DEMİREL'İN KALEMİNDEN MALATYA'NIN HAÇOVA KÖYÜ'NDEN HACI UÇAR'IN ÖYKÜSÜ

eğirdir haber,akın gazetesi,egirdir haberler,son dakika,DEMİREL'İN KALEMİNDEN MALATYA'NIN HAÇOVA KÖYÜ'NDEN HACI UÇAR'IN ÖYKÜSÜ
Haberin Tarihi: 6.4.2026 14:12:52 - Okunma Sayısı:107 defa okundu.

Zeki Tarhan Yazdı...

DEMİREL'İN KALEMİNDEN, MALATYA'NIN HAÇOVA KÖYÜ'NDEN HACI UÇAR'IN ÖYKÜSÜ

                                          Zeki TARHAN - ANKARA

       DSİ Genel Müdürü Süleyman DEMİREL'in, DSİ Aylık Haber Bülteninde (=1 Ocak 1960; Sayı: 83.37 ) anlattığı üç misalden birincisini, yani; Malatya'nın Haçova köyünden Hacı UÇAR'ın çok ders alınacak öyküsünü, kendi kaleminden bu yazımızda okuyacaksınız...

    İşte DEMİREL'in DSİ Genel Müdürü olduğu zaman, DSİ Malatya 92. Şubesinin bahçesinde oturan Malatya'nın Haçova köyünden Hacı UÇAR'la bakın nasıl tanışıyor ve Hacı UÇAR, DEMİREL'de nasıl iz bırakıyordu?!!! Virgülüne dokunmadan... Buyurun:

***

      TÜRK TEKNİSYENİN ŞEVK VE İLHAM KAYNAKLARI

       Yazan : Süleyman DEMİREL

      "Bültenin bu sayısında üç misali ele alacağım. Bunlardan birisi, Hacı UÇAR'ın hikâyesidir. Hacı UÇAR, Malatya' nın Haçova köyünden olup 80 yaşındadır. Bir gün Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü'nün, Malatya'daki 92. Şubesi'nin bahçesinde otururken, ne istediği sorulduğunda; "Kendisinin cahil olduğunu, meramını anlatamayacağını" söyleyip, koynundan bir bez parçası çıkarmıştır. Beyaz bez parçası üzerine siyah kumaş ve siyah iplikle bazı işaretler yapılmıştır. Kendisi de bu işaretleri şöyle anlatmıştır:

     "Küçük nokta halinde gösterilen işaretler PINARLARDIR. Başka bir işaret, SÖĞÜT AĞACI'nı göstermektedir. Bu Pınarlardan çıkan sular, DERE'ye karışmakta ve KUMLAR'ın arasında kaybolmaktadır... Çok aşağılardan tekrar satha çıkmaktadır... Bu civarda bulunan HAÇOVA KÖYÜ SUSUZDUR!!! İplikle gösterilenler ise PATİKALAR'dır."

***

    Hacı UÇAR, bütün hayatı boyunca bu PINARLARI Köyüne getirmeyi düşünmüştür. Hacı UÇAR devam ediyor: "Şu gördüğünüz yerden bir KANAL açılırsa, bizim Köyün yakınına kadar su geliyor; fakat şu TEPE'yi geçemiyorum. İşittim ki; Siz bu işleri bilirmişsiniz. Benim derdime bir çare bulunuz."

***

   Bu talebin içinde pek çok şeyler gizlidir. Evvela, yaşamaya karar verdikten sonra, yapılamayacak iş yoktur. Saniyen ne varsa onunla iktifa etmek yerine, neye ihtiyacımız varsa onu bulmak, bugünkü medeniyetin mevcudiyetinin sebebi ve kuvve- i muharrikesidir.

    Üçüncüsü zannederim ki; bizim mevcudiyetimizin temeli Hacı UÇAR'daki DETERMİNASYON' dur. Hacı UÇAR, 80 yaşında olduğu halde, ümidinden ve arzusundan vazgeçmemiş ve derdine çareyi bulmayı mutlaka aklına koymuştur.

    Ayrıca, Hacı UÇAR vatanperverdir; çünkü kendisi hemen hemen ömrünün sonuna geldiği halde, başka nesiller için müşkül tanımamaktır. Hacı UÇAR'da Türk mühendisinin özü bulunmaktadır. Kendisi sanatkârdır. Çünkü; bez üzerinde kumaş parçasından bir plan istihsal etmiştir.

     İşte, bir memleketi büyük yapan, yukarıda tanıttığım Hacı UÇAR'daki hassasları haiz fertlerin çokluğudur. Şurasını sevinçle kaydetmek lâzımdır ki Türk halkı, Hacı UÇAR'lardan müteşekkildir. Her türlü inkişaf ve kalkınmanın temeli budur. Bizatihi iyiyi arzu etmek ve bunun yolunda müşkül tanımamak.

---- 0 ---

 

                         

                     

 

Bu Haberi Paylaş



Yorum Yap