RODOS'UN ANISI – LOZAN ÇOCUKLARI:
Bayram Aygun'un Makalesi
F. KAPLANOGLO TARAFINDAN YAZILAN GİRİŞ NOTU.
Aşağıdaki makale, babam Pantelis S. Kaplanoğlu'nun özel vatanı olan Küçük Asya'daki Sparta'nın (Isparta) Türk gazetesinde 25 Haziran 2026 tarihinde yayımlanmıştır.
Makalenin yazarı, yakın zamanda atalarımızın ortak vatanına adanmış bir kitap yazma onuruna eriştiğimiz Türk gazeteci ve emekli öğretmen Sayın Bayram Aygün'dür.
Bu yazıyı yazmamın sebebi, Sayın Aygün'e gönderdiğim bir teşekkür mektubuydu. Mektuba, bana gönderdiği videodan ayırdığım bir fotoğraf da eşlik ediyordu. Bu fotoğrafta, Sparta Belediye Başkanı Sayın Şükrü Başdeğirmen'in 37 kişilik Yunan heyetini sıcak bir şekilde karşıladığı görülüyor.
Heyet, Küçük Asya'dan gelen Yunan kökenli kişilerden ve Nea Ionia'daki tarihi Spartalılar Birliği üyelerinden oluşuyordu. Belediye Başkanı'nın resmi daveti üzerine, Uluslararası Gül Festivali'ne (5-7 Haziran 2026) katılmak üzere Isparta'ya seyahat ettiler.
Fotoğrafta, saygıdeğer Belediye Başkanı'nın yanı sıra, değerli meslektaşım ziraat mühendisi ve Birliğin Genel Sekreteri Sayın Stavros Papagerassimou da açıkça görülmektedir.
Bu duygusal karşılama, Sparta Metropolü'nün tamamen yenilenmiş kilisesi olan Meryem Ana Kilisesi'nin (Aya Baniye) avlusunda inşa edilen özel olarak tasarlanmış bir salonda gerçekleşti. Sevgili dostum Bayram'ın arabuluculuğuyla, ailemden iki kişiyle birlikte bu onurlu etkinliğe resmi olarak davet edildim.
Mücbir sebep nedeniyle seyahatimiz nihayetinde imkânsız hale gelse de, kalplerimiz, geçmişi bugünle yeniden birleştiren yurttaşlarımızın yanındaydı. İki halkımızın barışçıl temasına, iş birliğine, dostluğuna asgari bir katkı olarak, makalenin tamamını alıntı yapıyorum.Makalenin başlığı bu da Yunanca'da şu anlama gelir:
"Gülün Hatırası, Lozan'ın Çocukları" ifadesi Yunanca'ya "Lozan'ın Çocukları Rodos'un anısı" olarak çevrilmektedir.
Bu, Yunanistan ile Türkiye arasında 1923 yılında gerçekleşen Nüfus Mübadelesi'ne atıfta bulunan, güçlü tarihsel ve duygusal ağırlığa sahip bir Türkçe ifadedir. Bu ifade Türkiye'de kitaplarda, belgesellerde, makalelerde ve sanat eserlerinde sıklıkla şu anlamlarda kullanılır:
Birinci ve ikinci nesil mülteciler: Hem Küçük Asya'dan kaçan Yunanlar (Romalılar) hem de Yunanistan'dan Türkiye'ye yerleştirilen Müslümanlar.
aynı zamanda yerinden edilmenin travmasını da ifade eder: "Hafıza", 1923 öncesinde iki halkın kaybettiği vatanı, dostluklarını, ortak yaşamını canlı tutar. O bu insanları hayatlarını belirleyen siyasi bir kararın (Lozan Antlaşması) "çocukları" olarak nitelendiriyor.
Stavros P. Kaplanoglou
Tarımcı – Küçük Asya Helenizmi Tarihi Araştırmacısı
*******************************************************************
YUNANCA'YA ÇEVİRİ
RHODES'UN HATIRASI – LAUSANNE'NİN ÇOCUKLARI
Araştırma – Kayıt: Bayram AYGÜN
Türkiye'de Yayın Tarihi: 25.06.2026
Gül yağı kokusu, bir asır sonra "Lozan çocuklarını" aynı sofrada bir araya getirdi. Şehrimizin mis kokulu sokaklarında bu yıl farklı bir heyecan vardı. Sparta (Isparta) Uluslararası Gül Festivali sadece bir bahar çiçeği festivali olmaktan çıkıp, tarihin derinliklerinden doğan bir buluşma sahnesine dönüştü.
Ispartalı Romalıların torunlarından oluşan 37 kişilik bir grup, Belediye Başkanımız Sayın Şükrü Başdeğirmen'in resmi daveti üzerine 5-7 Haziran 2026 tarihleri arasında Uluslararası festival için şehrimizdeydi.1923 Lozan Antlaşması Anadolu ve Balkanların kaderini değiştirdi.
O günlerde Romalı komşularımız Sparta'dan Yunanistan'a göç ederken, aynı şekilde Müslüman mübadeleler de Yunanistan'dan Sparta'ya geldi. Bu karşılıklı göçün torunları, bir yüzyıl sonra Sparta'da, gülün canlı hatırası etrafında yeniden bir araya geldi.
Sparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve araştırmacı-yazar Bayram Aygün, bir köprü görevi görerek Osmanlı Rumlarının torunlarını ağırladılar ve böylece ortak bir tarihe doğru bir geçit inşa ettiler.
Bu misafirperverlik Yunanistan'da büyük yankı uyandırdı. Son zamanlarda Yunan yazar Stavros P. Kaplanoglou, teşekkür mesajında hem Sparta halkına hem de Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen'e minnettarlığını dile getirdi.
Sayın Kaplanoglou, kendi bakış açısıyla ve içten sözleriyle, Küçük Asya Mübadelesi'nin 1,5 milyon torununun ve Sparta mültecilerinin duygularını dile getirerek, Belediye Başkanı'nın atalarının ortak vatanını vurgulama çabalarını gururla kaydetti.
Mesajında, insanları dini farklılıkların ötesinde birleştiren derin manevi ve insani değerleri ifade ederek, tüm mültecilerin düşüncelerinin ve dileklerinin Belediye Başkanı'na eşlik ettiğini ve onun daha büyük barış ve işbirliği çalışmalarına layık olmasını dilediklerini özellikle belirtti.
Bu sözler sadece bir teşekkür değil, aynı zamanda ortak bir anıyı ve atalarının vatanına duyulan derin bir özlemi ifade ediyor. "Lozan çocukları", farklı coğrafi bölgelerde büyümüş olsalar da, aynı köklerden besleniyorlar.
Sayın Kaplanoglou mesajında ayrıca Bayram Aygün'e, Nea Ionia Spartalılar Derneği Genel Sekreteri Sayın Stavros Papagerasimos'a ve tüm "adı duyulmamış kahramanlara" özel teşekkürlerini iletti.
Çünkü bu tür buluşmalar gerçek anlamını sadece resmi protokolle değil, halkların, dostlukların ve anıların yeniden bir araya gelmesiyle kazanır.
Bugün Sparta gülleri, yüz yıllık ayrılıklara rağmen süregelen bir barışın sembolü haline geldi.
Aşkın ve maneviyatın sembolü olan gül, her iki tarafın geleneklerinde yer edinerek, kokusunu Anadolu ve Balkanlar'a yaydı.Osmanlı döneminde Sparta'daki "parfüm festivalinin" merkezi olan Meryem Ana Kilisesi (Aya Baniye), arazisinde üretilen parfümlerin Müslüman, Rum ve Ermeni sakinlerine şifa amacıyla dağıtıldığı kutsal bir yerdi.
Bugün, Sparta Belediyesi Başkanı Sayın Başdeğirmen'in rehberliğinde yapılan restorasyon çalışmaları sayesinde tamamen yeniden canlandırılan (şimdi MİSPARTA Parfüm Müzesi olarak faaliyet gösteren) bu tarihi kilise, kökenleri Sparta'ya dayanan ve Yunanistan'da yaşayan Rumların buluşma noktası haline gelmiştir.
Bu köşe yazısında şunları belirtmek isteriz: Tarih bazen acı dolu ayrılıkları kaydeder, ancak kültür ve dostluk bu ayrılıkların üzerine gül yaprakları serper. Sparta Gül Festivali de işte böyle bir barış ve yeniden birleşme öyküsüdür.
Dünyaca ünlü Sparta gülünün kokusu, bölge halklarının geleneklerinde kutsal ve manevi bir yere sahiptir. Bu kokunun gücü o kadar büyüktür ki, bir asır sonra, Başkan Sayın Başdeğirmen'in sıcak misafirperverliği altında, farklı toplulukları aynı sevgi ve barış sofrasında bir araya getirerek ortak bir kültürün hatırasını yeniden canlandırmayı başarmıştır.
Festivalin ardından gerçekleşen hediyeleşme töreni, tarih ve kültür arasında nasıl bir köprü kurulduğunu bir kez daha gösterdi.
Lozan mültecilerinin Roman torunlarının Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen'e sunduğu hediyeler sadece maddi nesneler değil, derin bir manevi mesaj da taşıyordu.Ortodoks Hristiyan inançlarına rağmen, geleneksel Sparta tarzında dokunmuş bir dua halısı (segante: seccade) hediye etmeleri, farklı dini geleneklerin karşılıklı saygı, dostluk zemininde nasıl buluşabileceğinin en zarif örneğiydi. Bu halı, "hala aynı kökten geliyoruz" diyen sessiz bir selamlamaydı.
Son derece önemli bir diğer hediye ise, Nea Ionia Sparta Birliği'nin amblemini taşıyan zeytin ve gül motifli üç boyutlu resimdi. Zeytin dalları barışı, bolluğu ve kardeşliği simgeliyordu.Zeytin Akdeniz'in ortak dili, gül ise Sparta' nın kalbidir. Yan yana duran bu iki sembol, Lozan çocukları için yeni bir barış tarihi yazdı.
Ancak en kıymetli hediye, Osmanlı dönemine ait Sparta'nın tarihi fotoğraflarının yer aldığı fotoğraf albümüydü. Bu albüm, geçmişin gölgelerini bugünün ışığına çıkaran bir anı günlüğü işlevi görüyordu.
Her fotoğraf hem ayrılığın hüznünü hem de kavuşmanın sevincini anlatıyordu.Belediye Başkanı Başdeğirmen'e sunulan bu hediyeler, aslında şehrin hafızasına kazınmış duygusal notlardı. Halı, tablo ve albüm... Üçü birlikte, Sparta'nın güllerini ve Yunanistan'ın zeytin ağaçlarını aynı bahçede açtırarak, geçmişin ayrılıklarını geleceğin dostluklarına dönüştürdü.
-Bayram Aygun:2026-Isparta