EĞİRDİR’E BİR TOKAT DAHA!...

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,EĞİRDİR’E BİR TOKAT DAHA!...
Haberin Tarihi: 24.2.2026 10:53:42 - Okunma Sayısı:389 defa okundu.

Zafer Partisi Eğirdir İlçe Başkanı Hasan Kurtay 16 Şubat 2026 tarihinde Eğirdir Meyvecilik ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nde yapılan ve kamuoyuna yansıyan açıklamalar sonrası sert tepki gösterdi.

EĞİRDİR’E BİR TOKAT DAHA!...

Zafer Partisi Eğirdir İlçe Başkanı Hasan Kurtay 16 Şubat 2026 tarihinde Eğirdir Meyvecilik ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nde yapılan ve kamuoyuna yansıyan açıklamalar sonrası sert tepki gösterdi. Eğirdir ve Gelendost bölgesinden alınan elma numunelerinde yasaklı pestisit kalıntılarına rastlandığı ve 233 ton elmanın imha edildiğinin duyurulmasının, yalnızca bir denetim sonucu değil; Eğirdir’in marka değerine vurulmuş ağır bir darbe olduğunu ifade etti.

Kurtay, “Bu sadece 233 ton elma meselesi değildir. Bu, Eğirdir’in adıyla, itibarıyla ve yıllardır ‘elmaların elması’ diye anılan emeğiyle ilgilidir” diyerek, yapılan açıklamanın hem üreticiyi hem de bölgenin ticari itibarını derinden sarstığını belirtti.

“Zaten su verilmediği için mağdur edilen üretici, şimdi de pestisit damgasıyla karşı karşıya bırakılmıştır” diyen Kurtay, kamuoyuna yansıyan ifadelerin biçimi ve içeriğinin, Eğirdir’i hedef gösterir nitelikte olduğunu vurguladı.

Zafer Partisi Eğirdir İlçe Başkanı Hasan Kurtay, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul’un 16 Şubat 2026 günü Eğirdir Meyvecilik ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (MAREM) toplantı salonunda yaptığı açıklamaların basına yansıdığı görüldü. Açıklamada  Eğirdir ve Gelendost bölgesinden alınan elma numunelerinde kimyasal ilaç kullanımıyla ilgili  insan sağlığını tehdit eden peptisit kalıntılara, yani yasaklı maddelere rastlanıldığı belirtilerek; 233 ton elmanın imha edildiğinin  basın ve dinleyiciler huzurunda  açıkça vurgulanması  çok dikkat çekici ve düşündürücü  olmuştur.

İl Müdürü Tuğrul’un açıklamasında, ‘’geçtiğimiz yıl ilimizde yaklaşık 100 numune aldık. Ne yazık ki bazı numunelerde yasaklı maddelere rastladık. Bunun sonucu olarak özellikle Eğirdir ve Gelendost bölgemizde 233 ton elma imha edildi. Bu sadece bir rakam değildir. Bu; bir yıllık emektir, alın teridir, milli servettir.’’ İfadelerine yer verilmiştir.

Şahsım,  Eğirdir’de küçük çapta da olsa kendi bahçemde elma yetiştirmekteyim.Yetkili ağızdan yapılan bu açıklamaları çok manidar bulduğumu belirtmek isterim.

Geçen sene DSİ’ nin elma bahçelerine hiç su vermeyişi sebebiyle elma yetiştiricisi haksız şekilde mağdur edildi  ki, esas  milli servet bakımından kaybın  en büyüğü  işte budur.  Bir de bu yetmezmiş gibi  binbir emek ve masrafla yetiştirilen elmalarda hem de Eğirdir adı kullanılarak pestisit kalıntılarına rastlandığının  çok açık bir şekilde resmiyet kazandırılmış olması, yeni bir mağduriyetin kapısını daha açmış bulunmaktadır.

Eğirdir’in  elma yetiştiricilerini derinden düşündüren ve üzen İl Müdürü Tuğrul’un bu açıklaması, sadece Eğirdir’e değil, ülkemizin ve dünyanın her tarafına yayılmış bulunmaktadır. 233 ton elmanın, halk tabiriyle sağlığa zararlı oluşundan dolayı imha edilişinin,  basına doğrudan yansıması  kara bir leke olarak düşünülürse; hafızalardan  temizlenmesi çok zordur ve çok zaman alır. Diğer taraftan Isparta’nın tamamında yetiştirilen elmalar  için  ‘’Isparta Elması’’ olarak patent alınmış olmasına rağmen, anlamakta güçlük çektiğimiz açıklamalarda niçin Eğirdir ve Gelendost ismi kullanılmıştır?  Isparta elması bu işin neresindedir?  Bu konu sanırım ayrı bir başlıkla ele alınıp;  gerçek bilgi ve belgelere dayalı olarak tartışılması gerekir.

1950’li yıllardan günümüze kadar gelen ve ülkemizde elma üretiminin yüksek değerde temelini oluşturan  ‘’elmaların elmas’ı’’ namına sahip, lezzeti ve rengi ile marka olmuş Eğirdir’in Elması’na bir anda pestisit damgası vurularak lekelenmesini asla kabul etmiyoruz.

Toplantıda konuşan Tuğrul; ‘’ülke genelinde üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda yoğun eğitim ve denetim süreci yürütüldüğünü’’ söylemiştir. Zaten, gıdaların sağlıklı ve kaliteli olarak tüketiciye ulaştırılması, elbette ki Tarım ve Orman Bakanlığının görev ve sorumluluğunda olduğu  herkes tarafından bilinmektedir.

O halde soruyoruz:

 

  • İmha edilen 233 ton elmadan ne kadarının Eğirdir’e ait olduğu belli değildir, hangi bahçelerden veya depolardan numuneler alınmıştır?  Yoksa elma numuneleri, gümrük kapısında mı alınmıştır? Ayrıca imha işlemi nerede, ne zaman ve nasıl yapılmıştır?

 

  • Açıklamada, Eğirdir Bölgesinde yaklaşık 2250 üretici olduğu belirtilmiştir. Bu sayı Eğirdir Ziraat Odası Başkanlığına  kayıtlı üyenin çok gerisindedir. Bu rakam üzerinden, 2025 yılında Kurumunuzun kontrol ettiği elma numune miktarı 66 olduğuna göre; bu sayı toplam üreticinin  %3’ üne karşılık gelmektedir. Görülüyor ki bahçelerin % 97’si kontrol edilmemiştir.  Bu durum, acaba  denetim  standartları ve gereklerine uygun mudur?

 

  • Zararlı ve yasaklı olarak, sadece Bayer Firmasına ait olan ‘’calypso’’ adlı tarım ilacından bahsedilmektedir. Yüzlerce tarım ilacı ve hormon içerisinde başka zararlı olanı hiç yok mudur?  Varsa ‘’calypso’’ ve diğerleri ile ilgili denetim ve yasaklama niçin zamanında yapılmamıştır ve satışı engellenmemiştir?

 

  • Kurumunuz tarafından zararlılarla mücadele kapsamında verilen ilanlara rağmen; çok daha fazla sayıda tarım ilacı kullananlar varsa  ki, mutlaka vardır;  bunların  tespiti yapılmış mıdır?

 

  • Yapılan açıklamaların  bir bölümünde depolarla ilgili  ‘’hangi ürün kime ait’’, ‘’hangi bahçeden çıktı’’, ‘’hangi ilaç kullanıldı’’ şeklinde sorulara yönelik kayıtların eksiksiz tutulması gerektiğinin zorunlu olduğu Doğru olanı budur. Ancak  bu zorunlulukla ilgili şimdiye kadar hangi işlem yapılmıştır? Bu işlemlerin gerçek anlamda  uygulanabilirliği var mıdır?

 

Bahçelerin, zirai ilaç bayilerinin, soğuk hava tesislerinin, hatta depolara başka illerden gelen elmaların kontrol edilmesine ve elma analizlerinin yapılmasına kim karşı çıkabilir ki !  Gerçek manada yapılan ve bundan sonra yapılacak olan  kontroller, denetimler, alınan numuneler üzerindeki analizler hepsi insanların faydasınadır.

Görev ve görev tanımı dahilindeki sorumluluklarını, hakkını vererek yerine getirenlerle bizim bir meselemiz asla olamaz. Sadece, güzel  Eğirdir’imizin ve isminin  tarafımızdan önemli olduğu bilinmelidir. Hassasiyetimiz bunadır.

EĞİRDİR adı geçmeden de elmadaki pestisit ve imha durumları açıklanabilirdi!...”

 

Bu Haberi Paylaş



Yorum Yap