Su yatağını kendisi açar; kanal açmaya gerek var mı?
Ramazan Topraklı
Öz
Makalenin amacı, Hoyran ve Eğirdir gölleri hakkında bilgi vermek ve tarihte olduğu gibi 21 Eylül 2025’te tekrar ayrılan iki gölü birleştirmek için iki göl arasına bir kanal açmaya gerek olmadığını açıklamaktır. Zira su yatağını her zaman kendi açar. Eğirdir Gölü tarihte, Hoyran ve Eğirdir şeklinde iki ayrı göldü ve iki göl arasında suları Hoyran’dan Eğirdir’e doğru akan ve tarihte onlarca adı kaydedilen ünlü bir ırmak vardı. Selçuk-Efes ile İran-Susa şehirlerini, hatta Akdeniz [Ege Denizi] ile Hint Okyanusu’nu birbirine bağlayan ünlü Kral Yolu [Anayol: İpek Yolu], bu ırmağı Kemer Boğazı’nda bir kemer köprüden geçiyordu. Yaklaşık 500 yıl önce iklim, deprem ve sair sebepler yüzünden göl suları yükselmiş; ırmak, köprü ve Kral Yolu, sular altında kalarak yok olup gitmişlerdi. Şimdi kurak bir dönem gelmiş ve göl tekrar ikiye ayrılmıştır. Tarihin izleri, çoğu kez tabiat tarafından silindiği gibi, zaman zaman da, Yenice Derbendi’nde olduğu gibi insanoğlu tarafından silinmektedir.
Açar Kelimeler: Eğirdir Gölü, Hoyran Gölü, Kemer Boğazı, Kral Yolu, gölcük, baraj, iklim, kanal, yatak, sulu tarım
Giriş
Güney kuzey uzunluğu 50 km olan Eğirdir Gölü’nün en geniş yeri 16 km iken Kemer Boğazı’nda bin metreye kadar düşmektedir. Bu göl, yaklaşık 500 yıl önce Eğirdir ve Hoyran şeklinde iki ayrı göldü ve iki göl arasında suları Hoyran’dan Eğirdir’e, yâni kuzeyden güneye doğru akan, tarihte birçok adı kaydedilen yaklaşık 15 km uzunluğunda bir ırmak vardı. Selçuk-Efes ve Sardes ile İran Susa [Persepolis: Taht-ı Cemşîd] şehirlerini, hatta Akdeniz ile Hint Okyanusu’nu birbirine bağlayan ünlü Kral Yolu, bu ırmağı Kemer Boğazı’nda bir köprüden geçiyordu. Yaklaşık 500 yıl önce iklim, deprem veya sair sebepler yüzünden göl suları yükselmiş; iki göl birleşmiş; tarihî yol ve köprü, sular altında kalarak yok olmuş ve tarihin birçok izi silinmişti. Tarihin izleri bazen tabiat, bazen de Yenice Derbendi’nde olduğu gibi insanoğlu tarafından silinmiştir. 1978 yılında Yenice köyü Kemer Mahallesi yolu dozerlerle genişletirken Kral Yolu’nun izleri silinmiş; Akyokuş Mevkiine Pompa binası yapılırken de Herodotos’un zikrettiği “Firikyalı Çoban Maryas’ın derisinin asılı olduğu söylenen mağara”, Pompa binası temel kazısından çıkan kayalarla kapatılmıştır. Benzer bir hata da kanaatimce, henüz ayrılan “Hoyran ve Eğirdir göllerini bir kanalla birleştirme fikri” olmalıdır. Zira Hoyran Gölü’nün seviyesi yükseldiğinde, Eğirdir Gölü’ne doğru taşacak ve kendi yatağını kendisi açacaktır.
İki göl arasına kanal açmaya gerek var mı?
Girişte dediğim gibi Hoyran Gölü’nün seviyesi yükseldiğinde, Eğirdir Gölü’ne doğru taşacak ve bu sular kendi yatağını kendisi açacaktır. Mesele kanal açmak değil, Hoyran ve Eğirdir göllerinin seviyelerini yükseltmektir. 1944 tarihli bir haritada 924.00 m olan Hoyran ve Eğirdir gölleri seviyesi, 1950’lerde Eğirdir Köprübaşı Mevkii ile Kovada Gölü arasına bir kanal açılmasıyla en yüksek 919.00 m civarına ayarlanmış ve geçen 70-75 yıl içinde 918.00 m ile 915.00 m civarında değişir olmuştur. Son zamanda kurak bir dönem gelmiş; göllerin kaynakları kurumaya başlamış ve göl seviyesi 19 Şubat 2025’te 914.05; 15 Ağu. 913.65; 01 Ey. 913.50; 21 Ey. 913.40 olmuş ve göl ikiye ayrılmıştır. Bunda, bizim de çok dahlimiz olmuş ve gölleri besleyen akarsular üzerine hesapsız, kitapsız onlarca gölcük ve baraj yaptık. Şimdilerde Çirişli Dağı’nın batı eteği ve Kemer Boğazı’nın bir km kadar kuzeyinde Hoyran Gölü’nü besleyen tek bir kaynak kaldı ki, buna göz dikmişiz. Bu kaynak, buharlaşmaya bile yetmeyecektir [bk.R.1]. Ayrıca kanaatimce yağış olmazsa bu kaynak da, bir yıl sonra kuruyacaktır. Gölün tarihteki hâli için bk. Har.1-2.
Hoyran ve Eğirdir Gölü’nün kaynakları
Hoyran Gölü’nün kaynakları: 1- R.1’deki kaynak hariç, Menderes’in kaynakları olan Kemer Boğazı’nın doğu sahili ve Akbük’teki, yine tarihte Menderes’in kaynakları Rhotren veya Aurocran olarak zikredilen Akkeçili Karababa Tepesi önü ile Kayaağzı Pınarları kurumuştur. 2- Karamık Gölü’nden beslenen yeraltı kaynakları da kurumuştur. 3- Popa çayı kurumuştur; zira bu çay üzerine Uluborlu Barajı ve İleydağı Gölcük’ü yapılmıştır. 4- Hoyran tarafındaki Değirmen çayı kurumuştur. Bu bölgeye Aşağı ve Yukarı Kaşıkara ile Mısırlı ve Kırkbaş gölcükleri yapılmıştır.
Eğirdir Gölü’nün kaynakları: Eğirdir Gölü’nün en büyük iki kaynağı 1- Marsyas veya Bigadiç Nehri ile 2- Yalvaç ve Örkenez [Bağkonak] taraflarından gelerek Kötürnek [Madenli] köyünde birleşen, Bağıllı, Gelendost ve Afşar yanından geçerek Eğirdir Gölü’ne dökülen Orgas veya Yalvaç çayıdır. Afşar ve Köke köyleri arasındaki Pınar 2 Ocağı’ndan çıkarak, bir düdene giren ve Yenicesivrisi’nin altından geçerek, Kaynarca Pınarında tekrar ortaya çıkan, Çirişli Dağı’nın güney eteklerindeki birçok kaynaktan beslenen Marsyas Nehri de, 2024’te tamamen kurumuştur. 2- Hiçbir baraj ve gölcük olmadığı zamanda bile, yâni 1950’lerde Temmuz-Ağustos aylarında Bağıllı köyünden aşağı geçmeyen Yalvaç çayı üzerinde bir baraj ile onlarca gölcük yapılmıştır. Bunlar: Sücüllü barajı ile Körküler, Çakırçal [Köstük], Hisarardı, Özgüney [Gemen-Güney], Özbayat [Gemen-Bayat] I ve II, Kuyucak, Bağkonak [Örkenez], Kozluçay [Gelegermi], Dedeçam [Manarga], Çetince, Balcı, Kurusarı ve Eyüpler gibi 14 gölcük var. Hatta Kundanlı, Hisarardı II, Yeşilköy, Mahmatlar ve Çayköy gibi yapılması planlanan gölcükler bile var. Yine Eğirdir Gölü’ne dökülen dereler üzerinde Sarıidris I ve II ile Barla ve Barla-Akçapınar gölcükleri var. Eğirdir Gölü’ne, bu dereler ve akarsular üzerinden bir damla su gelmiyor. Hâl böyleyken Hoyran’dan Eğirdir Gölü’ne kanal açmak boş bir iştir.
Ne yapmak gerekir
Maalesef onlarca yıldır yapılması gereken planlı gölcük, planlı, yâni suyun yeteceği kadar sulu tarım, kapalı sulama, rastgele kuyu acımak ile göle gelen alüvyonları, göldeki bitki artışını önlemek, buharlaşmayı azaltmak gibi önlemlerin hiç birini almadık. Bu saatten sonra işimiz Allah’a kalmıştır. 12 Ocak 2026 günü görüştüğüm Yeşilköy’den Hasan Şimşek, Hanönü mevkiindeki bir değirmeni döndürecek büyüklükteki suyun çok azaldığını, köy içindeki eski çeşmelerin ve Hanönü mevkiindeki elma bahçesinin kuruduğunu söyledi. Şimdi ne yapalım: Kendimizi kandırmayalım ve gücümüzün yettiği işleri yapalım. Zararın neresinden dönersek kârdır. 1- Fazla su istemeyen tarıma yönelmeğe; 2- Göldeki buharlaşmayı azaltmaya mecburuz. Gölün çekildiği yerleri ılgın [yılgın] bitkisi kapladı ve ılgın ormanı olmaya başladı ki, içinde domuzlar yuvalanır oldu. 3- Ilgın bitkisini köklemek zorundayız. 4- Gölün çekildiği yerlerdeki tarihî kentlerde kazılar yapmalı ve 5- Bölgeyi turizme açmalıyız. 6- Isparta ve Eğirdir gölden su almayı bırakmalı ve yeni kaynaklar, doğrudan Eğirdir ve Isparta’ya verilmelidir.
Kemer Boğazı’nın tarihte aldığı adlar
Kuwalia, Kelene [Kelainai], Âbrū Mesmâne, Kutsal Geçit, Kutsal Boğaz, Firigos Boğazı, Meltinis [Malatyalı] Boğazı veya Battâl Gâzî Boğazı, Firikya Hellespontia, Hellespontus, Kibotos, Libotanion Boğazı ve sair.
Kemer Boğazı’ndaki ırmağın tarihte aldığı adlar
Tantalos, İndos, Tanta-endia, Halis [cıαλις], Obrimas, Menderes, Sangarios, el-Battal, Kaystros, Euros, Ebros [Avrupa], Melis, Boğazın Asya Irmağı, Doğu hududundaki Büyük Nehir, Megalo Potamos, Bathys Rhyax, Seha, Pisidia Antakya yanındaki Irmak, Hierus, Hyeronpotamum, Mukaddes Nehir, Âbrū Mesmâne, Siberis, Tioulos, Tearos, Skamandros, Almyros ve Kadmos. Nehrin kaynağına Aulokran veya Rhotren denilmektedir.
Kemer Boğazı’ndaki köprünün tarihte aldığı adlar
Zompos, Kibotos, Helena Köprüsü, Pontogephyra, Lopadion yanındaki köprü, Pithekas yanındaki köprü, Pisidia Antakya yanındaki ırmağın üzerindeki köprü, Çeşnigir Köprüsü, Yenice Köyü Köprüsü ve sair.
Yenice Derbendi’nin tarihte aldığı adlar
Zygos, Tzybritze Kleisoura, Clisura Zybrize, Taurokomos, Tzybritzi Geçidi, Yenice Derbendi ve sair.
Yenicesivrisi’nin tarihte aldığı adlar
Puranda, Kelene [Kelainai] Hisarı, Pion Tepe, Tzibrelitzemani, Sivri’l-Semmâni, Yağcı Sivrisi, Ginglarion, Şato Cingulaire, Bet-Toman, Beth-Thomas, Didymai, Tzybritze, Tzyvritzi, Sybrize, Yenicesivrisi ve sair.
Sonuç
Hoyran Gölü ile Eğirdir Gölü arasına kanal açmaya gerek yoktur. Hoyran Gölü’nün seviyesi 913.30 metreden 913.60 metreye çıktığında Hoyran Gölü’nün suları Eğirdir Gölü’ne doğru akmaya başlayacaktır. Şimdilik yapılacak iş göllerin çekilmesiyle ortaya çıkan arazilerdeki ılgın bitkilerini köklemek ve göllerdeki buharlaşmayı azaltmaktır. Yine gölün çekilmesiyle ortaya çıkan tarihî kentlerde kazılar yaparak, bu kentleri ve Kemer Boğazı’nda su ve çamur tabakası altında kalan tarihî köprü ile köprü kitabelerini ortaya çıkarmak ve bölgeyi tarih turizmine açmalıdır. Bu arada göle getirilmek istenen temiz su kaynaklarını göle değil, Isparta ve Eğirdir’e vererek, bu kentlerin gölden su almalarını sona erdirmelidir.