EĞİRDİR GÖLÜ'NDE SU ÜRÜNLERİ
DENGESİ SAĞLANABİLECEK Mİ?
Zeki TARHAN - ANKARA
BÖLÜM : 11
Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü (SAREM) Müdürü Dr. Oğuz Yaşar Uzunmehmetoğlu’nun Eğirdir Gölü şu andaki su ürünleri stok durumunu ve av kompozisyonunu değerlendiren açıklamasını da yazı dizimizin bu bölümünde okuyucularımızla paylaşıyoruz.
Eğirdir Gölü Su Ürünleri Mevcut Durumu ve Av Kompozisyonunun Değerlendirilmesi
Eğirdir Gölü, sahip olduğu balık faunası, ticari balık stokları, kerevit üretimi ve göl çevresindeki sulak alanlarda bulunan tıbbi sülük populasyonları ile bölgesel ölçekte önemli bir su ürünleri üretim alanı niteliğindedir. Gölün kiraya verilen su ürünleri üretim alanı 462 km² olup, su ürünleri avcılığı 5 avlak sahasında 10 su ürünleri kooperatifi tarafından yürütülmektedir. Aynı döneme ait kayıtlarda gölde faaliyet gösteren kayıtlı tekne sayısı 471 olarak bildirilmiştir. Bu durum, Eğirdir Gölü balıkçılığının yalnızca ekolojik değil, aynı zamanda önemli bir sosyoekonomik faaliyet alanı olduğunu göstermektedir.
- Balık faunası ve tür çeşitliliği
2025 yılında gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda Eğirdir Gölü balık faunasının 9 familyaya ait 12 türden oluştuğu belirlenmiştir. Tespit edilen türler arasında Atherina boyeri, Cyprinus carpio, Carassius gibelio, Vimba vimba, Sander lucioperca, Cobitis pirii, Knipowitschia caucasica, Pseudorasbora parva, Gambusia holbrooki, Egridira nigra, Seminemacheilus ispartensis ve Anatolichthys iconii yer almaktadır. E. nigra, S. ispartensis ve A. iconii endemik türlerdir. Bu tür kompozisyonu, Eğirdir Gölü'nün hem ekonomik açıdan değerlendirilen türleri hem de koruma açısından önem taşıyan endemik ve küçük boylu türleri aynı ekosistem içerisinde barındırdığını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla gölde uygulanacak balıkçılık yönetiminin yalnızca ticari üretimin devamlılığı açısından değil, biyolojik çeşitliliğin ve endemik türlerin korunması bakımından da ele alınması gerekmektedir.
- Av kompozisyonu ve ticari türlerin dağılımı
2024 yılında aylık yapılan stok belirleme çalışması ve avcılık denemeleri sonucunda Eğirdir Gölü'nden elde edilen örneklerin %94,2'sini ticari, %5,8'ini ise ticari olmayan türler oluşturmuştur. Av kompozisyonu sonuçlarına göre ticari türler içerisinde en yüksek temsil oranına sahip tür %75,9 ile Carassius gibelio olmuş, bunu %21,8 ile Cyprinus carpio ve %2,0 ile Vimba vimba izlemiştir. Ticari av kompozisyonunda en dikkat çekici bulgu, C. gibelio'nun %75,9'luk baskınlığıdır. Buna karşılık C. carpio %21,8, V. vimba ise yalnızca %2,0 düzeyinde temsil edilmiştir. Dolayısıyla ilk üç tür birlikte değerlendirildiğinde ticari avın yaklaşık tamamının bu türlerden meydana geldiği görülmektedir. Özellikle C. gibelio'nun ticari av içerisinde dörtte üçten daha yüksek bir paya ulaşması, Eğirdir Gölü balık topluluğunun mevcut yapısı bakımından dikkatle izlenmesi gereken bir bulgudur.
- Carassius gibelio baskınlığının değerlendirilmesi
Av kompozisyonunda C. gibelio'nun %75,9 düzeyinde temsil edilmesi, göldeki balık topluluğunun yapısında bu türün belirgin bir sayısal üstünlüğe sahip olduğunu göstermektedir. Buna karşılık gölün geleneksel ekonomik türlerinden C. carpio'nun oranının %21,8, V. vimba'nın ise %2,0 düzeyinde kalması, ekonomik av kompozisyonunun türler arasında oldukça heterojen bir dağılım gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu yapı özellikle balıkçılık yönetimi açısından önemlidir. C. gibelio'nun populasyon içerisindeki yüksek temsil oranının zaman içerisindeki değişiminin izlenmesi; bununla birlikte yerli ve endemik türlerin bolluk, dağılım ve habitat kullanım özelliklerinin takip edilmesi gerekmektedir.
- Kerevit stoklarında ve üretiminde meydana gelen değişim
Eğirdir Gölü'nün ekonomik açıdan önemli su ürünlerinden bir diğerini kerevit oluşturmaktadır. Eğirdir Gölü özelinde ise 2020 yılında 891 ton/yıl düzeyinde olduğu belirtilen kerevit üretiminin 2025 yılında 327 ton/yıl seviyesine gerilediği bildirilmiştir. Buna göre beş yıllık dönemde üretimde yaklaşık 564 ton/yıl, diğer bir ifadeyle yaklaşık %63 oranında azalma meydana gelmiştir. Sunumdaki ekonomik değerlendirmede bu üretim kaybının 2025 yılı fiyatları üzerinden yaklaşık 66.125.000 TL'lik ekonomik kayba karşılık gelmektedir.
- Tıbbi sülük kaynaklarındaki değişim
Göl çevresindeki sulak alanlarda ekonomik değer taşıyan bir diğer biyolojik kaynak tıbbi sülüklerdir. Sunumda verilen bilgilere göre 2016 yılında yaklaşık 600 kg olarak belirtilen avlanabilir tıbbi sülük miktarı, 2025 yılında yaklaşık 55 kg düzeyine gerilemiştir. Böylece dokuz yıllık süreçte avlanabilir miktarda %90'ın üzerinde bir azalma meydana gelmiştir. Sayısal olarak değerlendirildiğinde bu değişim yaklaşık 545 kg'lık kayba karşılık gelmektedir. Geçmişte sülük toplanan alanların önemli bir bölümünün su seviyesindeki çekilmeye bağlı olarak kuru alana dönüşmüştür. Birey başına ortalama ağırlığın 1 g ve ekonomik değerin 100 TL/adet kabul edildiği hesaplamada, meydana gelen kaybın ekonomik karşılığı yaklaşık 54.500.000 TL olarak hesaplanmıştır. Bu bulgu, göldeki hidrolojik değişimlerin yalnızca balıkçılık faaliyetleri üzerinde değil, kıyısal ve sulak alan habitatlarına bağımlı ekonomik sucul kaynaklar üzerinde de önemli sonuçlar oluşturabileceğini göstermesi bakımından dikkate değerdir.
Sonuç olarak mevcut veriler Eğirdir Gölü'nde balıkçılık yönetiminin yalnızca toplam av miktarının düzenlenmesine dayalı bir yaklaşımla yürütülmesinin yeterli olmayacağını göstermektedir. Balık stokları, yabancı/istilacı türler, endemik türler, kerevit kaynakları, tıbbi sülük habitatları, su seviyesi ve kıyısal habitat değişimlerinin izleme programı içerisinde değerlendirilmesi; gölün ekolojik bütünlüğünün korunması ve su ürünleri kaynaklarının sürdürülebilir kullanımının sağlanması bakımından uygun bir yönetim yaklaşımı olacaktır.