyüyle sınırlı değil”
Eğirdir ekonomisinin temel taşlarından birinin elmacılık olduğunu hatırlatan Sinap, yaşanan sorunların yalnızca tek bir üreticinin ya da köyün meselesi olmadığını ifade etti. Boğazova bölgesindeki birçok üreticinin benzer sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu belirten Sinap, su yetersizliği nedeniyle bahçelerin sulanamadığını ve üreticilerin geleceğe ilişkin ciddi kaygılar taşıdığını söyledi.
Bölgede elma üretiminin yanı sıra ürünlerin muhafazası, depolanması ve pazarlanması açısından önemli bir yere sahip olan soğuk hava depolarının da yaşanan ekonomik sıkıntılardan etkilendiğini dile getiren Sinap, tarımsal üretimde yaşanan kayıpların bölge ekonomisinin diğer alanlarına da yansıdığına dikkat çekti.
Sinap, “Sanılmasın ki bu kesim yalnızca Sevinçbey köyünde yaşanıyor. Bugün Boğazova köylerindeki elma üreticilerinin de durumu benzer. Annelerimizin, babalarımızın, kardeşlerimizin elleri nasırlaşmış durumda. Bu insanlar yıllarca emek verdi, ancak şimdi susuzluk nedeniyle bahçelerini sulayamıyor. Büyük bir çaresizlik içindeler ve ne yapacaklarını düşünüyorlar” dedi.
Elmacılığın Eğirdir için taşıdığı öneme dikkat çeken Sinap, bölgede yaşanan üretim kayıplarının yalnızca çiftçiyi değil, tarımsal ticaret ve depolama sektörünü de etkilediğini belirtti.
“Verilmeyen suyun parası neden alınıyor?”
Su sıkıntısının yanı sıra sulama ücretlerinin de üreticilerin gündeminde olduğunu belirten Sinap, bahçelerini sulayamayan çiftçilerden su parası alınmasına tepki gösterdi. Üreticilerin zaten artan maliyetler ve düşük ürün fiyatları nedeniyle zor durumda olduğunu ifade eden Sinap, sulama hizmetinin sağlanamadığı koşullarda çiftçilerin ekonomik yükünün daha da artırılmaması gerektiğini söyledi.
Sinap, “Çiftçilerimizin bu kadar sıkıntısı varken, bahçelerini sulayamazken bir de insanlardan su parası alınıyor. Bu da çok yanlış. Devletimiz destek olursa çok iyi olur. Verilmeyen bir suyun parasının alınmasının ne anlamı var? İnsanlar perişan durumda” ifadelerini kullandı.
Bölgede su kaynaklarının yönetimi ve sulama imkânlarının artırılmasının önemine değinen Sinap, Eğirdir Gölü çevresinde 13 bin 800 sondaj kuyusu bulunduğunun söylendiğini, buna karşın Boğazova bölgesinde üreticilerin sulama konusunda ciddi sorunlar yaşadığını dile getirdi.
“Çiftçimize sahip çıkalım” çağrısı
Bağımsız İl Genel Meclisi Üyesi Abdurrahman Sinap, çiftçilerin yaşadığı sorunların çözümü için sivil toplum kuruluşlarına, ticaret odalarına, ticaret borsasına ve siyasi temsilcilere çağrıda bulundu. Tarımsal üretimin devam edebilmesi için üreticilerin suya erişiminin sağlanması, maliyet baskısının hafifletilmesi ve çiftçinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Sinap, “Eğirdir’in geçim kaynağı elmacılıktır. Bu bölge, elma üretimiyle Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlıyor. Ancak bugün çiftçimiz çok zor durumda. Yıllarca emek veren Mehmet abimiz ağaçlarının tamamını kesmek zorunda kalıyor. Gerçekten çok üzücü. İl Genel Meclisi üyesi olarak bizim imkânlarımız sınırlı olabilir ama bütün siyasetçilerimize sesleniyorum: Lütfen çiftçimize sahip çıkalım. Üretim yapılmalı ki devletimiz kazansın, milletimiz kazansın, çiftçimiz kazansın. Ancak üretim bu şartlarda sürdürülemez” diye konuştu.
Sinap, özellikle Boğazova bölgesindeki üreticilerin yaşadığı su sıkıntısının çözülmesi ve tarımsal üretimin sürdürülebilir hâle getirilmesi gerektiğini belirtti.
Coğrafi işaretli Isparta elması da risk altında
Ağustos 2023’te coğrafi işaret tescili alan Isparta elması; aroması, tadı ve kalitesiyle Türkiye’nin önemli tarımsal ürünleri arasında yer alıyor. Eğirdir ve çevresi de bu üretimin öne çıkan merkezlerinden biri olarak biliniyor.
Ancak iklim koşullarındaki olumsuzluklar, su kaynaklarına erişimde yaşanan sorunlar ve üretim maliyetlerindeki artış, bölgedeki elmacılığı giderek daha kırılgan hâle getiriyor. Üreticilerin ağaçlarını yeterince sulayamaması, hem mevcut ürünün verimini ve kalitesini hem de gelecek yılların üretim kapasitesini tehdit ediyor.
Yetişmiş bir elma ağacının kaybedilmesi, yalnızca o yılın ürününden vazgeçilmesi anlamına gelmiyor. Yeni dikilecek fidanların büyümesi, verime ulaşması ve ekonomik bir üretim düzeyine erişmesi için yeniden yıllar boyunca emek ve yatırım gerekiyor. Bu nedenle bahçelerin kesilmesi, bölgedeki tarımsal üretimin geleceği açısından da kaygı verici bir tablo oluşturuyor.
Eğirdir’de birçok bahçede benzer manzara
Eğirdir’de farklı elma bahçelerinde ağaçların kuruduğu ve üreticilerin ağaçlarını kesmeye başladığı gözlemleniyor. Sevinçbey köyünde Mehmet Küçükgülbahar’ın yaşadıkları, bölgedeki su sıkıntısının çiftçileri getirdiği noktayı ortaya koyuyor.
Yıllarca emek vererek yetiştirilen ağaçların susuzluk nedeniyle kesilmesi, yalnızca bir üreticinin yaşadığı kayıp değil; Eğirdir’de elmacılığın geleceğine ilişkin önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Üreticiler, bahçelerini ayakta tutabilmek için suya erişim başta olmak üzere kalıcı çözümler beklerken, bölgedeki tarımsal üretimin devamlılığı için atılacak adımlar önem kazanıyor. Eğirdir’de elma ağaçlarının kesilmesiyle ortaya çıkan tablo, su sorununun çözülmemesi hâlinde hem çiftçilerin geçiminin hem de bölgenin tarımsal ekonomisinin daha büyük risklerle karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor.
Edinilen bilgiye göre Gelendost’ta 70 bin, Senirkent’te 60 bin, Eğirdir’de 30 bin ve Yalvaç’ta 30 bin dönüm arazinin susuzluktan etkilendiği öğrenildi.
EMEL TURAN KARTAL (Özel Haber)